Dr. Nihat Yurt: “Türkiye’nin E-Sağlık Projesi”
 


Hedef Sağlık: Kendinizi ve departmanınızın yaptığı çalışmaları tanıtır mısınız?
Dr. Nihat Yurt: Sağlık Bakanlığı Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nda çalışıyorum. Tıp doktoruyum. Esas görevim DPT koordinasyonunda yürütülen e-Dönüşüm Türkiye projesi çerçevesinde e-Sağlık Çalışma Grubu’nun koordinatörlüğü.
E-Dönüşüm Türkiye Projesi çalışmaları 2003 Şubat’ta yayımlanan Başbakanlık genelgesiyle başladı. Bakanlık olarak Ocak 2003’te kamu kurumları, özel sektör, üniversiteler, sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla Türkiye Sağlık Bilgi Sistemi çalışmalarını başlattık.
Geldiğimiz nokta şu: Türkiye Sağlık Bilgi Sistemi çalışmaları ile birlikte on çalışma grubu kurduk. Bakanlığımızın koordinasyonunda ve sağlık bilişimi alanında yürütülmesi gereken faaliyetlere odaklı çalışma gruplarıydı bunlar. Bu çalışma gruplarının koordinasyonunu ilgili kurum ve kuruluşlara verdik. Örneğin eğitimle ilgili çalışmalar Hacettepe Üniversitesi ve ODTÜ ile, standartlarla ilgili çalışmalar Tıp Bilişimi Derneği ile, teletıpla ilgili çalışmalar da TÜBİTAK koordinasyonu ile gerçekleştirildi. Ocak 2004’te Türkiye Sağlık Bilgi Sistemi çalışmaları yayımlandı.
E-Dönüşüm Türkiye Projesi ile e-Devlet, e-Avrupa+, Kamu-Net ve benzeri tüm çalışmalar birleştirildi. Sekiz tane ana çalışma grubu oluşturuldu. Bunlardan birisi de e-Sağlık Çalışma Grubu. Bu çalışma grubunun koordinasyonunu Sağlık Bakanlığı aldı. DPT ile yürütülen çalışmalarla e-Dönüşüm Türkiye Projesi Kısa Dönem Eylem Planı oluşturuldu. Bu eylem planında e-Sağlık için temel 15 eylem belirledik. Bunlar, sağlık bilişimi alanında yürütülmesi gerekli temel çalışmalara odaklı eylemler oldu. Bu eylemler, 2003/48 sayılı Başbakanlık genelgesi ile Resmi Gazete’de yayımlandı.
Daha sonra bu eylemler üzerinde çalışmalara ağırlık verdik. Üçer aylık periyotlarla DPT ile birlikte değerlendirmeler yaptık. Eylemlerin çoğunu tamamladık. Örneğin Sağlık bilişimi alanındaki standartları belirledik ve bir kısmını uygulamaya koyduk. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi’ni geliştirdik.
Tamamlanan çalışmaları bize anlatır mısınız?
Bir hastaneye gittiğinizde size değişik teşhisler konuyor. Mesela bir hastane size üst solunum yolu enfeksiyonu teşhisi koyuyor. Başka hastane aynı hastalığa grip diyor. Başka bir hastane de nezle diyor. Üçü de farklı ama, aynı şeyi anlatmak istiyor. Bunun bir uluslararası sınıflama sistemi var. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayımlanan ICD 10. Her hastalığın bir kodu var. Siz değişik sağlık kurumlarına da gitseniz, size kodlu teşhis konuluyor. Doktorlar artık bunun uygulamasına geçiyorlar. Bu da şunu sağlıyor: Ülkenin genelindeki sağlık sorunlarını doğru tespit edebiliyorsunuz. Konulan teşhisleri ve tedavileri daha etkili bir şekilde izleyebiliyorsunuz. Bir de işin sağlık bilgilerinin değişimi boyutu var. Bununla da ilgili bir takım uluslararası standartlar geliştirildi. Bu standartların da sistemimize uyarlanmasıyla ilgili çalışmalar yürütülüyor. Sağlık bilgilerinin kayıtlarının gizliliği ve güvenliğiyle ilgili standartlar var. Bunların bir kısmı e-devlet’le ilgili. Bir kısmı tamamen sağlığa özgü standartlar. Bunların tespiti yapılıp, uygulamaya başlandı.
