İstanbul Modern
 


Galiba ortaokul öğrencisiydik. ‘Yarın müzeye gideceğiz’ demişti, hoca. Bir neşe, sormayın gitsin, alkışlamıştık bile hocayı. ‘Kaytarma’ imkânı doğmuştu. Yaşadığımız ilin tek müzesine gitmiştik. Hiçbirimizin ne müzeyle, ne de eserlerle ilgisi vardı. Hatta kimilerimiz ‘arazi’ olmuş, müze ziyareti biterken tekrar kafileye dahil olmuştuk. Her birimizin bu tür anıları vardır. Daha sonraki yıllarda, o müzelerin binlerce yıllık tarihi eserleri barındırdığını öğrendiğimizde de ne kadar hayıflanmıştık.
Kurucusunun Eczacıbaşı, ana sponsorlarının Hedef Alliance Holding ve Avea olduğu İSTANBUL MODERN’i gezdikten sonra ‘sanki o dönem artık sona erecek gibi’ diye düşünmeye başlıyorsunuz. İyi aydınlatılmamış salonlarda sürdürülen, gerekli bilgilendirme levhalarının ya hiç olmadığı ya da son derece yetersiz olduğu, çoğu zaman ‘tadilat dolayısıyla kapalı’, yaptıkları işin mahiyetini hiç bilmeyen görevlilerin olduğu edilgen ‘müzecilik’ dönemi artık sona erecek. Görünen o ki, İstanbul, sadece ‘modern’ bir müzeye değil, bir eğitim, kültür ve sanat merkezine kavuşuyor. Müze kavramı sadece yılda bir kez, bir haftanın konusu olmaktan çıkıyor.
İstanbul Modern, ülkemizin modern ve çağdaş sanat alanındaki birikimini ortaya koymayı, korumayı ve değerlendirmeyi amaçlıyor. Sanat gündemini belirleyen, eğiten, sevdiren, dinamik ve çok sesli ortamıyla toplumun geniş bir kesimine ulaşmayı hedefliyor. Sanatsal üretimi, yaratıcılığı, sanat ve toplum eğitimini geliştirerek, uluslararası kültürler arasında köprü işlevi üstlenmeyi planlıyor.
İstanbul Modern’in 80 kişilik bir sineması var. Arthouse; klasikler, bağımsız sinema örnekleri ve festivaller dışında gösterim olanağı bulamayan filmlerden oluşan zengin bir program sunuyor. Arthouse, bir yıl içinde sadece kendi ithal ettiği, çoğu ödüllü, birbirinden ilginç 24 seçkin filmi, kaliteli altyazıyla gösterime ara vermeden sunacak. Arthouse aynı zamanda yapımcı, yönetmen, oyuncu, senarist ve film seyircisini buluşturarak bir düşünce platformu oluşturacak. Yıl boyunca çeşitli panel ve söyleşiler düzenleyecek olan Arthouse, farklı temalarda festivaller gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Müzenin birinci katında kalıcı koleksiyon sergileri var. Ülkemizdeki kurumsal koleksiyonlardan da katkılar sağlanarak, 20.yüzyılın başından günümüze Türk modern ve çağdaş sanatının ana eğilimleri ve önemli yapıtları tematik bir düzenle ve belirli aralıklarla yenilenerek izleyiciye sunuluyor.
İstanbul Modern Sanat Kütüphanesi, adına uygun bir başvuru merkezi olarak tasarlandı. Öncelikli hedefi, araştırma ve eğitim amacıyla yararlanacak olanları tatmin edecek bir birikim yaratmak. Kütüphanenin çekirdeğini, Modern Türk Sanatı'nı konu edinen kaynaklar oluşturacak. Paralel olarak, Modern Dünya Sanatı'nın ana sorunlarını, akım ve eğilimlerini, belli başlı figürlerini kuşatan yapıtlara da yer verilecek. Üçüncü alan olarak ise, Sanat Eğitimi ve Müzecilik ile ilgili yayınlara ağırlık tanınması öngörüldü.
