| |
Eczacılar ne düşünüyor?
Fakülte Eczanesi
Samsun
Ecz. Cahit Kılıç
Bağ-Kur ağırlıklı çalışıyoruz. stoklama ve faturalama süresi
ile 75 – 90 günde tahsilat yapabiliyoruz.
Kurum ödemelerinin gecikmesi, finansman giderlerinin
artmasına, kârlılığın düşmesine neden olmaktadır. Özellikle
ithal ilaçlarda daha uzun vadede ilaç alabilmeye ihtiyacımız
var.
TEB’e büyük görev düşüyor. Çaba varsa da, sonuç yok. %10
kârla satılan pahalı ithal ürünlerde, eczacı para
kazanamamaktadır. Bu durum ithal ağırlıklı eczanelerde
sermaye erozyonuna neden olmaktadır.
Dağıtım kanalları, sanayi ve eczaneler arasında denge
sağlamaya çalışmakta ve en büyük yükü taşımaktadır. Bu
duruma ne kadar dayanabilirler?
Aracı finans kurumları iyi bir yöntem. Vade farkının kimden
çıkacağı önemli bir konudur. Devlet karşılarsa rahatlama
sağlanabilir. Devletten tahsil edemediğim paranın peşin
vergisini, katma değer vergisini ödüyorum. Devlet bunu
borcundan mahsup etmeli. Türkiye ekonomik yönden enflasyonun
düşmesiyle bir rahatlama içinde, fakat oluşabilecek
sorunları kendi içimizde sektör olarak (sanayici, dağıtım
kanalı, eczane) bir arada çözmeliyiz.
Pelikan Eczanesi
Samsun
Ecz. Zeki Gül
Bağ-Kur, Emekli Sandığı, belediyeler, Milli Eğitim
mensuplarına ilaç veriyoruz. % 30 Bağ-Kur, % 20 Emekli
Sandığı, % 20 belediyeler.
Fatura kestiğimiz tarihten itibaren 70 gün, stoklanma süresi
ve fatura kesim süresi ile birlikte 100 günde tahsilat
yapabiliyoruz.
Dış kaynak kullanıyoruz. Bu durum kârlılığı azaltıyor.
Alternatif maliyet, gidere dönüştürülemiyor. Nakit akım
dengemiz bozuluyor.
Kurum ödemeleri sorununun aracı finans kurumları ile
çözülmesi fikrine sıcak bakıyorum..
Kamer Eczanesi
Samsun
Ecz. İsa Savuş
Eczanemde Bağ-Kur ve Emekli Sandığı, toplamın % 50’sini
oluşturuyor.
Kurum ödemeleri fatura kesim tarihinden itibaren 70 gün,
stoklanma ve faturalama süresi ile beraber, 100 gün
sürmektedir. Geri ödemelerin gecikmesi yüzünden kredi
kullanmak zorunda kalıyoruz. TEB’in sözleşmelere, yaptırımı
olan hükümler koyması gerekir.
Her kuruma ayrı fatura kesiyoruz. Her birinin değişik ödeme
zamanları var. Kurumlarda uygulama farklılıkları olabiliyor.
Evrakları elden teslim ediyoruz, herhangi bir belge olmuyor.
Bürokrasi çok. Her ilde tek bir reçete kontrol birimi
olmalı, kurumları dolaşarak zaman kaybetmemeliyiz. Evrakları
bilgisayar ortamında oluşturmalı ve takip edebilmeliyiz.
Yani tek kurum, tek uygulama, tek tahsilat. Böylece düzenli
iş ve nakit yönetimi sağlanmalıdır.
Önce eczanelerimizde ürün çeşidini artırmamız öneriliyordu.
Artırdık ve eczanemize nakit girişi sağladık. Sonra
SSK’lıların serbest eczanelerden hizmet alması gerektiği
konusunda fikir birliği oluşmuştu. Şimdi ise gerçekten sıra
geri ödeme sisteminin iyileştirilmesine geldi. Aracı finans
kurumu fikri tek çözüm yolu gibi görülüyor. Fakat uygulaması
ile ilgili detaylar önemli. Sorunlarımızı çözebilecekse ve
katlanmam gereken bedel uygunsa, bizi rahatlatabilecektir.
