İlaçta Tedavi Mantığı Benimsenmeli
 

Hedef Sağlık: Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan "Ayakta tedavi gören SSK’lıların ilaçlarını serbest eczane kanalından alması gerektiği" görüşünü her fırsatta kamuoyuna açıklıyor. Üretici ve ithalatçıların da aynı görüşte olduğunu biliyoruz. Bu uygulama neden gerçekleştirilemiyor? Çözümler hangi noktalarda tıkanıyor?
Ecz. Cengiz Celayir: Bilindiği gibi 2004 yılı başından itibaren SSK’lı hastaların üniversite hastanelerinden ve özel hastanelerden sağlık hizmeti alabilmelerinin yanında Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın "SSK’lı hastaların devlet hastanelerinin hizmet sunumundan yararlanması" bağlamında yaptıkları anlaşma ile SSK’lı hastalar sağlık ocakları dahil, devlet hastanelerinde de muayene olabilme olanağına kavuşmuşlardır. Bu uygulamanın doğal sonucu, ayakta tedavide SSK ünitelerinden zaten yeterince kaliteli sağlık hizmeti alamayan hastaların ilaç temini hususu, uygar ülkelerde olduğu gibi serbest eczanelerden sağlanma düşüncesini ortaya çıkarmıştır.
Bir yılı aşkın bir süredir tartışılan bu konu sadece SSK’lı hastaların ayakta tedavilerindeki ilaç gereksiniminin belli bir iskonto ve uygulama ile sağlanmasının pratikte ortaya çıkardığı zorluklar ve tatbik kabiliyetinin adeta imkânsız olması noktasında, TİSD (Türkiye İlaç Sanayi Derneği) daha akılcı ve kamu maliyesinin bu konudaki sıkıntılarını nispeten giderecek çözümler üretmiş ve ilgili kesimler ile uzun süren müzakereler yapmıştır.
Gelinen noktayı doğru analiz edebilmek için bazı verilerin dikkatle incelenmesi son derece önemlidir.
İlaç harcamaları açısından 2003 fiili ve 2004 bütçe tahminleri kurumlar itibari ile şöyledir:

Emekli Sandığı İlaç Giderleri
2003 Yılı 1.5 Katrilyon
2004 Yılı 1.9 katrilyon
Yıl sonu itibariyle hedef aşıldığı takdirde, TC Emekli Sandığı avans veya borç temin ederek ödemeleri gerçekleştirecek.
SSK İlaç Ödemeleri
2003 Yılı 2.4 Katrilyon
2004 Yılı 3.0 Katrilyon
Hedef aşıldığı takdirde Hazine’den kaynak temin edilecektir.
Bağ-Kur İlaç Ödemeleri
2003 Yılı 1.9 katrilyon
2004 Yılı 2.4 Katrilyon
Konsolide Bütçe
2003 Yılı 972 trilyon
2004 Yılı 972 trilyon
Özetle Kurumların ilaç harcamaları; 2003 yılında 6.8 katrilyon olarak gerçekleşmiş, 2004 bütçesinde ise 8.3 katrilyon öngörülmektedir.
Tüm bu süreçte kurumların kendi kaynaklarının yetersizliği ve/veya akılcı kullanılamaması sonucunda Hazine’den fonlanmadan sorunlarını çözmeleri bu aşamada mümkün görülmediği gibi, sigorta kurumlarının bütçeye 15-16 katrilyon gibi bir kara delik yarattığı da bilinmektedir.
Bu gerçeklerin ışığı altında sadece SSK’lı hastaların ayakta tedavilerinde serbest eczanelerden "belirli bir iskonto" ile ilaç temin etmeleri, açık olan yaraya pansuman tedavisi olarak görülebilir.
Ancak Devletimizin toplum sağlığı adına başlattığı bu gecikmiş uygulamaların ilave bazı maliyetler getireceği ve sistemin düzgün çalışabilmesi için de bu giderlerin bütçelenmesi gerektiği açıktır.
Bu tespitlerden sonra TİSD olarak öne sürdüğümüz çözüm önerileri şöyle özetlenebilir.
• SSK’lı hastaların ayakta tedavilerde mutlaka serbest eczanelerden hizmet almasının yanında, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mensuplarının da ilaç alımları bilimsel esası olan akılcı ilaç kullanımını ön planda tutan ve tasarruf mantığından çok tedavi mantığını içeren tek bir Bütçe Uygulama Talimatı (BUT) hazırlaması,
• BUT uygulamasına esas teşkil edecek bir referans fiyat sisteminin belirlenmesi (süreç içerisinde uygulamalar dikkate alındığında tariflenmiş en ucuz ilaç ile % 30’a kadar yüksek fiyatlı olanların reçetelenmesi en uygun model olarak görülmektedir.)
• Ödeme vadeleri, gecikme yaptırımları ve sistemi ekonomik olarak işletecek nakit akışının bankalar üzerinden veya benzer bir modelle tarif edilerek netleştirilmesi (sistemin sağlıklı çalışabilmesi için olmazsa olmaz koşul olmalıdır.)
Yetkililer "SSK olarak, maliyet konusunu dikkate almamız gerekiyor" diyor. Bunun yanında "İlaca erişimin kolaylaşması ile tüketimin de artacağını ve bu yükün de hesaplanması gerektiği" görüşünü savunuyorlar. Böyle bir mantık doğru olur mu? En temel hak olan "Yaşama hakkı" kısıtlanmış olmuyor mu?
Bizim önerilerimizin altında yatan esas mantık ilaç hizmetinde kurumlar arası farkı ortadan kaldırmak, kamu maliyesini bütünlüklü olarak değerlendirmek ve belirlenecek indirim ile tüm kurumların ilaç harcamalarında tasarruf sağlamaktır. Unutulmamalı ki Emekli Sandığı ve Bağ-Kur mensupları sadece eczanelerimizin yaptığı % 2,5’luk indirimle ilaçlarını almaktadırlar. Diğer bir ifade ile;
2004 SSK ilaç harcamalarının ayakta tedavide yer alan payı yaklaşık 1.8 katrilyondur. Örneğin % 10 indirim yapılsa idi sadece 180 trilyon tasarruf sağlanmış olacak idi. Oysa tüm kurumların ayakta tedavi giderleri 2004 bütçesine göre 7.1 katrilyon, aynı oranda iskonto ile 710 trilyon tasarruf sağlanacaktır. 2004 Haziran’ında yürürlüğe giren İlaç Fiyat Kararnamesi ile yaklaşık 800 trilyon TL tutarında bir indirimin de sağlandığı düşünülürse, kamu maliyesinin ilaç harcamalarında toplam 1.510 katrilyon tasarruf sağlayacağı görülmektedir.
Ancak hiç unutulmaması gereken husus ise, sigorta kurumlarının ilaç bedellerini ödemedeki uzun süreli gecikmelerinin önerilen sistem uygulamasında çözülmemesi ve devam etmesi halinde, öncelikle eczacılarımızın ve bağlı olarak tüm sektörün ciddi sıkıntılar içine girmeleri ve ciddi yıkımların olma olasılığıdır. Bu kararlar alınırken genişleyen yelpazenin taraflara zarar vermemesinin temini, sistemin sağlıklı işleyebilmesinin temel şartıdır.