Avrupa ve Türkiye İlaç Pazarı
 

Dünya pazarında jeneriklerin hacim olarak büyümeye etkisine bakarken 2000 ile 2004 yılını karşılaştırdığımızda, 2000 yılında markalı ürünlerin büyümeye etkisi %96 iken, bu oran 2004’te %67’ye düşüyor.
AB pazarında jenerikler %11 paya sahip. Bunlar, markalara göre 3 kat daha hızlı şekilde büyüyor. 2003 ve 2004’ de AB toplam pazarı %8 büyümüş. Jenerikler %24 , markalı ürünler ise %7 büyümüş.
Derinlemesine bir analiz yaptığımızda, jenerik piyasasındaki lider terapötik sınıflarda niteliksel bir değişme olduğu gözüküyor. 2000 yılında jenerik piyasasının lider terapötik sınıfı Narkotik analjezikler iken, 2004 yılında bu tablo tümüyle değişerek liderliği Antiülseranlar almıştır; Antidepresanlar 2000 yılında 10. sırada iken 5 yıl sonra 2. sırada yer almıştır. Bunun nedeni geçmiş yıllarda dünya pazarının büyümesinin lokomotifi olan terapötik ürünlerin patent sürelerinin dolmasıyla, burada yoğunlaşan jenerik piyasaya etkin olmasıdır.
Dünya piyasasında etkili olan jenerik firmaları hangileridir? Yoğun olarak bulundukları ülkeler hangileridir?
İsrail orijinli bir firma olan Teva, faaliyetlerinin %80’ninden fazlasını ABD’de yapmaktadır.
Novartis’in Amerika’da bir jenerik kısmı var. Almanya’da Merckle, Merck’e bağlı bir bölümdür. Schwarz Pharma AG Alman firması olmasına rağmen, Amerikan pazarında aktiftir.
Jenerik pazarını geliştirecek, etkileyecek faktörler gelecekte neler olabilir? Özellikle, belirli gelişmiş ülkelerde, ilaçtaki devlet fiyat politikaları, reçete geri ödeme politikaları jenerik pazarını yoğun olarak etkiliyor. Geri ödeme sistemleri, referans fiyat uygulamaları devamlı jenerik ürünler lehine. Bu Türkiye’de de geçerli. Hatta ABD pazarında molekül bazında jenerik uygulaması var. Elektronik/jenerik ürün reçeteleme sistemleri yoğun bir şekilde tüm Avrupa ve Amerika’da yayılıyor.
Jeneriklerin ruhsat başvurularında dünyanın her yerinde hızlandırmalar söz konusu. Bunun yanı sıra jenerik firmaları da dünyanın her yanında çok yoğun tanıtım ve promosyon kampanyaları yapmaya başladı. Özellikle jenerik dirençli ülkelerde: ABD, Almanya gibi. Eczanelerde yoğun promosyondan kaynaklanan marka-jenerik değişimlerinin olması da bu piyasayı etkiliyor.
Negatif etkileyecek faktörler arasında çok sayıda jenerik firmasının, kendi aralarındaki rekabet; yer alıyor. Ayrıca jenerik piyasasındaki gelişmelere karşıt olarak, büyük firmalar da, markalı ürünlerinin "yaşam sürecinde" pazarlama faaliyetlerini daha etkili ve verimli hale getirmeye çalışıyorlar. Hâlâ bir çok kritik pazarda biyoeşdeğerlilik uygulamasının olmaması, jenerik pazarını negatif olarak etkileyebilecek.
2008’de patent süresi dolacak ürünlere bakarsak, bu ürünlerin toplam rakamının çok büyük boyutlarda olduğunu görürüz. En büyük etki ABD’de yer alacak. Arkasından Fransa ve İngiltere geliyor. Neredeyse 25 milyar dolarlık bir pazarda bu ürünler hızla değer kaybedecek.
IMS’in tahmini 2008’de jenerik pazarı %22’ye yükselirken, jenerik pazar boyutunun lider 7 pazarda 60 milyar dolar olması bekleniyor.
Önümüzdeki dönemde molekül sayılarında azalma görünüyor. Yeni ürünler ortaya çıkmıyor. Özellikle büyük dünya devlerinin sıçrama yapması ve buna bağlı olarak Ar-Ge yatırımlarına yapacağı harcamaları belirlemesi için çok önemli yeni ürünlerin olması gerekir. Bunlar nereden gelecek? Büyük ihtimalle high-tech ürünlerden gelecek. Yatırımların çoğu bu alana, biyoteknolojiye yapılıyor. Firmalar eldeki hazır ürünlerini yeni sofistike, gelişmiş uygulamalarla, promosyon ve fiyat uygulamalarıyla korumaya çalışacaklar. Bir de gelecekte ölümcül hastalıkların olduğu alanlarda yeni ürünler olacak. Bu da Ar-Ge maliyetlerini etkileyecektir. Firmaların çok hızlı satılacak ürünlere ve molekül geliştirmek için yeni kaynaklara ihtiyaçları var.
Avrupa pazarında ticaret dinamiklerinin değişimi
Avrupa Pazarında son dönemlerde özel dağıtım sistemleri gelişiyor. Posta siparişleri, internet siparişleri gibi uygulamalar var. Bunlar ticaret dinamiklerini değiştiriyor.