Maliyet, gider olarak yansıtılabilecektir.
Yeni Nazilli Eczanesi
İzmir-Alsancak
Ecz. Deniz Baki
Ağırlıklı olarak Emekli Sandığı Bağ-Kur, TRT Kurumları ve
hastane sıralarına hizmet vermekteyim.
Ortalama 80 günde tahsilat yapıyorum.
Yıllardır kurumların düzenli ödeme yapmamaları yüzünden
ödeme planı yapamıyorum. Devamlı eczaneye sermaye takviyesi
yapıldı. Ancak, zaman zaman sıkıntılı anlar yaşadım.
Bu güne kadar ödemeleri düzenli yapmayan kurumlar zaman
zaman depolara ödemelerimizin aksamasına neden olmuştur.
Gerektiğinde kredi ile para bulup, borcumuzu ödediğimiz
zamanlar olmuştur. Bu gecikmelerden dolayı kurumlar bize
hiçbir fark ödememişlerdir. Böyle bir uygulama da yoktur.
TEB’in girişimleri var. Hedef Sağlık dergisinden izlediğim
kadarı ile Ethem Sancak Bey’in bu konu ile ilgili ciddi
uğraşıları var. 2005 yılında geri ödemelerin çıkacak
yasalarla bizim lehimize olacağını düşünüyorum.
Finans kurumu çözümü bana daha mantıklı geliyor. Paramızı en
azından gününde tahsil edebileceğimiz bir sistem.
Seyhan Eczanesi
İzmir-Alsancak
Ecz. Malik Seyhan
Ağırlıklı Emekli Sandığı ve hastane sıralarına hizmet
vermekteyim. Ortalama 70 günde tahsilat yapıyorum. 35 Yıldır
eczane işletmekteyim. Kurumların eczacıya güvendikleri,
reçetenin arkasına sadece ilaç fiyatlarını yazarak tahsilat
yaptığımız günleri yaşayan bir eczacı olarak, yıllardır
kurumların geç ödemesi ile zaman zaman ödeme güçlüğüne
düştüm. Geçmişte Bağ-Kur ile anlaşmam olmasına rağmen, şimdi
Bağ-Kur yapmıyorum. Emekli Sandığı ve yatan hasta sıra
reçeteleri bana yetiyor. Eczanemin konumundan dolayı elden
satışım oldukça iyi. Nakit sıkıntısı yaşamıyorum. Ancak
sektörümüzün geri ödemelerle ilgili sıkıntısının
farkındayım. Emekli Sandığı ödemesini aksattığında, bu
sıkıntıyı ben de yaşıyorum.
Bu konuda odaların ve eczacıların güç birliği içinde olması,
yaptırım gücü kazanmalarına neden olacaktır. Basında aracı
finans kurumu fikri var. Konunun ayrıntısını izleyemedim
ancak, böyle bir kurum vasıtası ile ödemeler düzene
girecekse, karşı değilim.
Dinçarslan Eczanesi
İzmir-Alsancak
Ecz. Elif Dinçarslan
Ağırlıklı Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK, MEB ve hastane
sıralarına hizmet vermekteyim.
Ortalama 80 günde tahsilat yapıyorum.
Eşime ve bana ait iki eczane işletmekteyiz. Eczanelerimizin
bulunduğu mevki itibari ile, ithal ilaç alımımız toplam
cironun %75’ini oluşturmaktadır. İthal ilaçların kısa vadeli
oluşu ve resmi ödemelerin düzenli olmayışı, ekonomik açıdan
sıkıntılı zamanlar geçirmemize ve eczane sermayesini devamlı
artırmamıza neden olmaktadır.
TEB bu konuda çok etkili olamıyor. Hedef Sağlık dergisinde
izlediğim kadarı ile, Ethem Sancak Bey bu konuyu yakından
takip ediyor. Çözeceğine de inanıyorum.
