Kurum Ödemelerinde Yaşanan Gecikmeler
 

Eczacılar ne düşünüyor?
Fakülte Eczanesi
Samsun
Ecz. Cahit Kılıç

Bağ-Kur ağırlıklı çalışıyoruz. stoklama ve faturalama süresi ile 75 – 90 günde tahsilat yapabiliyoruz.
Kurum ödemelerinin gecikmesi, finansman giderlerinin artmasına, kârlılığın düşmesine neden olmaktadır. Özellikle ithal ilaçlarda daha uzun vadede ilaç alabilmeye ihtiyacımız var.
TEB’e büyük görev düşüyor. Çaba varsa da, sonuç yok. %10 kârla satılan pahalı ithal ürünlerde, eczacı para kazanamamaktadır. Bu durum ithal ağırlıklı eczanelerde sermaye erozyonuna neden olmaktadır.
Dağıtım kanalları, sanayi ve eczaneler arasında denge sağlamaya çalışmakta ve en büyük yükü taşımaktadır. Bu duruma ne kadar dayanabilirler?
Aracı finans kurumları iyi bir yöntem. Vade farkının kimden çıkacağı önemli bir konudur. Devlet karşılarsa rahatlama sağlanabilir. Devletten tahsil edemediğim paranın peşin vergisini, katma değer vergisini ödüyorum. Devlet bunu borcundan mahsup etmeli. Türkiye ekonomik yönden enflasyonun düşmesiyle bir rahatlama içinde, fakat oluşabilecek sorunları kendi içimizde sektör olarak (sanayici, dağıtım kanalı, eczane) bir arada çözmeliyiz.

Pelikan Eczanesi
Samsun
Ecz. Zeki Gül

Bağ-Kur, Emekli Sandığı, belediyeler, Milli Eğitim mensuplarına ilaç veriyoruz. % 30 Bağ-Kur, % 20 Emekli Sandığı, % 20 belediyeler.
Fatura kestiğimiz tarihten itibaren 70 gün, stoklanma süresi ve fatura kesim süresi ile birlikte 100 günde tahsilat yapabiliyoruz.
Dış kaynak kullanıyoruz. Bu durum kârlılığı azaltıyor. Alternatif maliyet, gidere dönüştürülemiyor. Nakit akım dengemiz bozuluyor.
Kurum ödemeleri sorununun aracı finans kurumları ile çözülmesi fikrine sıcak bakıyorum..

Kamer Eczanesi
Samsun
Ecz. İsa Savuş

Eczanemde Bağ-Kur ve Emekli Sandığı, toplamın % 50’sini oluşturuyor.
Kurum ödemeleri fatura kesim tarihinden itibaren 70 gün, stoklanma ve faturalama süresi ile beraber, 100 gün sürmektedir. Geri ödemelerin gecikmesi yüzünden kredi kullanmak zorunda kalıyoruz. TEB’in sözleşmelere, yaptırımı olan hükümler koyması gerekir.
Her kuruma ayrı fatura kesiyoruz. Her birinin değişik ödeme zamanları var. Kurumlarda uygulama farklılıkları olabiliyor. Evrakları elden teslim ediyoruz, herhangi bir belge olmuyor. Bürokrasi çok. Her ilde tek bir reçete kontrol birimi olmalı, kurumları dolaşarak zaman kaybetmemeliyiz. Evrakları bilgisayar ortamında oluşturmalı ve takip edebilmeliyiz. Yani tek kurum, tek uygulama, tek tahsilat. Böylece düzenli iş ve nakit yönetimi sağlanmalıdır.
Önce eczanelerimizde ürün çeşidini artırmamız öneriliyordu. Artırdık ve eczanemize nakit girişi sağladık. Sonra SSK’lıların serbest eczanelerden hizmet alması gerektiği konusunda fikir birliği oluşmuştu. Şimdi ise gerçekten sıra geri ödeme sisteminin iyileştirilmesine geldi. Aracı finans kurumu fikri tek çözüm yolu gibi görülüyor. Fakat uygulaması ile ilgili detaylar önemli. Sorunlarımızı çözebilecekse ve katlanmam gereken bedel uygunsa, bizi rahatlatabilecektir. Maliyet, gider olarak yansıtılabilecektir.

