| |
Ülkemizin
en önemli sorunlarından biridir, sokaklarda çalışmak ve
yaşamak zorunda olan çocuklar. Gün geçmiyor ki gazetelerin
3. sayfalarında sokak çocukları ile ilgili olumsuz haberlere
rastlamayalım. Özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu
bölgelerimizde bu konu gerçekten kanayan bir yara halini
almış durumda. 1990 sonrasında bölgede yaşanan
istikrarsızlık ortamında köyden kente göçlerin yoğunlaşması,
işsizliğin ve yoksulluğun artması sonucunu da beraberinde
getirmiştir. Bu durumun doğurduğu sonuçlardan birisi de
sokaklarda çalışmak ya da çalışmak zorunda kalan çocuklar.
Bu çocuklar sokaklarda her türlü hastalığa ve şiddete açık
halde yaşıyorlar. Sokakta çalışan ve yaşayan çocukların,
madde bağımlılığı açısından en büyük risk grubu olduğu
biliniyor. Madde bağımlısı çocuklar arasında suç işleme
oranı yüksek. Şiddet şiddeti doğuruyor.
İşte bu noktada, sorunun çözümü adına TEB, Diyarbakır’daki
yerel sivil örgütler ve kamu kurumlarıyla, ulusal çapta
organizasyonlarla ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği
yaparak, bir proje ortaya çıkarttı. Diyarbakır Valiliği’nin
kullanım hakkını verdiği 5 katlı bir bina onarılarak, Madde
Bağımlısı Sokak Çocukları Tedavi Yaşam ve Eğitim Merkezi
haline getirildi. Burasının çocukların gerçekten soluk
aldığı, birer çocuk olarak yaşadığı bir yer olması
amaçlanarak, YAŞAMEVİ ismi verildi.
Yaşamevi projesi ile, özellikle sokaklarda yaşayan
çocukların en önemli sorunlarının başında gelen madde
bağımlılığında, bunu önlemeye yönelik sürdürülebilir bir
model yaratarak, bu modelin yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
Bunun yanında TEB yetkilileri Yaşamevi’nin kurulma
amaçlarını, Diyarbakır’da yaşayan madde bağımlısı çocuk ve
ergenlerin tedavisi ve psikolojik-sosyal rehabilitasyonunu
sağlamak, eğitimlerle kalifiye bir yapı ile iş becerisi ve
iş kazandırmak, ergenlerin sosyo-ekonomik statüsünde
iyileştirmeler yapmak, sürdürülebilir bir rehabilitasyon
modeli oluşturmak, ayrıca sosyal, hukuki ve ailevi açıdan
destek sağlamak olarak sıralıyorlar.
Yaşamevi’nin faaliyete geçmesi ile birlikte her yıl 100
çocuk bu merkezde tedavi edilecek, sosyal terapi, iş
edindirme ve eğitim programlarına katılacak. Buradaki
programlara katılmış olan çocukların tedavisi tamamlandığı
gibi; çocuklar okuma-yazma öğrenmiş, bir branşta iş ve
meslek edindirme kursu almış olacak.
Düşten Gerçeğe
TEB’in önderliğinde gerçekleştirilen projede; öncelikle
Diyarbakır Valiliği beş katlı bir merkezi tahsis edip,
görevli tüm personelin teminini sağlarken, Büyükşehir
Belediyesi restorasyon, personel ve araç teminini üstlendi.
Bunun yanında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri
Anabilim Dalı, merkezde sürekli eğitim ve tıbbi destek
verirken, Diyarbakır Tabip Odası Tıbbi Destek, Diyarbakır
Barosu adli ve hukuki destek verecek. Ayrıca İHD Diyarbakır
Şubesi çocukların merkeze gelmesini sağlama; Diyarbakır
Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi, tedavi gören çocukların
sonraki yaşamını takip etme; KOSGEB ve TOSYÖV, iş edindirme
kursları açma konularında projeye destek olacaklar.
Yaşamevi on yataklı bir hastane ve yüzelli yataklı bir
bölümden oluşuyor. Merkezin tedavi bölümünde bir sorumlu
psikiyatrist, bir uzman hekim, beş hekim ve altı hemşire
görev yapacak. Diğer bölümde ise beş sosyal hizmet uzmanı ve
psikolog çalışacak. İki gezici ekip, sokakta yaşayan ve
çalışan madde bağımlısı çocukları merkezde yaşamaya ikna
edecek.
İki hafta kadar süren zehirden arındırma tedavisinden sonra,
her bir çocuk için ayrı ayrı hazırlanan psiko-sosyal tedavi
planları uygulanacak. İlk iki ayda sosyal-psikolojik destek
planı çerçevesinde tedavileri sürecek. Üçüncü ayda sosyal
terapiye alınan çocuk, üçüncü ve beşinci aylar arasında
psikodinamik terapi ve bireysel gelişme terapisi görecek.
Çocuklar altıncı aydan sonra isterse bir mesleki eğitim
programına katılabilecekleri gibi, yedinci aydan sonra
bireysel planları doğrultusunda okula başlayabilecek ya da
devam edebilecekler. Çocuklar beslenme, temizlik, barınma ve
giyinme ihtiyaçlarının karşılandığı Yaşamevi’nde hem öğrenim
görme, hem de mesleki eğitim olanaklarına sahip olacaklar.
Oniki ay merkezde kalan çocuk, bu sürenin sonunda kendisi
gibi merkezde yaşamış olan çocuklarla, bir psikolog ve
sosyal hizmet uzmanından sürekli destek görerek, il içinde
kendileri için ayrılmış dört kişilik yaşamevlerinde onsekiz
yaşına kadar kalabilecek.
TEB
Eczacılar İlköğretim Okulu
TEB’in bölgede yaptığı sosyal sorumluluk çalışmaları
Yaşamevi ile sınırlı kalmıyor. TEB aynı zamanda Van’da bir
ilköğretim okulu yaptırıyor. TEB’in yaptırdığı Eczacılar
İlköğretim Okulu’nda 1 ana sınıfı, 1 çok amaçlı salon,
bilgisayar laboratuvarı ve kütüphane bulunmaktadır. TEB
yetkilileri, ilköğretim okulu için Van ilinin seçilme nedeni
olarak, söz konusu ilin okullaşma oranı bakımından
Türkiye’de en kötü durumda bulunan yirmi ilden biri olmasını
gösterirken; Van’ın toplam okuma yazma bilmeyen nüfus
bakımından da dördüncü sırada olduğunu vurguluyorlar.
İlköğretim Okulu’nun arsasını tahsis eden Van Milli Eğitim
Müdürlüğü yaptığı açıklamada, sağlıklı bir eğitim
yapılabilmesi için 1813 dersliğin gerektiğini, şu anda
mevcut derslik sayısının ise 1474 olduğunu ifade etti. TEB
Eczacılar İlköğretim Okulu, Van’ın en yoksul semtlerinden
Esenler’de kurulmaktadır. |