Bu gecikmelerin başlıca sebebi kaynakların zayıf olmasıdır.
Devlet, kayıt dışı ekonomiyi denetim altına almalı. Devlete
vergimizi ödüyoruz. Kesinlikle mağdur edilmememiz gerekir.
Basında çıkan aracı finans kurumu fikri bana cazip
gelmiştir. Sonuç olarak paramızı ne zaman tahsil edeceğimi
bilmek bizi rahatlatacaktır.
Türay
Eczanesi
İstanbul-Kartal
Ecz. Nesrin Hiçyılmaz
Yirmi senedir kurum reçetesi yapıyorum. Emekli Sandığı ve
Bağ-Kur reçeteleri. SSK’ya yeni başladık. İstanbul
Defterdarlığı’na bağlı kamu kurumlarının mensuplarına ilaç
veriyoruz. Adliye, Müftülük, Devlet Demir Yolları vb.
Emekli Sandığı’ndan, 3 ay önceye kadar 45-50 gün arasında
geri ödeme alabiliyorduk. Bağ-Kur’da ithal kalemlerde 60
günde, normal kalemlerde 90 günde geri ödeme alıyoruz. Kamu
kurumlarında, Maliye Bakanlığı’ndan gelen tahsis neticesinde
belli bir zaman söyleyemiyorum. Düzensiz oluyor.
Geri ödemeler aksarsa, eczanenin 30 yıllık birikimini
kullanıyoruz. Zaman zaman depoların tanıdığı valörlerden
yararlanıyoruz. Gerekirse banka kredisi kullanıyoruz.
Ödemelerin gecikmesinden çok, ödemelerin ne zaman
yapılacağını bilmemek iş ve moral kaybına sebep oluyor.
Eczacılar geri ödeme tarihini bilirlerse, tedbir alırlar,
gerekirse kredi kullanırlar. Sözleşme metinlerinde yazılı
sürelere kesinlikle uyulmuyor.
İki yıldır uygulanan katılım paylarının maaşlardan kesilmesi
uygulamasında, geri ödemeler kurum ismi belirtilmeden, hangi
fatura olduğu belirtilmeden yapılıyor. Kamu kurumlarının
saymanlıklarında personel ve donanım eksikliği olduğu için,
bu ödemeleri açıklayarak yapamıyorlar. Kamu kurumlarında
kontrol üniteleri yeterli olmadığı için, reçeteler kontrol
edilemiyor. Tabipler Odası, Türk Eczacılar Birliği, Sağlık
Bakanlığı, Maliye Bakanlığı birlikte çalışarak kontrol
merkezi kurmalı.
Emekli Sandığı kontrol noktalarında daha başarılı.
Bağ-Kur’da büyük eksiklik var. SSK henüz yeni başladığı
için, bu konuda bir şey söylemek için erken.
Tamer Eczanesi
İstanbul-Maltepe
Ecz. Hamza Toprak
Bütün kurumlarla çalışıyorum. Ortalama 125 günde tahsilat
yapıyorum. Bazıları 70 gün, bazıları 170 gün. Ortalama
125-130 gün. Geri ödemelerin gecikmesi bizi olumsuz yönde
etkiliyor. Depolar bu konuda eczacıyı desteklemeli. Depolar
bu problemin çözümü için çaba harcıyor. Ama ilaç
firmalarının finans durumunu bilmediğim için, onlar hakkında
net bir şey söyleyemiyorum.
Devlet de problemin çözümü için çaba gösteriyor. Ancak
hazineden kaynaklanan, mali kaynakların yetersizliğinden
kaynaklanan problemler, devletin çözüm bulmasını
zorlaştırıyor.