Yeni Nazilli Eczanesi
İzmir-Alsancak
Ecz. Deniz Baki

Ağırlıklı olarak Emekli Sandığı Bağ-Kur, TRT Kurumları ve hastane sıralarına hizmet vermekteyim.
Ortalama 80 günde tahsilat yapıyorum.
Yıllardır kurumların düzenli ödeme yapmamaları yüzünden ödeme planı yapamıyorum. Devamlı eczaneye sermaye takviyesi yapıldı. Ancak, zaman zaman sıkıntılı anlar yaşadım.
Bu güne kadar ödemeleri düzenli yapmayan kurumlar zaman zaman depolara ödemelerimizin aksamasına neden olmuştur. Gerektiğinde kredi ile para bulup, borcumuzu ödediğimiz zamanlar olmuştur. Bu gecikmelerden dolayı kurumlar bize hiçbir fark ödememişlerdir. Böyle bir uygulama da yoktur.
TEB’in girişimleri var. Hedef Sağlık dergisinden izlediğim kadarı ile Ethem Sancak Bey’in bu konu ile ilgili ciddi uğraşıları var. 2005 yılında geri ödemelerin çıkacak yasalarla bizim lehimize olacağını düşünüyorum.
Finans kurumu çözümü bana daha mantıklı geliyor. Paramızı en azından gününde tahsil edebileceğimiz bir sistem.

Seyhan Eczanesi
İzmir-Alsancak
Ecz. Malik Seyhan

Ağırlıklı Emekli Sandığı ve hastane sıralarına hizmet vermekteyim. Ortalama 70 günde tahsilat yapıyorum. 35 Yıldır eczane işletmekteyim. Kurumların eczacıya güvendikleri, reçetenin arkasına sadece ilaç fiyatlarını yazarak tahsilat yaptığımız günleri yaşayan bir eczacı olarak, yıllardır kurumların geç ödemesi ile zaman zaman ödeme güçlüğüne düştüm. Geçmişte Bağ-Kur ile anlaşmam olmasına rağmen, şimdi Bağ-Kur yapmıyorum. Emekli Sandığı ve yatan hasta sıra reçeteleri bana yetiyor. Eczanemin konumundan dolayı elden satışım oldukça iyi. Nakit sıkıntısı yaşamıyorum. Ancak sektörümüzün geri ödemelerle ilgili sıkıntısının farkındayım. Emekli Sandığı ödemesini aksattığında, bu sıkıntıyı ben de yaşıyorum.
Bu konuda odaların ve eczacıların güç birliği içinde olması, yaptırım gücü kazanmalarına neden olacaktır. Basında aracı finans kurumu fikri var. Konunun ayrıntısını izleyemedim ancak, böyle bir kurum vasıtası ile ödemeler düzene girecekse, karşı değilim.