Bir diğer konu da, tıbbi malzemelerin adlandırma sistemi. Tedavi için kullandığınız malzemelerin de bir standardının olması gerekiyor. Günümüze kadar geçen süreçte, örneğin bir katetere birisi bir isim veriyor, diğeri başka isim veriyor. Ortada birlik yok. Bu birliği sağlamaya yönelik uluslarararası kabul gören GMDN (Global Medical Device Nomenclature) olarak adlandırılan bir sistem var. Buna benzer bir sistemi Bakanlık olarak geliştiriyoruz. Böyle bir sistemle sektörde dil birliğinin sağlanması, tıbbi tedavi süreçlerinde tüketilen malzemeler, ayrılan kaynaklar ve ihtiyaçların doğru tespit edilmesi amaçlanıyor.
Aile hekimliğinin teknolojik ve iletişim altyapısına ilişkin çalışmalarınız da var mı?
Evet, Aile Hekimliği Bilgi Sistemi Projesi. Düzce pilot il olarak seçildi. Aile Hekimi, hastanın başvuru yapacağı ilk basamak. Buna yönelik bir bilgi sistemi de geliştirildi. Bu çalışma aşama aşama yaygınlaşacak. Aile Hekimliği Bilgi Sisteminde uluslararası hastalıkların sınıflaması ICD-10, İlaç Sınıflama Sistemi, Bütçe Uygulama Talimatı-BUT kod ve standartları kullanılmıştır. Hastaların başvurduğu aile hekimleri tarafından kayıtlarının tutulması ve bir kısım bilgilerin de merkezi olarak toplanması ve aile hekiminin hastaları düzenli olarak takip edebilmesi sağlanıyor. Hastaneye sevk sonrasında, hastanın aile hekimine bilgi vermesi sayesinde, sağlıkla ilgili süreçlerin daha iyi takip edilmesi amaçlanıyor. Düzce ilinde pilot uygulama gerçekleştiriliyor.
İlaçta ne gibi çalışmalar var?
İlaçlarla ilgili standart sınıflama sistemi ve ilaç barkodlarının eşleştirme çalışmaları yürütülüyor.
Türkiye’nin e-Sağlık projesi’
Türkiye Sağlık Bilgi Sistemi / e-Sağlık Eylem Planı’nın yürütülmesi esnasında bir çalışmamız daha oldu. Gelecek ihtiyaçları gözeterek, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’ne (ITU) bir proje teklifi hazırladık. ITU, Birleşmiş Milletler’in bir kuruluşu. Bu kuruluşun e-Strateji bölümü var. Bu bölümün, ülkelerin kendi kapasitelerini oluşturmalarına yardım eden bir fonksiyonu var. Proje teklifimiz kabul edildi. 2003 Aralık’ta Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi’nde, basın bildirgesinde "Türkiye’nin e-Sağlık Projesi" şeklinde yayınlandı. Bu kuruluşun destek sağladığı ender projelerden biri.
ITU e-strateji direktörü ve e-sağlık uzmanı, Bakanlık uzmanlarıyla birlikte çalıştı. Bu uzman oldukça deneyimli. Daha önce Dünya Sağlık Örgütü’nde, kırkı aşkın ülkede görev yapmış birisi. Bakanlık içinde yürüttüğümüz tüm çalışmaları gözden geçirip uygulamaya yönelik bir strateji hazırladık. Türkiye’nin e-sağlık stratejisi ve uygulama planı. Buna yönelik bir entegre çözüm hedefledik. Sağlık Bilgi Sistemleri Kurulumu e-Sağlık Çözümü adı altında bir bilgi isteme dokümanı yayınladık. Gelen cevapları değerlendirdik. İlgili bakanlık birimlerini ve kurumları ziyaret ederek, çalışmaları tamamladık.