TEB ile devlet arasında bir protokol var. Bu protokole bir
vade konur. Bu vadeden sonraya kalan bölüm için bir banka,
eczacının parasını öder. Banka, eczacının tesellüm makbuzunu
söz konusu tarihte eczacının hesabına geçirir. Gecikme
vadesini ilaç fiyatıyla beraber devletten tahsil eder. Bu
banka Vakıf Bank veya Ziraat Bankası olabilir. Örneğin 90
gün sonra ödenecekse, 90 gün sonra eczacının tesellüm föyünü
alır, hesabına geçirir, gecikme dönemi kadar vade farkını
devletten alır.
Aracı finans kurumu da olabilir. Bu kurum, devlete ait bir
banka olabilir.
Yelken Eczanesi
İstanbul-Fenerbahçe
Ecz. Gökhan Kondar
Emekli Sandığı, askeri kurumlar, 1. Ordu, Kara, Hava, Deniz
Kuvvetleri, Jandarma mensupları ve gazilere ilaç veriyoruz.
Bağ-Kur ve SSK’ya yeni başlıyoruz.
Geri ödemede bir ay öncesine kadar büyük zorluk yaşadık.
Paralarımızı düzenli alamıyoruz. Aldığımız ilaçların belli
ödemeleri var, belli tarihlerde ödüyoruz. O tarihte ödememiz
gerekiyor. Ama bir bakıyoruz ki, o tarihte ödenek yok!
Rakamlar büyüyünce ödeyemez hale geliyoruz. Geçen sene iş
tedarikten 7 ayda para aldık mesela. 7 ayda alınan bir
paranın ne hayrı olur?
Vergilerimizi bir gün ödemezsek hemen faiz işletiliyor.
Fakat biz parayı aylarca alamıyoruz. Aynı faizi bize de
ödemeleri gerekir. Bu yapılmıyor. Bundan çok mağduruz.
Faturayı kesiyoruz, önceden KDV ödüyoruz. KDV’yi de aylarca
sonra alıyoruz. Hem enflasyondan dolayı paramız değer
kaybediyor, hem ilaç aldığımız yerlere karşı mahcup
oluyoruz.
Aracı finans kurumu, gecikmelerden kaynaklanan zararımızı
karşılarsa, o zaman çok memnun oluruz. Tek alternatif, süre
vermek ve o süreyi geçirmemektir. Bağ-Kur ve Emekli
Sandığı’nda yaşanan sıkıntı SSK’da da yaşanacak bence.
Eskiden SSK firmalardan ilacı alır, bir sene para ödemezdi.
Aynı şey başımıza gelecek diye çok fazla endişe ediyoruz.
Bağ-Kur ithal ilaçları bir ayda ödeyeceğiz diye taahhüt
ediyor. Ama iki-üç ayı buluyor. Paralar gecikiyor. Belirli
bir güvence verilmediği sürece, endişelerimiz çok fazla. TEB
anlaşmayı imzalamasa iyi olurdu. "Yeterli güvenceyi
alamazsak eczacılar, meslektaşlarımız mağdur olur. Onun için
imzalamıyoruz" denmeliydi. Maalesef anlaşma imzalanmış. Biz
nasıl direnebiliriz? Sorunlar yaşanırsa, taraflar
elbirliğiyle çözebilir.
Arıkol Eczanesi
Ankara
Dr. Ecz. İsmail İstanbullu
Ağırlıklı kurumumuz Emekli Sandığı. Son üç ayda 30-50 gün
arasında tahsilat yapıyorduk. Ama özellikle son aylarda çok
aksıyoruz. Depolara ödemelerimiz aksadı. Kişisel
imkânlarımızı zorlayarak ödeme taahhütlerimizi yerine
getiriyoruz. Sorunun çözülmesi için mutlaka çaba
harcanıyordur. Onlara göre devletin sağlık giderlerinin
karşılanmasında, eczacılar finansör olsunlar düşüncesi
hakim.
Eczacıların toplu olarak hareket etmesiyle, problemin kısa
sürede çözüleceğine inanıyorum. Aracı bir finans kurumunun
TEB’in de katıldığı bir konsorsiyum olarak kurulabileceğini
düşünüyorum. Aracı finans kurumu işlevini yerine getirirken
kamu kuruluşlarından destek almalıdır.