İstanbul Modern aynı zamanda bir eğitim merkezi. Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi'nin akademik desteğiyle yapılan bu programlar; sanatçılar, akademisyenler ve eğitimciler tarafından düzenlenen seminer ve panelleri, uzmanların gerçekleştireceği rehberlik turlarını, ilkokul öğrencileri ve öğretmenleriyle oluşturulacak atölye çalışmalarını içeriyor. İlkokul öğrencileri için eğitim programları hafta içinde Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri okullarla randevuyla, müzenin girişinde yer alan Eğitim Odası'nda gerçekleşiyor. 30 öğrenci kapasiteli bu odada öğrenciler, eğitimciler tarafından hazırlanan "Bir Sanatçıyı Tanımak", "Sanat Yapıtlarını Anlamak ve Yorumlamak" etkinliklerine katılabilecek ve "Sanat Çalışması" yapabilecekler. Eğitim Odası, ilköğretim öğrencileri için hazırlanan özel bir sergi programıyla çalışıyor. İstanbul Modern'den eğitim programı içinde yararlanmak isteyen öğretmenler ve sanat eğitimcileri için özel hazırlanmış "Öğrencileri Müzeye Götürürken", "Eğitimciler İçin Müze Kılavuzu", "Yararlanılması Gereken Kaynaklar" paketlerinden oluşan "Müze Erişim Programları" bulunuyor. Ayrıca aile programları ve yetişkinlere akademik programlar da uygulanıyor.
Ayasofya, Topkapı Sarayı ve Kızkulesi'ni de kapsayan muhteşem boğaz manzarasıyla İstanbul Modern Cafe İstanbul`un gözde mekanlarından biri olmaya aday. İstanbul Modern Cafe’nin zeytinyağlılardan sıcak ve soğuk sandviçlere, makarna çeşitlerinden tatlılara geniş ve zengin bir menüsü bulunuyor. İstanbul Modern Cafe müzenin kapalı olduğu pazartesi dahil her gün 10:00-18:00 arası hizmet vermektedir.
İstanbul Modern mağazalarında yabancı modern sanat kitapları dışında, birçok Türk sanatçısının kitaplarını da bulmak mümkün.
İzleyiciye değil katılımcıya ihtiyaç duyan bir ‘müze’. Sizi yoran, içinize ‘daral’ geldiği, kendinizi dışarı atmamak için özel bir çaba gösterdiğiniz ‘müze’ değil, dolaştıkça dolaşma heyecanı uyandıran ve zamanın nasıl geçtiğinin farkına varamadığınız bir ‘müze’, İstanbul MODERN. Yurt dışındaki örneklerini gezip bilen talihlilerimiz, neden bahsettiğimizi hemen gözlerinin önüne getiriyorlar. Bilmeyenlerimiz ise, bir zahmet İstanbul Modern’e uğrayacaklar. Sürekli ya da süreli sergilerdeki sanat ürünlerini izleyecekler, kütüphanesinden yararlanacaklar, o muhteşem manzaralı restoranında bir kahve içecekler. Dahası, büyük bir olasılıkla, bu büyülü atmosferin cazibesine kapılıp, içlerindeki yetenekleri açığa çıkarmak üzere eğitim programlarından birine dahil olacaklar.
İstanbul Modern Süreli Sergiler Salonu, Mart 2005 tarihinden itibaren "Fikret Muallâ Retrospektifi"ne ev sahipliği yapacak.
Daha işin başındalar, tabii ki. Birçok eksiklikler var. Ama, katar yola çıktı.
İstanbul Modern ile İstanbul, aynı zamanda yeni bir simge kazanıyor.
Daha geniş bilgi için:
www.istanbulmodern.org

 

Oya EczacıbaşıOya Eczacıbaşı
İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı

Modern Sanatlar Müzesi fikri ne zaman oluştu?
1987’de İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği İstanbul Bienali’nde güzel bir rüzgâr yakalandı. İzleyici sayısı oldukça yüksekti. O zaman Nejat Eczacıbaşı modern sanat müzesi kurma fikrini ortaya attı. Mekân arayışı başladı. Şehrin içinde, ana arterlere yakın, denize yakın, herkesin kolayca ulaşabileceği bir mekân gerekiyordu. Geniş bir mekân olmalıydı. Feshane binasında karar kıldık. Binayı kiraladıktan sonra ilk sergiyi açtık. Daha sonra problemler başladı ve orada devam edemedik. Fakat hiçbir zaman projeyi rafa kaldırmadık. Yine mekân arayışımız devam etti. Bir taraftan koleksiyonu genişlettik.
