Eczacılık fakülteleri 5 yıla çıkıyor
 

Ülkemiz eczacılık tarihi açısından oldukça köklü bir geçmişe sahip. Türkiye’de Anadolu, Ankara, Atatürk, Ege, Gazi, Hacettepe, İstanbul, Marmara, Mersin ve Yeditepe üniversitelerinde eczacılık fakültesi bulunuyor. Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde, eczacılık fakültelerimiz kendi geçmişimizden aldığı güçle Avrupa Birliği’ndeki yeni uygulamaları buluşturacaklar. Avrupa ve Türk üniversiteleri arasında öğrenci değişiminden, ortak projelerin üretilmesine kadar uzanan bir dizi çalışma yapılabilecek.
Ülkemizde eczacılık fakültelerinin 5 yıla çıkarılmasını farklı açılardan değerlendirmek üzere İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aysel Gürsoy’un, Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Mürşit Pekin’in, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Seza Baştuğ’un görüşlerini aldık.
Çok değil, bir sonraki öğretim döneminde, yani 2005-2006 öğretim yılında, üniversitelerimizin eczacılık fakülteleri 5 yıllık öğretime geçmeyi planlıyorlar.
Eğitimin 5 yıla çıkarılması Üniversiteler Arası Kurul’dan geçti. Şimdi konuyu YÖK inceliyor. 9 Ocak 2004’te Kayseri’de eczacılık fakültesi dekanlarının oybirliğiyle 5 yıllık eğitim kabul edildi. Okutulacak derslerle ilgili ortak bir program hazırlandı ve bu program YÖK’e gönderildi. 12 yıl öncesinden beri, bu konu eczacılık fakültelerinin gündemindeydi.
Dosyanın Maliye Bakanlığı’na sunulmasından sonra, Bakanlar Kurulu’nda görüşülerek, parlamento onayıyla yasalaşması bekleniyor.
Hangi çalışmalar yapıldı?
Üniversiteler Arası Kurul (ÜAK), eczacılık fakültelerinde öğretim süresinin 5 yıla çıkarılmasını kararlaştırdı. Alınan karar daha sonra onay için YÖK’e sunuldu.
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aysel Gürsoy, seçmeli olarak okutulan derslerin (serbest eczacılık, hastane eczacılığı, sanayi eczacılığı vb.) şu anda son senede okutulduğunu, eğitim süresi 5 yıla çıkınca, bu derslerin her yıl okutulabileceğini söyledi. Gürsoy, 5 yıllık eğitim için hangi derslerin okutulacağını, asgari ders saatlerini içeren bir ortak çalışmanın YÖK’e sunulduğunu ifade etti. Ders programlarındaki çalışmalar tamamlanınca, binalar, laboratuvarlar, ders araçları konusunda da çalışmaların sonuçlanacağını sözlerine ekledi.
Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mürşit Pekin, Eğitim Komisyonu’nun kendisini 5 yıla göre ayarladığını, 5 yıllık programın hazır olduğunu, programlarda gereken güncellemelerin yapıldığını kaydetti. Önümüzdeki senelerde AB üniversiteleriyle öğrenci değişiminin yapılabilmesi için, Marmara Üniversitesi’nde "Sokrates Programı" isimli bir çalışma yapılıyor.
Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Seza Baştuğ, seçmeli dersleri 4 ayrı alana ayırdıklarını, bu alanlarda yer alan ders paketlerinin 5-6 dersi içerdiğini söyledi. Dersler, konu ağırlıkları farmasötik bakım, sanayi eczacılığı, araştırma geliştirme ve bitkisel ürünler olarak farklılaşmış. 5. yılda, bir de bitirme ödevi olacak. Bütün bunlarla ilgili yönergeler de hazırlanmış durumda.
Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde yapılan en önemli şeylerden birisi, Avrupa’dan öğrenci değişimi yapabilmek için derslerdeki ulusal kredilerin, ECTS denilen Avrupa kredisi haline getirilmesi. Ayrıca seçmeli derslerin bazıları zorunlu ders olmuş. Farmakokinetik zorunlu ders haline gelirken, genetik dersi konularak bütün laboratuvarlar yenilenmiş.
Bilimsel ve çağdaş bir eğitim amaçlanıyor
AB üniversiteleriyle Türkiye’deki üniversitelerin mevcut programları şu anda da birbirine çok yakın. Ülkemizde eczacılık tarihi bir hayli köklü. O halde bütün bu değişimler niçin yapıldı? Bu soruyu yönelttiğimiz bütün yetkililerin işaret ettikleri ortak nokta aynıydı: Bilimsel ve çağdaş bir eğitim seviyesini yakalamak, kopyacılıktan kaçınmak.
Dekan Yardımcısı Seza Baştuğ, hasta odaklı eczacılık anlayışının, hastaya danışmanlık yapabilen, hastayla daha fazla ilgilenen bir eczacılık anlayışının oluşmasının çok önemli olduğunu vurguladı.