Emrem
Eczanesi
İstanbul-İçerenköy
Ecz. Metin Bobaroğlu
Ortalama 4-4.5 ayda tahsilat yapıyoruz. Emekli Sandığı daha
erken ödeme yapıyor. Ağırlık Emekli Sandığı, sonra Bağ-Kur.
Emniyet, Gümrük ve Milli Eğitim Bakanlığı birbirine yakın
sürelerde geri ödeme yapıyor.
En büyük müşterimiz kamu kurumları. Eczanemizin bunun
dışında kalan günlük satışlarla ayakta durması zor. İmkânsız
demiyorum. Bugünkü koşullarda kamu kurumlarıyla çalışmasak,
ekonomik yaşamımızı sürdüremeyiz.
Çözüm için belki çaba harcanıyor ama sonuç alınmıyor.
Dirençler var. Biz de bunun semeresini toplayamıyoruz.
Tek tek eczaneler bu problemleri çözemez. Birlikte hareket
edersek, eczacılar odasının önderliğinde ve depoların
katılımıyla, eczacıların gerçek sorunu olduğunu bütün
toplumun anlayabilmesi adına, toplu bir ses oluşturulabilir.
Aracı finans kurumu düşüncesi çok olumlu. Bu gerçekleşirse
büyük bir sorunumuz çözülmüş olur.
Oğuz
Eczanesi
İstanbul-Avcılar
Ecz. Feridun Oğuz
Emekli Sandığı ve Bağ-Kur mensuplarına ilaç veriyorum.
Bağ-Kur daha ağırlıklı.
Emekli Sandığı’nda geri ödeme 60 güne çıkmak üzere. Bağ-Kur
ortalama 90 günde geri ödeme yapıyor.
Benim ciromun içinde kurumların yeri %25-30 olduğu için,
geri ödemedeki gecikmeler beni fazla etkilemiyor. Ben o
açıdan biraz şanslıyım.
Bu sorunun çözümü için hiç çaba harcanmıyor. Eczacılar
birlik olarak hareket etmeli. Eczacı kişisel çıkarlarından
ziyade, bütün eczacıları düşünerek, birlik olarak hareket
etmeli.
Fatura kesmek için gece 2’ye kadar bilgisayarın başında
bekledim. Sistem ne kadar karmaşık olursa, o kadar suistimal
edilir. Ben her kuruma ilaç vermek isterim. Düzgün ödeme
yaptıktan sonra neden ilaç vermeyeyim?
İnternet sitesindeki formaliteler basitleştirilsin. SSK’da 7
ayrı evrak var. Çalışan, emekli, tarım, yurtdışı SSK’lıları
vb. Hepsinden değişik evrak istemek gerekiyor. Reçete
başında, bilgisayar başında 15 dakika uğraşıyorum. Ödeme
dönemlerinde, fatura kesme dönemlerinde Bağ-Kur’un server’ı
çöküyor. En basit internet sitelerinin server’ları bile
çökmüyor. Bu bizi çok zor duruma düşürüyor.
Doruk
Eczanesi
İstanbul-Avcılar
Ecz. Raziye Kurt
Emekli Sandığı’yla çalışıyorum. Bağ-Kur ve SSK’ya yakında
ilaç vermeye başlayacağım.
Emekli Sandığı ortalama 45-60 günde geri ödeme yapıyor.
Gecikmeler bizi çok ciddi düzeyde etkiliyor. Ciromun %25’i
Emekli Sandığı. Gecikmelerden dolayı çek erteletmek
durumunda kaldım. Bekleyen ödemem bir ara 30 milyara çıktı.
Korktuğum için Bağ-Kur reçetesi yapamadım.
10 Şubat’ta SSK’lı hastalar birden yüklendi. Ama geri
ödemedeki aksamalar beni korkuttuğu için, SSK’lılara ilaç
veremedim. Bu aksamalardan dolayı evini, arabasını satan
arkadaşlarımız oldu.