O dönemde Maliye Bakanı’na başvurduk. Daha önce de birçok başvuruda bulunmuştuk başka mekânlar için, ama zorluklarla karşılaşmıştık. Sıcak bakılmamıştı. Yeni Maliye Bakanımız olumlu cevap verdi.
Daha sonra Sn. Ethem Sancak’ın desteğiyle yeni bir dönem başladı. Ethem Bey bu konuyu Başbakan’a götürdü. Başbakan olumlu yaklaştı. Şunun bilinmesini isterim: Ethem Sancak’ın katkısı olmasa, bu müze bu şekliyle açılmazdı. Bu benim için çok önemli.
Klasik müzecilik anlayışından ayrıldığınız çizgi nedir?
Klasik müzeler durağan mekânlar. Hem nesneler, hem müzecilik anlayışı durağan. Biz çağdaş bir çizgiyi yakalamak istedik. Bir yandan sanat eserlerini sergilemek ve gün ışığına çıkarmak amacıyla topluyoruz. Daha önemlisi, bir sanat ve kültür ortamında eğitim ve iletişim platformu olmayı amaçlıyoruz. İstanbul Modern, sanatı her kesimden izleyiciyle samimi bir ortamda buluşturmak amacıyla farklı ziyaretçi grupları için özel programlar hazırladı. Dört kişilik bir aile buraya geldiği zaman, biri sinemaya gider, biri restoranda çay içer, biri sergiyi gezer, diğeri kütüphaneden yararlanabilir. Yetişkinler ve çeşitli yaş gruplarından öğrenciler için eğitim programlarımız var. Katılımcılığa, birleştiriciliğe ve toplumsal barışa hizmet eden bir mekân burası. Farklı kültürlerden gelen izleyici ve sanatçıların bir araya geldiği, kaynaştığı bir mekân. Dünyada müzeler bu şekilde bir anlayışla kuruluyor. Bambaşka bir müzecilik anlayışını geliştirmeye çalışıyoruz. İki buçuk ay oldu. Dört bin öğrenci eğitim programlarımızdan yararlandı. Belediye ile işbirliği yapıyoruz. Öğrenciler otobüslerle geliyor. Akşamları da yetişkin programları var.
Ziyaretçi sayısı ne kadar?
11 Aralık 2004’te açıldı, yüzbin ziyaretçiye yaklaştı. Günde ortalama yaklaşık üçbin ziyaretçi geliyor. Bu kadar ilgi beklemiyorduk. Bir buluşma merkezine dönüştü. Bu bizim için müthiş bir motivasyon kaynağı. Gelecek için umut veriyor. Burada buluşan kimseler "Gelmişken sergiyi gezelim, bir çay içelim, alışveriş yapalım" diyorlar. Bu imkânlar tercih edilmeye sebep oluyor. Çeşitli toplum kesimlerinin sanat ve kültür merkezlerine olan ilgisinin bir göstergesi olarak, çok umut verici. "Ülkemizde kültür ve sanata fazla önem verilmiyor" düşüncesinin yanlış olduğunu, insanımıza imkân sunulursa sanata ilgi gösterdiğini anladım.
Yaşadığınız zorluklar neler?
Nisan 2005’te açmak istiyorduk, Aralık 2004’te açtık. Yani beklediğimizden dört ay erken açıldı. Bunun getirdiği zorluklar var. İşin güzel tarafı benimsenmesi ve izleyici sayısının yüksek olması. İzleyici sayısının yüksek olmasının da getirdiği zorluklar var. İstanbul Modern Kafe akşamları hizmete başlayamadı. Akşamları da açık olması gibi talepler geliyor.
Ülkemizin bulunduğu coğrafyada, bizim kadar çağdaş sanatı destekleyen başka ülke yok. Bu bölgenin ilki olmayı hedefledik.
Meslek gruplarına yönelik hazırlıklarınız var mı?
Evet çeşitli meslek gruplarına yönelik hazırlıklarımız var. Örneğin, Ethem Bey’in önerisiyle eczacılara yönelik olarak üyelik sistemi getirmek istiyoruz. Ayrıca eczacı çocuklarına yönelik eğitim programları da, düşüncelerimiz arasında.