Dinçarslan Eczanesi
İzmir-Alsancak
Ecz. Elif Dinçarslan

Ağırlıklı Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK, MEB ve hastane sıralarına hizmet vermekteyim.
Ortalama 80 günde tahsilat yapıyorum.
Eşime ve bana ait iki eczane işletmekteyiz. Eczanelerimizin bulunduğu mevki itibari ile, ithal ilaç alımımız toplam cironun %75’ini oluşturmaktadır. İthal ilaçların kısa vadeli oluşu ve resmi ödemelerin düzenli olmayışı, ekonomik açıdan sıkıntılı zamanlar geçirmemize ve eczane sermayesini devamlı artırmamıza neden olmaktadır.
TEB bu konuda çok etkili olamıyor. Hedef Sağlık dergisinde izlediğim kadarı ile, Ethem Sancak Bey bu konuyu yakından takip ediyor. Çözeceğine de inanıyorum.
Bu gecikmelerin başlıca sebebi kaynakların zayıf olmasıdır. Devlet, kayıt dışı ekonomiyi denetim altına almalı. Devlete vergimizi ödüyoruz. Kesinlikle mağdur edilmememiz gerekir. Basında çıkan aracı finans kurumu fikri bana cazip gelmiştir. Sonuç olarak paramızı ne zaman tahsil edeceğimi bilmek bizi rahatlatacaktır.

Türay Eczanesi
İstanbul-Kartal
Ecz. Nesrin Hiçyılmaz

Yirmi senedir kurum reçetesi yapıyorum. Emekli Sandığı ve Bağ-Kur reçeteleri. SSK’ya yeni başladık. İstanbul Defterdarlığı’na bağlı kamu kurumlarının mensuplarına ilaç veriyoruz. Adliye, Müftülük, Devlet Demir Yolları vb.
Emekli Sandığı’ndan, 3 ay önceye kadar 45-50 gün arasında geri ödeme alabiliyorduk. Bağ-Kur’da ithal kalemlerde 60 günde, normal kalemlerde 90 günde geri ödeme alıyoruz. Kamu kurumlarında, Maliye Bakanlığı’ndan gelen tahsis neticesinde belli bir zaman söyleyemiyorum. Düzensiz oluyor.
Geri ödemeler aksarsa, eczanenin 30 yıllık birikimini kullanıyoruz. Zaman zaman depoların tanıdığı valörlerden yararlanıyoruz. Gerekirse banka kredisi kullanıyoruz.
Ödemelerin gecikmesinden çok, ödemelerin ne zaman yapılacağını bilmemek iş ve moral kaybına sebep oluyor. Eczacılar geri ödeme tarihini bilirlerse, tedbir alırlar, gerekirse kredi kullanırlar. Sözleşme metinlerinde yazılı sürelere kesinlikle uyulmuyor.
İki yıldır uygulanan katılım paylarının maaşlardan kesilmesi uygulamasında, geri ödemeler kurum ismi belirtilmeden, hangi fatura olduğu belirtilmeden yapılıyor. Kamu kurumlarının saymanlıklarında personel ve donanım eksikliği olduğu için, bu ödemeleri açıklayarak yapamıyorlar. Kamu kurumlarında kontrol üniteleri yeterli olmadığı için, reçeteler kontrol edilemiyor. Tabipler Odası, Türk Eczacılar Birliği, Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı birlikte çalışarak kontrol merkezi kurmalı.
Emekli Sandığı kontrol noktalarında daha başarılı. Bağ-Kur’da büyük eksiklik var. SSK henüz yeni başladığı için, bu konuda bir şey söylemek için erken.

Tamer Eczanesi
İstanbul-Maltepe
Ecz. Hamza Toprak

Bütün kurumlarla çalışıyorum. Ortalama 125 günde tahsilat yapıyorum. Bazıları 70 gün, bazıları 170 gün. Ortalama 125-130 gün. Geri ödemelerin gecikmesi bizi olumsuz yönde etkiliyor. Depolar bu konuda eczacıyı desteklemeli. Depolar bu problemin çözümü için çaba harcıyor. Ama ilaç firmalarının finans durumunu bilmediğim için, onlar hakkında net bir şey söyleyemiyorum.
Devlet de problemin çözümü için çaba gösteriyor. Ancak hazineden kaynaklanan, mali kaynakların yetersizliğinden kaynaklanan problemler, devletin çözüm bulmasını zorlaştırıyor.
TEB ile devlet arasında bir protokol var. Bu protokole bir vade konur. Bu vadeden sonraya kalan bölüm için bir banka, eczacının parasını öder. Banka, eczacının tesellüm makbuzunu söz konusu tarihte eczacının hesabına geçirir. Gecikme vadesini ilaç fiyatıyla beraber devletten tahsil eder. Bu banka Vakıf Bank veya Ziraat Bankası olabilir. Örneğin 90 gün sonra ödenecekse, 90 gün sonra eczacının tesellüm föyünü alır, hesabına geçirir, gecikme dönemi kadar vade farkını devletten alır.
Aracı finans kurumu da olabilir. Bu kurum, devlete ait bir banka olabilir.

