| |
Sıra
"Geri Ödeme Sistemi"nin ıslahında
Düşük enflasyonlu yeni ekonomik ortamda, eczanelerin
varlıklarını devam ettirebilmelerinin ve istikrarlı hizmet
verebilmelerinin en önemli koşulu, ilaç pazarının reel
büyümesini sürdürmesinden geçmektedir. Bu da bugünden yarına
hemen gerçekleşecek bir olay değildir. Büyüme, bir dizi
gelişmenin zaman içinde oluşmasına bağlıdır. Toplam
ekonominin büyümesinin sürmesi, istikrarın sağlanması, milli
gelirin artması, toplumsal gelişme, refahın artması,
toplumsal sağlık bilincinin gelişmesi, demografik gelişme
gibi koşullar, pazarın büyümesini doğrudan etkileyen
faktörlerden bazılarıdır. Önümüzdeki orta vadeli süreçte,
refah seviyemiz arttıkça, pazar büyüyecek ve birkaç katına
ulaşacaktır. Gelişmiş ülkelerin tarihine baktığımızda, aynı
süreçlerin yaşandığı görülmektedir.
Dünyada ve ülkemizde hükümetlerin zorunluluktan kaynaklanan
tasarruf politikaları 2004 yılında pazarı küçülten sonuçlara
yol açarken, diğer taraftan doğru ve programa uygun liberal
yaklaşımlarla, "SSK Eczane Zinciri"nin mensubuna haksız ve
eziyet ederek verdiği ilaç dağıtım hizmeti terk edilmiştir.
Bu hizmet, 2005 yılında eczane kanalına yönlendirilmiştir.
Bu politika eczane pazarını büyütecektir. Bu büyümenin yüzde
30’lar civarında olacağı tahmin edilmektedir. Söz konusu
uygulama, eczanelerin geleceğini pazar açısından olumlu
etkileyecektir. Ayrıca hükümetin vatandaşı ilaç
kuyruklarından kurtaracak olan bu gecikmiş, olumlu ve doğru
kararı, gelecekte daha verimli bir sağlık politikasına yol
açacaktır.
Kuyrukta bekleyerek ilacını almaya çalışan vatandaşın bu
talebine, öncelikle Sayın Başbakan sahip çıktı. İlgili
bakanlarımız, eczacıların temsilcisi TEB Başkanı, ilaç
sanayisinin temsilcileri ve dağıtım kanalları ile yapılan
uzun bir çalışma sonucunda, 14 Aralık 2004 günü bir anlaşma
imzalandı. Bu gelişmeyi üretici, dağıtıcı ve eczane adına
atılmış ileri bir adım olarak görmeliyiz.
Önümüzdeki dönem "Yaşam Bilimi Zinciri"nin olmazsa olmazı,
ilacın nihai tüketiciye ulaşmasına kadar bütün süreçlerin,
serbest piyasa ekonomisinin kuralları çerçevesinde
yürütülmesidir. İlaç sektörü tarihsel süreç içinde,
hükümetlerin kontrol edebildiği ve müdahale ettiğinde de ne
pahasına olursa olsun, sonuç aldığı bir alan olmuştur. Şimdi
sıra "Geri Ödeme Sistemi"nin iyileştirilmesine gelmiştir.
Hükümet, aldığı borcun faizini nasıl düzenli ödüyor ve
itibarını koruyorsa, kurumların aldığı ilaçların bedelleri
de gününde ödenmelidir. Eczacının alacağı karşısında "ödenek
yok" söylemi doğru değildir ve sektörün işleyişini bozan bir
karardır. Geciktirilen her ödeme, eczanelere yeni yükler
getirmekte ve dengeleri bozmaktadır. Eczane bu yükü
taşıyamayınca, ödemelerini yapamamakta zincirin diğer
halkaları olan dağıtım kanallarının dengelerini bozmaktadır.
Kısaca ilaç sektörünün tamamı etkilenmektedir. Burada
Hükümet’ten karşılıksız istenilen bir talep söz konusu
değildir. Bu talebin yerine getirilmesi, aynı zamanda ilacın
bulunabilirliğini sağlayan ve insanlarımıza hizmet götüren
bir sistemin hayatiyetini sürdürmesi için de kaçınılmazdır.
Gerekirse gününde ödeyemediği durumlarda borçlanarak,
eczacıya ödemesini yapmalı veya maliyetine katlanmalıdır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma ve önüne koyduğu
hedeflere baktığımızda, sorunlara günlük değil, stratejik
bir bakış açısıyla yaklaşmak gerekiyor. Ödemelerin düzenli
ve gününde yapılması, öncelikle eczaneleri güçlendirecek,
sırasıyla da dağıtım kanallarının ve ilaç üreticilerinin
zorluklarını azaltacaktır. Daha sağlıklı bir ilaç sektörü
oluşacaktır.
İlaç sektörünün yaşadığı dönüşüm sürecinde, "Yaşam Bilimi
Zinciri"ni temsil eden örgütleri yarınlara taşımak zorunda
olan yöneticiler, her zamankinden çok daha fazla sorumluluk
üstleniyorlar. Değişimleri yönettikleri veya yeni döneme
uyum sağladıkları ölçüde, gelecekte de varolmanın
garantisini ellerinde tutmuş oluyorlar.
Bugüne kadar hep birlikte, varlığımızı sürdürerek bir nehir
gibi aktıysak, bunun sebebi tedarikçi, dağıtıcı ve eczane
arasında gerçekleştirilen uyumdur. Gerçekçi, doğru,
uygulanabilir bir sektörel mutabakat yaşadığımız ölçüde, bu
dönüşümlerden daha az yara alarak yola devam ederiz. Biz
bunu hem Hedef Alliance olarak, hem de Türkiye Depocular
Derneği olarak yapmayı sürdüreceğiz.
"Yaşam Bilimi Zinciri"nin toplumla temas halindeki uç
ünitesi eczanede olup biten her şey, Hedef Alliance’ı
yakından ilgilendirmektedir. Kuruluşumuzdan bu yana aynı
bilinçten hareketle, her zaman ve her bölgede bütün
çalışanlarımızla birlikte, kendimizi Eczacı Odalarının ve
Türk Eczacılar Birliği’nin doğal üyesi olarak kabul ettik ve
disiplinlerine tâbi olduk. Bütün eczacıları temsil eden bir
örgüt olduğu için de, eczacıların seçtiği yönetimlerle
birlikte iş yapmayı benimsedik.
Biz, eczacı kitlesine güveniyor ve onların yanlış
yapmayacağına inanıyoruz. Bugün de yaşadığımız sorunlar
karşısında Türk Eczacılar Birliği önderliğinde, sektörün
diğer sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket ediyoruz.
Birlikte çözüm üretiyor ve aynı nehirde akmanın yollarını
arıyoruz. Ülkemizde ve ilaç sektöründe gündeme gelen bu
dönüşümü hep birlikte yaşayacağız. Sektörü temsil eden
kurumlarla, kişilerle birleşerek, karşılıklı uyumla, yanlış
yapmadan, dikkatli bir şekilde geleceğimizi planlayarak,
sorunların üstesinden gelebilir ve düzlüğe çıkabiliriz. Yeni
yılın temel sorunu "Geri Ödeme Sistemi"nin ıslahıdır.
İyi seneler diliyorum.
Saygılarımla. |