GSS’de Geri Ödeme Sistemleri de Düzenlenmelidir..
 

Hedef Sağlık: Türk Eczacıları Birliği olarak ‘Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası’ yasa tasarısına karşı yaklaşımınız nedir? Tasarının genel gerekçesinde ‘sistemin kurgusundan kaynaklanan hatalar nedeniyle, sosyal güvenlik sisteminde kapsamlı bir reform ihtiyacı ortaya çıkmıştır.’ deniyor. Bu değerlendirmeye katılır mısınız, hangi açılardan? 

Mehmet Domaç: Öncelikli olarak, tasarının genel gerekçesi ile kendisi arasında ciddi bir açı farkı olduğunu vurgulamak isterim. Bu açı farkının yarattığı bir sonuç olarak, genel gerekçedeki sosyal güvenlik sisteminde kapsamlı bir reform ihtiyacı tespitine katılıyorum. Ancak Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasa tasarısının olumlu bulmadığım pek çok yönü var. Doğru deyişle, tasarının reform ihtiyacına yanıt vermekte yeterli olacağını düşünmüyorum. Sanırım sağlık sisteminin neresinde reforma ihtiyaç duyulduğu konusunda yasayı hazırlayanlarla tam olarak aynı tespitleri yapmıyoruz. Bizim düşüncemiz, reformun herkese eşit sağlık hizmeti verilmesine yönelmesi gerektiğidir. Tasarı ise o kadar çok istisna taşıyor ki, herkese ve eşit koşullarda sağlık hizmeti verilmesi olanaksız hale geliyor. 

Tasarı tartışmalara konu oluyor. ‘Sağlık hizmeti özelleştirilmek isteniyor, paran kadar sağlık hizmeti, belirlenmiş hastalıklarda tedavi hizmeti alabilme imkanı, katılım payları..vb., bu tartışmanın kimi unsurları. Sizin yaklaşımınız nedir? 

Genel Sağlık Sigortası adı altında sunulan Yasa teklifinin bize göre en önemli eksikliği ücretsiz aile işçileri, yevmiyeli çalışanlar, kayıt dışı ekonomide çalışanlar olmak üzere, önemli bir grup insanın Genel Sağlık Sigortası kapsamı dışında kalmasıdır. 
Türkiye’de yaklaşık olarak 5,5 milyon ücretsiz aile işçisi, 1,8 milyon yevmiyeli çalışan ve 1,5 milyon da kayıtdışında çalışan insanımız bulunmaktadır. Toplam 8,8 milyon kişinin Genel Sağlık Sigortası kapsamında bulunmaması, nüfusun yüzde 12’sinin Genel Sağlık Sigortası kapsamı dışında kalması demektir. Çok önemli bir yasanın yapılması çalışmalarında şüphesiz bu duruma bir çözüm oluşturmak gerekiyor. 
Diğer yandan, yasa ile ilgili onlarca Yönetmelik çıkarılması, yasanın uygulanması, yorumlanması ve yaşama katkı sağlamasında zaman içinde sorunlar oluşturabilir. Yönetmeliklerin olanaklar ölçüsünde asgariye indirilmesi sağlanmalıdır.
Yasa ile ilgili bir diğer önemli sorun finansman sorunudur. Ülkede diğer sigorta kurumlarının dağınıklığı nedeniyle kaynakların denetlenemediği bir yapı ortaya çıkmıştır. GSS bu yapıyı derleyip toplayacak, tek çatı altında birleştirecek önemli bir kurumdur. Emekli Sandığı, Bağ Kur, SSK, Yeşil Kart, konsolide bütçeye dahil kişilerin hepsinin bir çatı altında birleşmesi kaynak israflarını ortadan kaldıracak ve bürokratik yapıları bir ölçüde azaltacaktır. Ancak Genel Sağlık Sigortası’nda eksik kalan, finansın nasıl sağlanacağı konusunda bir projeksiyondur. Adil bir vergilendirme sistemi ve Genel Sağlık Sigortası’nın finansmanının bu vergilerden sağlanması ile birlikte, bütçeden genel sağlığa ayrılan payın artırılması gerekmektedir. 

Tasarının oluşması sürecinde eczacı taleplerine uygun düzenlemeler yapılması için uğraş verdiniz. TEB talepleri tasarıda ne kadar yer aldı, ne kadar almadı? 