Yelken Eczanesi
İstanbul-Fenerbahçe
Ecz. Gökhan Kondar

Emekli Sandığı, askeri kurumlar, 1. Ordu, Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri, Jandarma mensupları ve gazilere ilaç veriyoruz. Bağ-Kur ve SSK’ya yeni başlıyoruz.
Geri ödemede bir ay öncesine kadar büyük zorluk yaşadık. Paralarımızı düzenli alamıyoruz. Aldığımız ilaçların belli ödemeleri var, belli tarihlerde ödüyoruz. O tarihte ödememiz gerekiyor. Ama bir bakıyoruz ki, o tarihte ödenek yok! Rakamlar büyüyünce ödeyemez hale geliyoruz. Geçen sene iş tedarikten 7 ayda para aldık mesela. 7 ayda alınan bir paranın ne hayrı olur?
Vergilerimizi bir gün ödemezsek hemen faiz işletiliyor. Fakat biz parayı aylarca alamıyoruz. Aynı faizi bize de ödemeleri gerekir. Bu yapılmıyor. Bundan çok mağduruz. Faturayı kesiyoruz, önceden KDV ödüyoruz. KDV’yi de aylarca sonra alıyoruz. Hem enflasyondan dolayı paramız değer kaybediyor, hem ilaç aldığımız yerlere karşı mahcup oluyoruz.
Aracı finans kurumu, gecikmelerden kaynaklanan zararımızı karşılarsa, o zaman çok memnun oluruz. Tek alternatif, süre vermek ve o süreyi geçirmemektir. Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nda yaşanan sıkıntı SSK’da da yaşanacak bence. Eskiden SSK firmalardan ilacı alır, bir sene para ödemezdi. Aynı şey başımıza gelecek diye çok fazla endişe ediyoruz. Bağ-Kur ithal ilaçları bir ayda ödeyeceğiz diye taahhüt ediyor. Ama iki-üç ayı buluyor. Paralar gecikiyor. Belirli bir güvence verilmediği sürece, endişelerimiz çok fazla. TEB anlaşmayı imzalamasa iyi olurdu. "Yeterli güvenceyi alamazsak eczacılar, meslektaşlarımız mağdur olur. Onun için imzalamıyoruz" denmeliydi. Maalesef anlaşma imzalanmış. Biz nasıl direnebiliriz? Sorunlar yaşanırsa, taraflar elbirliğiyle çözebilir.

Arıkol Eczanesi
Ankara
Dr. Ecz. İsmail İstanbullu

Ağırlıklı kurumumuz Emekli Sandığı. Son üç ayda 30-50 gün arasında tahsilat yapıyorduk. Ama özellikle son aylarda çok aksıyoruz. Depolara ödemelerimiz aksadı. Kişisel imkânlarımızı zorlayarak ödeme taahhütlerimizi yerine getiriyoruz. Sorunun çözülmesi için mutlaka çaba harcanıyordur. Onlara göre devletin sağlık giderlerinin karşılanmasında, eczacılar finansör olsunlar düşüncesi hakim.
Eczacıların toplu olarak hareket etmesiyle, problemin kısa sürede çözüleceğine inanıyorum. Aracı bir finans kurumunun TEB’in de katıldığı bir konsorsiyum olarak kurulabileceğini düşünüyorum. Aracı finans kurumu işlevini yerine getirirken kamu kuruluşlarından destek almalıdır.