Burası bir ticarethane ama aynı zamanda sağlık hizmeti
verilen bir yer. Eczanemde bir de eleman çalıştırıyorum.
Ödemeler gecikince, sorumlu olduğumuz kişilere karşı
görevlerimizi yerine getiremiyoruz. Aracı finans kurumu
mantıklı ama ne kadar uygulanır? Orada da aksama olursa ne
olacak?
Ben vergimi bir gün geciktirirsem, bana ceza kesiyorlar. O
zaman devlet de bana ödemelerini geciktirmesin. Hükümet iyi
niyetli, çözmeye çalışıyor. Hükümetin bu işlerle ilgili
bütün formaliteleri, bürokrasiyi çok çok iyi tanıması
gerekir. Gerekirse tebdil-i kıyafetle denetim yapsınlar. O
kadar çok evrak isteniyor ki hastaya ilaç verdiğimizde...
Hastamız reçetesindeki dört ilacın ikisini alıyor. Onlar da
en ucuzu. Neden böyle oluyor? İlaçlarının hepsini alsın.
İkisini kurum ödüyor, diğer ikisini hasta kendi cebinden
ödüyor. Olan vatandaşa oluyor, eczacıya oluyor.
Sağlık Eczanesi
İstanbul-Avcılar
Ecz. Ömer Sağlık
Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’la çalışıyorum. Onun dışında
kurumum yok. Bağ-Kur 120 günde geri ödeme yapıyor. İthal
ilaçlarda 60 gün. Emekli Sandığı 90 gün.
Gecikme olunca kendi sermayemizden takviye yapıyoruz. Daha
az vadeyle aldığımız bir ilacı, uzun vadeli olarak devlete
veriyoruz. Kâr oranımız düşüyor. Vergiyi veriyoruz. Bir çok
kurumda tahsil etmediğimiz paranın vergisini ödüyoruz.
Sözleşmede yazılan tarihlerde ödeme yapılmıyor. Mesela
Bağ-Kur, sözleşme gereği, verdiğimiz ilacın tamamını 60
günde ödemesi lazım. 120-150 güne sarkıyor. Konulan
kaidelere riayet edilmiyor. Sağlık Bakanlığı bu konuda taraf
değil. Maliye Bakanlığı’yla ilgili bir problem bu. Maliye
Bakanlığı’nın çözmesi gerekir.
Eczacılar bu problemi idare ettiği için, fedakârlık yaptığı
için, şimdilik dikkat çekmiyor. Devlet vatandaşın parasını
tedarik etmek zorunda. Devlete zamanında bir şeyi
ödemediğimizde, bizden faiziyle birlikte tahsil ediyor. Oysa
ki bize yapılan geç ödemelerde böyle bir şansımız yok.
Depolara geç ödeme yaparsak vade farkı ödüyoruz.
Aracı finans kurumu bugünkü mevzu değil. Bir-iki senedir
konuşuluyor. Eczacılar için çok uygun olur. Devlet bir aracı
kurum kullanıp, bizim paramızı ödeyecek. Daha sonra gecikme
süresiyle ilgili hesabını bu kurumla halledecek. Bütün
hastalar ilaçlarını serbest eczanelerden alabilsin. Devlet,
makul sürede bu ilaçların bedelini biz eczacılara ödesin. Bu
konuda umutsuz değilim. Eczacılar biraz karamsar.
Eczanelerin olmadığı bir ortamda kim sunacak bu hizmeti?
AB’ne gireceğiz, yasaları uyumlu hale getiriyoruz. Sağlıkta
da AB’ne yakın bir sisteme geçmemiz gerekiyor. Artık böyle
bir problem Avrupa’da, dünyada yok. İnsanlar hastaysa
doktoruna gidiyor. Gerekli olan ilaçları bir şekilde devlet
tedarik ediyor.