E-dönüşüm Türkiye projesi içinde 2005 yılı için yeni eylemler belirlendi. 2005 Eylem Planı 2005/5 sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararıyla 1 Nisan 2005’te Resmi Gazete’de yayımlandı.
2005 yılı hedefleriniz neler?
E-Sağlık için 2005 yılında 5 eylemimiz var: 1-Sağlık hizmeti veren ve ödeme yapan kurumlar arasında klinik ve idari verilerin değişimi, 2-Aile Hekimliği Bilgi Sistemi, 3-Hastane(ikinci basamak) Yönetim Bilgi Sistemi, 4-Elektronik Hasta Kayıtları, 5-Gizlilik, güvenlik ve mahremiyet.
Bu başlıklar etrafındaki uygulamalar hayata geçtikçe, entegre e-sağlıkta ulaşılacak hedefler:
1-Ulusal sağlık veri sözlüğünün geliştirilmesi. Bu sözlükte tüm standartlar, tüm kodlama sistemleri, tanımlamalar yer alıyor. Ülkedeki tüm sağlık kuruluşları bu sözlüğe uygun olarak sistemlerini kuracaklar ve bu sözlük ulusal başvuru kaynağı niteliğinde olacak.
2-Veri operasyon merkezinin kurulması. Hastaların minimal verilerinin tutulacağı bir sistem olacak. Kişisel hastalık bilgileri yer alacak. Her tür bilgi değil, sadece karar verme sürecini etkileyecek bilgiler. Hasta için kritik olan verilerin tutulması hedefleniyor.
3-Hastane yönetim bilgi sistemlerindeki asgari tutulması gerekli modüller. Buradan veri merkezine bir takım bilgilerin akması gerekiyor. Önemli olan, ulusal sağlık veri sözlüğü standartlarına uygun olması. Bu da birlikte çalışılabilirliği sağlayacak. E-devlet için Birlikte Çalışılabilirlik Esasları Rehberi’nin birinci sürümü yayınlandı. Kamu kurumları arasındaki bilgilerin, belgelerin değişimine yönelik tanımlamalar var burada. Sağlıkla ilgili ulusal sağlık veri sözlüğünün yayınlanması, sağlıkta birlikte çalışılabilirlik rehberi ihtiyacını karşılayacak. Hangi kurum ne tür bilgi isterse, yetkilendirme dahilinde verilere erişebileceği bir sistemin oluşturulması planlanıyor.
Vatandaşa yansıması ne olacak?
Vatandaş, sağlık sorunuyla ilgili başvurduğunda, kayıtlarının standartlara uygun tutulması sayesinde, bu vatandaş herhangi bir sağlık kuruluşuna tekrar başvurduğunda, daha önce konulan teşhisler ve uygulanan tedaviler, hastanın izni ile doktoru tarafından görülebilecek. Bunlarla ilgili bilgilere anında erişilebileceği için, daha doğru tanı koymak, tedavi hatalarını en aza indirgemek ve daha kaliteli sağlık hizmeti vermek mümkün olabilecek.
Kamu yönüyle düşünecek olursak, sağlıkla ilgili olayların daha etkili izlenmesi, daha iyi kaynak planlamalarının yapılabilmesi, sağlıkla ilgili yatırım yapılması gereken yerlerin tespiti, kanıta dayalı verilerle ortaya konabilecek.

Elektronik reçete…
Elektronik reçete gibi bir şey ilk aşamada söz konusu değil. İlk fazda düşünülen, örneğin aile hekimleri elektronik imzaya sahip olduklarında, sisteme erişen kişi gerçekten aile hekimi mi? Bunu belirlemek önemli. Hasta başvurduğunda, TC kimlik numarasıyla bir şekilde doktora kendini ispatlayabiliyor.