Emrem Eczanesi
İstanbul-İçerenköy
Ecz. Metin Bobaroğlu

Ortalama 4-4.5 ayda tahsilat yapıyoruz. Emekli Sandığı daha erken ödeme yapıyor. Ağırlık Emekli Sandığı, sonra Bağ-Kur. Emniyet, Gümrük ve Milli Eğitim Bakanlığı birbirine yakın sürelerde geri ödeme yapıyor.
En büyük müşterimiz kamu kurumları. Eczanemizin bunun dışında kalan günlük satışlarla ayakta durması zor. İmkânsız demiyorum. Bugünkü koşullarda kamu kurumlarıyla çalışmasak, ekonomik yaşamımızı sürdüremeyiz.
Çözüm için belki çaba harcanıyor ama sonuç alınmıyor. Dirençler var. Biz de bunun semeresini toplayamıyoruz.
Tek tek eczaneler bu problemleri çözemez. Birlikte hareket edersek, eczacılar odasının önderliğinde ve depoların katılımıyla, eczacıların gerçek sorunu olduğunu bütün toplumun anlayabilmesi adına, toplu bir ses oluşturulabilir. Aracı finans kurumu düşüncesi çok olumlu. Bu gerçekleşirse büyük bir sorunumuz çözülmüş olur.

Oğuz Eczanesi
İstanbul-Avcılar
Ecz. Feridun Oğuz

Emekli Sandığı ve Bağ-Kur mensuplarına ilaç veriyorum. Bağ-Kur daha ağırlıklı.
Emekli Sandığı’nda geri ödeme 60 güne çıkmak üzere. Bağ-Kur ortalama 90 günde geri ödeme yapıyor.
Benim ciromun içinde kurumların yeri %25-30 olduğu için, geri ödemedeki gecikmeler beni fazla etkilemiyor. Ben o açıdan biraz şanslıyım.
Bu sorunun çözümü için hiç çaba harcanmıyor. Eczacılar birlik olarak hareket etmeli. Eczacı kişisel çıkarlarından ziyade, bütün eczacıları düşünerek, birlik olarak hareket etmeli.
Fatura kesmek için gece 2’ye kadar bilgisayarın başında bekledim. Sistem ne kadar karmaşık olursa, o kadar suistimal edilir. Ben her kuruma ilaç vermek isterim. Düzgün ödeme yaptıktan sonra neden ilaç vermeyeyim?
İnternet sitesindeki formaliteler basitleştirilsin. SSK’da 7 ayrı evrak var. Çalışan, emekli, tarım, yurtdışı SSK’lıları vb. Hepsinden değişik evrak istemek gerekiyor. Reçete başında, bilgisayar başında 15 dakika uğraşıyorum. Ödeme dönemlerinde, fatura kesme dönemlerinde Bağ-Kur’un server’ı çöküyor. En basit internet sitelerinin server’ları bile çökmüyor. Bu bizi çok zor duruma düşürüyor.

