| |
Ethem
Sancak:
2005
yılını geride bıraktık. 2005 yılı ülkemiz açısından önemli
gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Avrupa Birliği ile tam
üyelik görüşmelerinin kimi beklentilerin tersine 3 Ekimde
başlaması altı çizilmesi gereken en önemli gelişme. Resmen
start alan tam üyelik görüşmelerinin ilk aşaması ‘tarama’
çalışmaları. ‘Tarama’ sürecinin bu yıl içerisinde
tamamlanması ve müzakerelerin başlaması bekleniyor.
Bir diğer önemli gelişme ise; başta enflasyon hedefi olmak
üzere bütçe hedeflerinin yakalanmış olması. Tek haneli
enflasyonu görme bahtiyarlığına ulaşan bir nesil olduk.
Ülke geleceği açısından çok önemli olan büyüme hedefinin
yakalanabilmiş olması, geçen yıl erişilen yüksek büyüme
oranının rastlantı olmadığını gösteriyor.
Yıllardan beri sözü edilen ve fakat bir türlü
gerçekleştirilemeyen ‘özelleştirmeler’ açısından 2005
yılı,herhalde tarihe geçecek bir yıl oldu. Yapılan
özelleştirmeler çok ciddi boyutlarda yabancı sermayenin
ülkeye girişinin önünü açtı, açıyor. Yüksek büyüme
oranlarının sürdürülebilir hale gelmesi açısından yatırımcı
global sermayenin önemi artık tartışma kabul etmiyor.
İhracatta ulaşılan rakamlar da her yıl yakalanan yüksek
hedeflerin rastlantı olmadığının ispatlandığı bir başka
alan.
Ciddi canlanma belirtileri gösteren bir sektör de
‘bankacılık ve finans sektörü’. Güçlerini birleştirme
çabaları, cesaretle yabancı ortak arayışları içerisine girme
ve yabancı sermayenin bu alana ilgisinin artarak sürmesi bu
belirtilerin bazıları. 2001 yılında patlak veren o meşum
krizden sonra yaşanan kabus dolu yıllar hatırlandığında bu
gelişmeler daha da iyi anlaşılır.
Her reklam kuşağının artık vazgeçilmezi haline gelen toplu
konut projeleri tanıtımları, inşaat sektörünün de ciddi bir
atılımın başlangıcında olduğunu gösteriyor. Bilindiği gibi
inşaat sektörü ‘lokomotif’ bir sektör. Demir-çelikten
çimentoya, ev gereçleri sektöründen tuğla, kereste, banyo
malzemeleri..vb bir çok sektöre kadar ‘tetikleyici’ bir rolü
var. Kamu kurumlarının toplu konut girişimlerinin her
etabının sonu gelmez kuyruklara yol açması ve onbinlerce
insanın geceden sıraya girmesi geleceğe dönük umutların
yeşermeye başladığının kanıtı değil midir?
Büyük sermaye gruplarının ülkemizin temel sektörlerinden
‘tarıma’ yönelik ilgisinin hızla artması ve bu trendin
artarak devam etmesi, 2005 yılının sevindirici
gelişmelerinden bir diğeri.
Bir aktörü olduğumuz ‘ilaç sektörü’ de bu gelişmelerin
dışında kalmadı. Yakaladığı büyüme ivmesiyle ülkenin genel
dinamiğine uygun bir performans gösterdi. İnsan sağlığına
hizmet boyutuyla rakamlardan çok daha önemli bir adım
ilacın, yeşil kartlıların da sisteme dahil edilmesiyle ve
SSK’lı vatandaşlarımızın serbest eczaneden hizmet alabilme
olanağının sağlanmasıyla, daha kolay ulaşılabilir hale
gelmesidir. Bu toplumsal boyut her türlü takdirin
üzerindedir.
Sektörümüzdeki yeniden yapılanma süreci ülkemizdeki genel
yönelime uygun olarak devam ediyor. Dergimizin bu sayısının
ilerleyen sayfalarında sektör aktörlerinin ve bürokrasinin
ilgili uzmanlarının ve eczacılarımızın ağzından 2005 yılı
değerlendirmelerini ve 2006 yılında atılacak önemli adımları
okuyacaksınız. TEB’nde birinci elden katkılarıyla hazırlanan
‘Eczacılık Kanun Tasarısı’, standartlaşmayı sağlayarak
eczacılarımıza büyük kolaylıklar getirecek ‘Genel Sağlık
Sigortası Yasa Tasarısı’ ve ‘Türkiye İlaç Kurumu’
oluşturulmasına zemin teşkil edecek düzenlemeler, 2006
yılının belli başlı adımları. Bütün bunlar ve benzeri
düzenlemeler kurum ödemelerindeki sıkıntıların da
aşılmasının adımları olacak.
Dileğim odur ki; 2006 yılı, siyasi istikrarın bozulmadığı,
eczacılarımızın kongrelerini yeni tamamlamış bir toplumsal
güç olarak gerek kendisini ilgilendiren, gerekse bütün
toplumu ilgilendiren konularda müdahil olma ve katkıda
bulunma potansiyellerini devam ettirerek gelişmelere
damgalarını vurdukları bir yıl olsun.
2006 yılının Hedef Sağlık dergisinin bütün okurları için
mutluluk ve sağlık içerisinde geçmesini diliyorum.
2006 yılı ülkemiz insanının refahı için yeni gelişmelere
zemin olsun.
Saygılarımla. |