Yeni Pelin Eczanesi
Ankara-Samanpazarı
Ecz. Gülhan İNAL
Ağırlıklarını sıralandıracak olursak; Emekli Sandığı,
Bağ-Kur, Ankara Numune Hastanesi Personeli gibi kurumlarla
çalışmaktayım. Emekli Sandığı 75-80 güne uzadı. Yine Numune
Hastanesi 75 günde ödeme yapmakta. Biliyorsunuz ki 33 milyon
SSK’lı, kurum dışından ilaçlarını alabilecek. Biz hastane
karşısında olduğumuzdan, ağırlıklı olarak ithal ilaçlar
satıyoruz. Zaten bugüne kadar ciromuzun büyük kısmını Emekli
Sandığı’na bağlamış bulunmaktayız. Kâr marjımız da
biliyorsunuz ki düştü. Bu durumda SSK’ya ilaç veremeyeceğiz.
Bugüne kadar borcumu ödeyebilmek için banka kredisi
kullanmadım. Böyle giderse ben de borcumu ödeyebilmek için
bankadan kredi çekmek durumunda kalacağım.
Sorunun çözümü için Devletin katkısı malum ortada. TEB'in
ciddi bir çabası yok. Sorun karşısında eczacılarımızın
yeterince görüşü alınmadı. Fikir birliğine varılamadı.
Eczacılarımızdan veriler alınarak analiz edilemedi. TEB
kendisi hareket ederek eczacılarımızla anlaşma yoluna gitti.
Bir yıldan beri önümüzü tam olarak görmeden hareket ediyoruz
ve hep darbeler alıyoruz.
Aracı kurum, kâr amaçlı bir finans kuruluşu olacak. Onun
içindir ki pek faydalı olacağını düşünmüyorum. Beni en çok
korkutan üç kurumun ödemeleri birlikte hareket ederek
yapacak olmasıdır. Eczacının kârı %5 olsun, fakat ne zaman
alacağını bilsin, ödemesinin dönüş tarihi net olsun.
Nişanca
Eczanesi
İstanbul-Eyüp
Ecz. Abdülkadir Akdere
Bağ-Kur, Emekli Sandığı ve Milli Eğitim’e mensup hastalara
ilaç veriyoruz. Şimdi de SSK sözleşmesini yaptık. Bir
tsunami dalgası gibi SSK’lı vatandaşlar eczaneye hücum etti.
Bağ-Kur’un protokolünde 60 günde geri ödeme yapılacağı
yazıyor ama biz dört aya razıyız. Bağ-Kur bazen 90 günde de
ödüyor. Emekli Sandığı bir ayda ödeme yapıyor. Asıl problem
Bağ-Kur. Bir başka sektör olmadığımız için, kumaş veya meyve
alıp satmadığımız için, çeklerimizi ödemekte zorlanıyoruz.
SSK ilk geri ödemesini yaptığında niyet belli olacak.
SSK’daki yeniden yapılanma bir devrimdir. İsraf önlenecek,
mükerrer alımlar önlenecek.
35 milyon insanın serbest eczanelere devri çok amatörce
oldu. Reçete provizyonu yapamıyoruz. Hangi esaslarla, nasıl
ilaç vereceğiz, belli değil. Vatandaş, ilacı eczacının
vermediğini sanıyor.
Eczacı Odası bu konuda ne yapıyor, ben de merak ediyorum.
Sadece aidat alıyorlar, belge veriyorlar.
Büyük dağıtım kanalları geri ödeme konusunda eczacıyı
destekliyor. Devlet, alacaklarında şahin olduğu gibi,
vereceklerinde merhametli olmalı. Aracı finans kurumunu ayıp
karşılıyorum. Devlete güvenmeyip, aracı finans kurumuna mı
güveneceğiz? Orada da aynı sorun yaşanacak. Faiz sistemi
veya başka yaptırımlar gelecek. Ben neden faiz alayım veya
neden faiz vereyim? Dürüstçe imza attığımız protokole
uyulsun. Vatandaşın takip etmesi gereken bürokratik
işlemleri, kırtasiye işlemlerini biz takip ediyoruz. Bunun
düzeltilmesi gerekir. |