Doruk Eczanesi
İstanbul-Avcılar
Ecz. Raziye Kurt

Emekli Sandığı’yla çalışıyorum. Bağ-Kur ve SSK’ya yakında ilaç vermeye başlayacağım.
Emekli Sandığı ortalama 45-60 günde geri ödeme yapıyor. Gecikmeler bizi çok ciddi düzeyde etkiliyor. Ciromun %25’i Emekli Sandığı. Gecikmelerden dolayı çek erteletmek durumunda kaldım. Bekleyen ödemem bir ara 30 milyara çıktı. Korktuğum için Bağ-Kur reçetesi yapamadım.
10 Şubat’ta SSK’lı hastalar birden yüklendi. Ama geri ödemedeki aksamalar beni korkuttuğu için, SSK’lılara ilaç veremedim. Bu aksamalardan dolayı evini, arabasını satan arkadaşlarımız oldu.
Burası bir ticarethane ama aynı zamanda sağlık hizmeti verilen bir yer. Eczanemde bir de eleman çalıştırıyorum. Ödemeler gecikince, sorumlu olduğumuz kişilere karşı görevlerimizi yerine getiremiyoruz. Aracı finans kurumu mantıklı ama ne kadar uygulanır? Orada da aksama olursa ne olacak?
Ben vergimi bir gün geciktirirsem, bana ceza kesiyorlar. O zaman devlet de bana ödemelerini geciktirmesin. Hükümet iyi niyetli, çözmeye çalışıyor. Hükümetin bu işlerle ilgili bütün formaliteleri, bürokrasiyi çok çok iyi tanıması gerekir. Gerekirse tebdil-i kıyafetle denetim yapsınlar. O kadar çok evrak isteniyor ki hastaya ilaç verdiğimizde...
Hastamız reçetesindeki dört ilacın ikisini alıyor. Onlar da en ucuzu. Neden böyle oluyor? İlaçlarının hepsini alsın. İkisini kurum ödüyor, diğer ikisini hasta kendi cebinden ödüyor. Olan vatandaşa oluyor, eczacıya oluyor.

Sağlık Eczanesi
İstanbul-Avcılar
Ecz. Ömer Sağlık

Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’la çalışıyorum. Onun dışında kurumum yok. Bağ-Kur 120 günde geri ödeme yapıyor. İthal ilaçlarda 60 gün. Emekli Sandığı 90 gün.
Gecikme olunca kendi sermayemizden takviye yapıyoruz. Daha az vadeyle aldığımız bir ilacı, uzun vadeli olarak devlete veriyoruz. Kâr oranımız düşüyor. Vergiyi veriyoruz. Bir çok kurumda tahsil etmediğimiz paranın vergisini ödüyoruz.
Sözleşmede yazılan tarihlerde ödeme yapılmıyor. Mesela Bağ-Kur, sözleşme gereği, verdiğimiz ilacın tamamını 60 günde ödemesi lazım. 120-150 güne sarkıyor. Konulan kaidelere riayet edilmiyor. Sağlık Bakanlığı bu konuda taraf değil. Maliye Bakanlığı’yla ilgili bir problem bu. Maliye Bakanlığı’nın çözmesi gerekir.
Eczacılar bu problemi idare ettiği için, fedakârlık yaptığı için, şimdilik dikkat çekmiyor. Devlet vatandaşın parasını tedarik etmek zorunda. Devlete zamanında bir şeyi ödemediğimizde, bizden faiziyle birlikte tahsil ediyor. Oysa ki bize yapılan geç ödemelerde böyle bir şansımız yok. Depolara geç ödeme yaparsak vade farkı ödüyoruz.
Aracı finans kurumu bugünkü mevzu değil. Bir-iki senedir konuşuluyor. Eczacılar için çok uygun olur. Devlet bir aracı kurum kullanıp, bizim paramızı ödeyecek. Daha sonra gecikme süresiyle ilgili hesabını bu kurumla halledecek. Bütün hastalar ilaçlarını serbest eczanelerden alabilsin. Devlet, makul sürede bu ilaçların bedelini biz eczacılara ödesin. Bu konuda umutsuz değilim. Eczacılar biraz karamsar. Eczanelerin olmadığı bir ortamda kim sunacak bu hizmeti?
AB’ne gireceğiz, yasaları uyumlu hale getiriyoruz. Sağlıkta da AB’ne yakın bir sisteme geçmemiz gerekiyor. Artık böyle bir problem Avrupa’da, dünyada yok. İnsanlar hastaysa doktoruna gidiyor. Gerekli olan ilaçları bir şekilde devlet tedarik ediyor.