Japonya’da bir hastaneden örnek vermek istiyorum. Önce hasta, hastaneye başvururken kiosk benzeri bir makineden kart alıyor. Kartla ilgili bölümden randevusunu alıp, muayene oluyor. İlaçları elektronik olarak yazılıyor. Hasta, hastaneden çıkarken, eline ilaçların yazılı olduğu bir kopya veriliyor, gideceği eczane de yazıyor. Neden internetle gönderilmediğini sorduğumuzda, interneti pek güvenli bulmadıklarını söylüyorlar. Japonya, dünyadaki 2. büyük gayri safi milli hasılaya sahip ülke. Böylesine gelişmiş bir ülkede bile elektronik reçete uygulamasından söz edilmiyor. Ama gelişmiş bazı Avrupa ülkelerinde, örneğin İngiltere’de e-reçete uygulaması yönünde çalışmalar yürütülüyor. Kişisel sağlık bilgileri ve kullanılan ilaçlar çok güvenli bir şekilde korunabilsin ki, elektronik reçeteden söz edilebilsin. Reçete hataları daha çok el yazısının okunmasından kaynaklanıyor. Bunlar bilgisayar ortamında yazılırsa, hatalar büyük ölçüde azalır. Ama elektronik reçete için henüz erken olduğunu düşünüyorum.
Sosyal güvenlik kurumları birleşecek ve tek bir ‘akıllı kart’ olacak deniyor..
Akıllı kartla ilgili Tübitak koordinatörlüğünde yürütülen bir çalışma var. Kamu kurumlarında akıllı kart uygulaması. Bunun için ilgili her kamu kurumundan görüş alındı. Asgari düzeyde kimlik tanımlayıcı bilgilerinin ve minimal düzeyde sağlık bilgilerinin tutulması düşünülüyor. Sağlık yönüyle allerji bilgisi, kronik hastalık bilgisi, kan grubu ve bağışıklık bilgisi olabilir. Şu anda bunlar çalışma aşamasında. Bu çalışmanın sonucu Tübitak tarafından e-Dönüşüm İcra Kurulu’na sunulacak. Değişik ülkelerde yerel uygulamalar var. Bilgi sistemlerinin maliyeti gün geçtikçe düşüyor. Daha yeni teknolojiler gündeme geliyor. Sağlığa özgü daha çok bilginin tutulabildiği akıllı kart uygulaması, daha sonraki yıllarda gündeme gelebilir.
'Türkiye Sağlık Bilgi Sistemi Eylem Planı(Ocak 2004)'nda E. Sandığı, akıllı kart uygulamalarını hedefliyor, diğerleri değil, neden?
Onlar, kurumdan 2003 yılında iletilen bilgilerdi. Ama bahsettiğim e-Dönüşüm TR projesi Kısa Dönem Eylem Planı’nda akıllı kart uygulamaları çalışmaları Tübitak ve DPT tarafından yürütülüyor. Yani her kurumun ayrı ayrı akıllı kart kullanması söz konusu değil.

Elektronik provizyon?

Bakanlığımıza bağlı hastanelerde elektronik provizyon uygulaması başladı. Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur ve yeşil kartlı hastalar hastaneye başvurduğunda, çevrimiçi bir sorgulama işlemi yapılıyor, hak sahipliği durumu sorgulanıyor.
2006’da nelerin gerçekleşmesi bekleniyor?
Sağlık Bilgi Sistemi e-Sağlık Çözümü ile entegre bir sistem oluşturulması hedefleniyor. Projenin ilk safhası pilot uygulama. 1-1.5 seneyi alacak bir çalışma. Bu çalışmanın başarısı kanıtlanırsa, yaygınlaşacak. Pilot olarak belirlenen hastanelerden ve aile hekimliği bilgi sisteminden belirlenen verilerin veri operasyon merkezinde tutulması ve analizi hedefleniyor. 2006 pilot çalışmaların yoğunlaştığı bir yıl olacak. 2007’de sistemin çalışabilirliğinin gösterilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılarak yaygınlaştırılması planlanıyor.