Birliğimiz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na hitaben yazdığı yazı ile Taslak’ta bazı değişikliklerin yapılmasını önermiştir. Öncelikle, tasarının ilk halindeki 8. maddede, ki herkesin en çok dikkatini çeken maddelerden biri budur, sağlanacak sağlık yardımlarının neler olduğunun net bir biçimde tanımlanması gerektiğini ifade ettik. Bu kadar hassas bir konunun siyasi otoriteye bırakılamayacağını düşünüyoruz. Son taslakta 87. Madde kapsamında olan önerimiz, ne yazık ki değerlendirmeye alınmadı. Bir diğer önemli konu, sağlık hizmetlerinden yararlanmak için prim ödeme süresinin 90 gün olması idi. Biliyorsunuz, bu arada Burdur’da bir sözleşmeli öğretmen 90 gün süresi dolmadığı için vefat etmişti. Biz bu sürenin ortadan kaldırılmasını ya da kısaltılmasını istedik. Bu madde de değişmedi. 
Bir diğer önemli konu, birinci basamak sağlık hizmetlerinden alınacak katılım payları konusu idi. İlk taslakta yüzde 0 ila 50 arasında çok büyük bir rakam öngörülüyordu. Bu, ikinci taslakta ayaktan tedavide 2 YTL’ye, ilaçlar ve diğer medikal ürünlerde ise şimdi olduğu gibi yüzde 10-20 arasına indirildi. Bunun önemli bir gelişme olduğunu düşünüyoruz. 
Diğer yandan, Sağlık Yardımları Fiyatlandırma Komisyonu’nda TTB, TEB ve TDHB’nin de temsil edilmesini talep etmiştik. Bu saydıklarımız ve daha fazlası temsil düzeyinde değil ama istişari organlar olarak son taslakta yer aldılar. 
Bizim için en önemli kazanım, ilk taslakta 20. maddede bulunan kurumun eczane açma yetkisinin kaldırılması oldu. Biliyorsunuz, özellikle SSK hastanelerinin eczacısız çalıştırılması v.s. gibi önemli sorunlarla yıllar boyunca uğraşmak zorunda kaldık ve ancak bir noktaya gelebildik. Maddenin bu şekilde kalması, sorunumuzun bir yirmi yıl daha devam etmesi anlamına gelecekti. 
Taslakta diğer bazı düzeltmeler de bizim ve diğer sivil toplum örgütlerinin önerileri doğrultusunda yapıldı. Ancak özellikle 90 gün prim ödeme süresi dolmadan sağlık hizmetlerinden yararlanamama ve Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı ile Genel Sağlık Sigortası’nın birleşmesinden sonra ortaya çıkan emekli aylıklarının düşürülmesi gibi ciddi konular, sağlık hizmetlerinden yararlanmanın önünde önemli engeller oluşturmaya devam ediyor. 

Tasarı yasalaşırsa eczacılarımız nasıl etkilenecek? İş yükünde ve bürokraside ciddi bir azalma meydana gelecek mi? Eczacıların aynı zamanda, nelere hazırlıklı olması gerekiyor? 

Eczacılık hizmetlerinde geri ödeme sürelerine uyulmaması en temel sorunu oluşturmakta, zaman zaman sistemi kilitleme noktasında getirmektedir. Bugüne kadar kurumlarla Türk Eczacıları Birliği arasında yapılan tek tek anlaşmalarla belirlenen geri ödeme süreleri, GSS yürürlüğe girdiği andan itibaren tek bir kurumla birlikte saptanarak, sabitlenecektir. Ancak, GSS’de sağlık hizmeti satın alınacak eczanelerle nasıl bir anlaşma yapılacağı, eczacıların bugünkü haklarının korunması konuları belirsizdir. Geri ödemenin nasıl ve ne sürede yapılacağı, ayrıca geri ödeme sorununa çözüm olarak düşünülen gecikmiş borçlara faiz uygulanması hükümleri de yer almamaktadır. Bir başka deyişle, GSS Taslağı, geri ödeme ile ilgili herhangi bir içeriğe sahip değildir. Sadece hizmetlerin anlaşmalarla alınacağı hükmü bulunmaktadır.