Yeni Pelin Eczanesi
Ankara-Samanpazarı
Ecz. Gülhan İNAL

Ağırlıklarını sıralandıracak olursak; Emekli Sandığı, Bağ-Kur, Ankara Numune Hastanesi Personeli gibi kurumlarla çalışmaktayım. Emekli Sandığı 75-80 güne uzadı. Yine Numune Hastanesi 75 günde ödeme yapmakta. Biliyorsunuz ki 33 milyon SSK’lı, kurum dışından ilaçlarını alabilecek. Biz hastane karşısında olduğumuzdan, ağırlıklı olarak ithal ilaçlar satıyoruz. Zaten bugüne kadar ciromuzun büyük kısmını Emekli Sandığı’na bağlamış bulunmaktayız. Kâr marjımız da biliyorsunuz ki düştü. Bu durumda SSK’ya ilaç veremeyeceğiz. Bugüne kadar borcumu ödeyebilmek için banka kredisi kullanmadım. Böyle giderse ben de borcumu ödeyebilmek için bankadan kredi çekmek durumunda kalacağım.
Sorunun çözümü için Devletin katkısı malum ortada. TEB'in ciddi bir çabası yok. Sorun karşısında eczacılarımızın yeterince görüşü alınmadı. Fikir birliğine varılamadı. Eczacılarımızdan veriler alınarak analiz edilemedi. TEB kendisi hareket ederek eczacılarımızla anlaşma yoluna gitti. Bir yıldan beri önümüzü tam olarak görmeden hareket ediyoruz ve hep darbeler alıyoruz.
Aracı kurum, kâr amaçlı bir finans kuruluşu olacak. Onun içindir ki pek faydalı olacağını düşünmüyorum. Beni en çok korkutan üç kurumun ödemeleri birlikte hareket ederek yapacak olmasıdır. Eczacının kârı %5 olsun, fakat ne zaman alacağını bilsin, ödemesinin dönüş tarihi net olsun.

Nişanca Eczanesi
İstanbul-Eyüp
Ecz. Abdülkadir Akdere

Bağ-Kur, Emekli Sandığı ve Milli Eğitim’e mensup hastalara ilaç veriyoruz. Şimdi de SSK sözleşmesini yaptık. Bir tsunami dalgası gibi SSK’lı vatandaşlar eczaneye hücum etti. Bağ-Kur’un protokolünde 60 günde geri ödeme yapılacağı yazıyor ama biz dört aya razıyız. Bağ-Kur bazen 90 günde de ödüyor. Emekli Sandığı bir ayda ödeme yapıyor. Asıl problem Bağ-Kur. Bir başka sektör olmadığımız için, kumaş veya meyve alıp satmadığımız için, çeklerimizi ödemekte zorlanıyoruz.
SSK ilk geri ödemesini yaptığında niyet belli olacak. SSK’daki yeniden yapılanma bir devrimdir. İsraf önlenecek, mükerrer alımlar önlenecek.
35 milyon insanın serbest eczanelere devri çok amatörce oldu. Reçete provizyonu yapamıyoruz. Hangi esaslarla, nasıl ilaç vereceğiz, belli değil. Vatandaş, ilacı eczacının vermediğini sanıyor.
Eczacı Odası bu konuda ne yapıyor, ben de merak ediyorum. Sadece aidat alıyorlar, belge veriyorlar.
Büyük dağıtım kanalları geri ödeme konusunda eczacıyı destekliyor. Devlet, alacaklarında şahin olduğu gibi, vereceklerinde merhametli olmalı. Aracı finans kurumunu ayıp karşılıyorum. Devlete güvenmeyip, aracı finans kurumuna mı güveneceğiz? Orada da aynı sorun yaşanacak. Faiz sistemi veya başka yaptırımlar gelecek. Ben neden faiz alayım veya neden faiz vereyim? Dürüstçe imza attığımız protokole uyulsun. Vatandaşın takip etmesi gereken bürokratik işlemleri, kırtasiye işlemlerini biz takip ediyoruz. Bunun düzeltilmesi gerekir.