Avrupa ülkelerinde de fiyatlardaki indirim esnekliğinin artmasının sonucunda paralel ticaret oluşuyor. Paralel ticaret, tek pazar durumunda ürünlerin ucuz olduğu ülkelerden, pahalı olduğu ülkelere giden bir akım. Portekiz, İtalya, İspanya gibi güney ülkeleri daha ucuz ürünlerin dağıtıcısı. Pahalı olan kuzey ülkeler İngiltere, Almanya, İsveç alıcı ülkeler durumunda. Paralel ticaret yani "parallel import" firmaları etkiliyor. Dağıtım kanalları içinde de bir huzursuzluk söz konusu. Çünkü eczaneler sanki ara dağıtım kanalı gibi çalışabiliyor. Paralel ticarette geçmiş yıllarda bir artış söz konusu iken, IMS’in son verilerine göre özellikle İngiltere ve Almanya’da azalma olduğunu görüyoruz. Bunun nedeni patentli ürünlerin sürelerinin dolmasıyla yerine jenerik ürünlerin gelmesi ve böylece fiyat rekabetinin artması. Bu nedenle de paralel ticaret trendi azalıyor.
Türkiye İlaç Pazarı
Türkiye Pazarı 2003 yılında 3,5 milyar dolarlık boyuta ulaşmış ve geçen seneye göre dolar bazında %38,5 büyümüştür. Bu %36,3’lük bir TL büyümesine karşılık gelmektedir. Türkiye Pazarı büyümekte olan bir piyasadır. %36,3’lük TL büyümesinde hacimin etkisi %19,8; yeni ürünlerin etkisi %8,6’dır.
Kutu bazında ise toplam pazarın büyüme oranı %10,1 olarak gerçekleşmiştir. Pazarda talep artmaktadır ve bu da geleceği etkileyecek bir faktördür.
Türkiye pazarında 1999-2003 arasında büyük bir değişim yaşanıyor. Özelikle Avrupa ve Amerika ilaç pazarının karakteristiğini Türkiye pazarında da yavaş yavaş görmeye başlıyoruz. Örneğin, antibiyotikler eskisi gibi en fazla satılan ürünler değil. Avrupa ve Amerika pazarında benzer şekilde, en fazla satılan tedavi grubunun antiülseranlar olduğunu görüyoruz.
Kutu bazında baktığımızda non-narkotik analjezikler grubuna giren Aspirin, Vermidon, Novaljin gibi ürünlerin yıllardır lider olduğunu görüyoruz.
Firmalar arasında 1997-2003 arasındaki dönemde en büyük atılımı Abdi İbrahim yapmış ve 2003’te dolar bazında birinci sıraya yükselmiştir. Abdi İbrahim geçen senenin en başarılı firması olarak %6.9 pazar payına sahiptir. Aventis ve Sanofi Synthelabo birleşmesi/satın alması ile bu yeni firma 3. sıraya yerleşebilir. İlk on sırada bir homojenleşme söz konusu. Lider firmaların büyüme oranlarına baktığımızda, ilk sırada 1999-2003 yılları arasında ortalama %40’lık büyüme oranı ile Nobel’i görüyoruz. 2002-2003 arasında ise büyümesi %92.4. Nobel’in bu büyümesinin lokomotifi Etol, Aksef ve Tylol Hot’dur.
2003’de en fazla büyüyen 2. firma Astra Zeneca’nın büyümesi, iki yeni ürün olan Symbicort ve Nexium’dan kaynaklanıyor.
2003 yılında dolar bazında lider ürün Abdi İbrahim’in Tebokan’ı idi. Plavix 2. ve geçen sene büyümesi azalan Cipram 3. sırada yer alıyor.
Türkiye Pazarı’nda ithal ürünlerin pazar payı son dört yılda %20’den %35’e yükselerek artış trendini sürdürmektedir. Satışı en fazla olan ilk 3 ithal ürün Plavix, Cipram, Seretide’dır.
Türkiye ilaç pazarının geleceğinde etkili olabilecek faktörler nelerdir?
Türkiye Pazarı’ını etkileyen faktörlerin başında demografik gerçekler gelmektedir. Türkiye, nüfusu en genç olan ülkelerden birisi olup, bu genç demografik yapı, yüksek işsizlik oranı nedeniyle sosyal yardımlaşmaya katılamamaktadır.
Ayrıca, sektörümüzde ilaç fiyatlarında bir çok kısıtlayıcı tedbirler söz konusu. Bunun yanı sıra, yeni hükümetle birlikte özel ve devlet sağlık kurumları arasında yeni bir yapılanmaya gidiliyor. Sağlık harcamalarının bir kısmının özel sektöre devredilmesi gibi bir durum ortaya çıkabilir. Genel sağlık sigortasına geçmek için çalışmalar var.
AB süreci ile birlikte, yabancı sermaye Türkiye’deki sağlık sektörüne daha olumlu bakacak. Bunun belirtileri şimdiden görülüyor.
Düşen ilaç fiyatlarının tüketime olumlu etkisinin olduğunu düşünüyoruz. Uzun dönemde high-tech ürünlerin, patentli ürünlerin çok uluslu firmalar tarafından piyasaya sürülmesi, pazarı oldukça etkileyecektir. Avrupa ve Amerika jenerik ürün pazarındaki gelişmelerin, Türkiye’ye de yansıyacağını düşünüyoruz. Son dönemlerde jenerik firmaların büyümeye başlaması bunu desteklemektedir. Ayrıca SSK pazarında olabilecek açılımlar, pazarı rakamsal oranda etkileyebilecektir.
Sağlık pazarının parametrelerine baktığımızda bir tarafta negatif, diğer tarafta pozitif verilerle karşılaşıyoruz. Türkiye çok dinamik bir ülke; benzer şekilde ilaç pazarı da dinamik bir yapıya sahip. Londra’da bulunan ve ülkelerin ilaç pazarları hakkında raporlar üreten ekibimiz tarafından, Türkiye İlaç Pazarı’nın gelecek yıl dolar bazında yaklaşık %37-38 civarında büyüyeceği tahmin edilmektedir.