Prof. Mürşit Pekin Türkiye’deki 12 eczacılık fakültesinde okutulan derslerde belli bir çerçeve olduğunu, ama fakültelerin detaylarda farklı uygulamalar yaptığını ifade etti. Prof. Pekin, seçmeli derslerde farklılıklar olabileceğine, doğru ve bilimsel olanın tercih edilmesi gerektiğine işaret etti.
Prof. Aysel Gürsoy ise, bizim eczacılık fakültelerimizin çekirdek müfredat programıyla AB’nin programının çok yakın olduğunu; konuyu merak edenlerin AB Tavsiye Komitesi’nin öngörülerini incelemelerini önerdi. AB üniversitelerinin asgari konularda aynı seviyede olduğunu, bizim de asgari seviyeyi AB düzeyine getirmek için çalıştığımızı sözlerine ekledi. Farmasötik Bakım ve Klinik Eczacılık’ta eksikliklerimizin olduğuna işaret etti.
Olmazsa olmaz konular
Prof. Aysel Gürsoy, AB üniversiteleri için eğitim süresinin 3000 saatten az olmaması gerektiğini, ancak bizde bu sürenin daha fazla olduğunu dile getirdi. Ayrıca en az 6 ay stajın ve bitirme projesinin de AB üniversitelerinde uygulandığını söyledi. Bunun yanında, AB’nde eczacılık eğitimiyle ilgili konseyin, mutlaka öğretilmesi gereken konuları şöyle sıraladığını anlattı:
- Tıbbi ürünlerin farmasötik formlarının hazırlanması.
- Tıbbi ürünlerin imalatı ve test edilmesi.
- Laboratuvarlarda tıbbi ürünlerin test edilmesi.
- Toptan satış aşamasında tıbbi ürünlerin depolama, saklama ve dağıtımı.
- Halka açık eczanelerde tıbbi ürünlerin hazırlanması, test edilmesi, temini ve saklanması.
- Hastanelerde tıbbi ürünlerin hazırlanması, test edilmesi, temini ve saklanması.
- İlaçlar ve ilaçların imalatında kullanılan maddeler hakkında yeterli bilgi.
- Eczacılık teknolojisi ve tıbbi ürünlerin fiziksel, kimyasal, biyolojik ve mikrobiyolojik testleri hakkında yeterli bilgi.
- Tıbbi ürünlerin ve zehirli maddelerin faaliyetlerinin ve tıbbi ürünlerin kullanımının etkileri ve metabolizması hakkında yeterli bilgi.
- İlaçlarla ilgili bilimsel veriyi elde etmek ve bu bilgi temelinde doğru bilgiyi tedarik edebilmek için yeterli bilgi.
- Kanun ve eczacılık uygulamaları ile ilgili diğer şartlar hakkında yeterli bilgi.
Uyum sürecinde fakültelerin ihtiyaçları
AB ülkelerindeki üniversitelerle ülkemizdeki üniversiteler, aynı hedeflere yönelmiş olsalar da, içinde bulundukları şartlar çok farklı. Bu farklara Prof. Mürşit Pekin şöyle işaret etti:
"Akredite olmak için yani, bina, ders araçları ve laboratuvarlarda AB standartları için büyük bir mali destek gerekiyor. Türkiye’de eğitime ayrılan pay çok az. Personel ve imkânlar açısından destek gerekiyor. Bu, Türkiye’nin bir gerçeği. Avrupa’daki bir üniversitenin olanaklarıyla, Türkiye’deki üniversitenin olanakları aynı değil. Bilimsel yöntem olarak, teorik olarak çok büyük farklılık yok ama, imkânlar olarak, laboratuvar imkânları ve araç gereç olarak sınırlıyız. Mali yönden sınırlıyız. Bilimsel olarak işin özünü yakalayıp, kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Şu anda laboratuvarlarımız AB ile aynı değil, ama orada ne okutuluyorsa burada da aynı şeyleri okutuyoruz.
“AB’deki üniversite hocası ile buradakiler arasında ücretler çok farklı. Onlar 5 alıyorsa, bizim hocalarımız 1 alıyor. Her anlamda uyum sağlanması gerekiyor. Bu çalışmalar Türkiye’deki olanaklardan bağımsız değil. Bilimsel açıdan ve altyapı olarak bu değişime hazırız. Sıkıntılar mali konularda yoğunlaşıyor. Bilimsel açıdan sorun yok. Aynı anda bütün eczacılık fakülteleri 5 yıllık uygulamaya geçebilecek durumda".
Öğrencilerin Avrupa’da iş bulabilmesi veya yüksek lisans ve doktora gibi programlara girebilmesi için eczacılık fakültelerinin 5 yıla çıkması zorunlu görülüyor. Bu yapıldığında aynı zamanda eczacılık eğitimini de güncelleştirmiş olacaklar.
Önümüzdeki öğretim yılı için tüm eczacılık fakülteleri bu yönde eğitime hazır. Yöneticiler, hükümetin yasal düzenlemeleri bir an önce yapmasını bekliyorlar.