| |
İlaç
ve Eczacılık Genel Müdürü Sayın Mahmut Tokaç 2005 yılını
değerlendirerek geleceğe ilişkin görüşlerini okurlarımız
için dile getirdi. Başlık ve ara başlıklar tarafımızdan
konulmuştur.
Hedef Sağlık
Genel Müdürlüğümüz 2005 yılında da sağlık hizmetinin
vazgeçilmez unsuru olan beşeri tıbbi ürünlerin bütün
yönlerini kapsayan faaliyetlerini sürdürmüştür. Genel
Müdürlüğümüzün yetki, görev ve sorumluluklarının
başlıcalarını sıralamak, faaliyet alanımızın genişliğini de
göstermesi yönünden yararlı olacaktır:
1. İlaçların kaliteli ve güvenilir olarak, istenilen
etkinlik ve uygun fiyatlarla, sürekli ve kolay erişilebilir
bir şekilde halka ulaşmasını temin etmek,
2. İlaçların akılcı kullanımını sağlayacak tedbirler almak,
3. İmal ve ithal ilaçların ruhsatlandırma işlemlerini
yürütmek,
4. Kan ürünlerinin ithal, izin ve ruhsatlandırma işlemlerini
yürütmek,
5. Ara ürün ve tıbbi malzemeler için izin belgesi
düzenlemek,
6. Medikal gaz üretim ve dolum yerlerinin izin belgesini
düzenlemek,
7. İmal ve ithal kozmetik ürünlere izin vermek,
8. İlaç ara ürün ve kozmetiklerin pazar içi kontrollerini
yapmak,
9. İlaç ve kozmetik üretim yerleri için izin belgesi
düzenlemek,
10. Ecza depolarının ruhsatlarını düzenlemek,
11. Uyuşturucu ve psikotrop maddelerin imal, ithal ve
denetimiyle ilgili işlemleri yürütmek,
12. İlaç fiyatlarını incelemek, değerlendirmek ve onaylamak,
13. Yurt dışından şahsi tedavi amaçlı ilaçların ithalatına
izin vermek ve bu tür reçeteleri onaylamak,
14. İlaç ve eczacılık hizmetleri ile ilgili norm ve
standartları belirlemek,
15. Ruhsatlandırma işlemlerinde uygulanacak esas ve usulleri
belirlemek.
Kamu Mali Dengesi Gözetiliyor
2005 yılında da karar mercii olmadığı halde, Bakanlığımızın
geri ödeme sistemlerindeki düzenlemelere katkısı devam
etmiştir. En büyük ilaç alıcısı durumundaki sosyal güvenlik
kurumları üzerindeki yükü hafifletici ve kamu mali dengesini
gözetici bu düzenlemeler, Farmakoepidemiyoloji ve
Farmakoekonomi disiplinlerinin verileri çerçevesinde
gerçekleşmektedir. Bu amaçla biyoeşdeğerlik çalışmaları da
hızlandırılmıştır.
2004 yılında yürürlüğe konulan Fiyat Kararnamesi gereğince
ve ilaçlarla ilgili ülke fiyat politikasını belirlemek üzere
oluşturulan Fiyat Değerlendirme Komisyonu kararıyla, 2005
yılında tüm ilaçların fiyatlarında %8.83 oranında indirim
uygulanmak suretiyle kamu maliyesine önemli bir tasarruf
daha sağlanmıştır.
2005 sonunda yürürlüğe giren yeni Ruhsatlandırma Yönetmeliği
ile, 2006 yılından itibaren yapılacak ruhsat başvurularında,
firmalardan kaynaklanan gecikmeler dışında, işlemleri azami
210 günde tamamlayacağız. Bunu temin için 40’ı eczacı olmak
üzere, 50’den fazla yeni personel ile Genel Müdürlüğümüz
kadrosu güçlendirilmiştir. Ruhsatlandırma sürecini etkili,
süratli ve şeffaf hale getiren düzenlemelerin yanısıra,
komisyon sayıları artırılmış ve böylece dosya bekleme
süreleri kısalmıştır.
Yeni Ruhsat Yönetmeliği CTD formatında dosyayla müracaatı
gerektirdiğinden, eski yönetmeliğe tabi olmak isteyen
firmalar tarafından çok sayıda yeni ruhsat müracaatı
yapılmıştır. Bu dosyaların değerlendirilmesi komisyonlarda
bir süre daha yoğunluğa sebep olacaktır.
2004 yılında yetersiz olan Genel Müdürlük binası
değiştirilerek, imkanları daha iyi olan şimdiki hizmet
binasına taşınılması, iş yığılmasına yol açtığı halde,
ruhsatlandırma ve öteki işlemlerde önceki yıllara göre artış
gerçekleşmiştir.
Veri İmtiyazı Mevzuatı
İlgili AB direktifi doğrultusunda hazırladığımız 19/01/2005
tarihli ve 25705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma
Yönetmeliği ile veri imtiyazı iç mevzuatımıza dahil edildi.
Yönetmeliğin veri imtiyazını hükme bağlayan maddesiyle,
Gümrük Birliği alanında yer alan ülkelerden birinde 1/1/2001
tarihinden sonra ilk defa ruhsatlandırılmış orijinal
ürünlerden 1/1/2005 tarihine kadar Türkiye’de herhangi bir
jenerik ruhsat başvurusu yapılmamış olanlar ile bu
ülkelerden birinde 1/1/2005 tarihinden sonra ilk defa
ruhsatlandırılacak orijinal ürünlere altı yıllık veri
imtiyazı tanınması kabul edilmiştir. Böylece hem AB için
yükümlülüğümüz yerine getirilmiş, hem de geliştirici
firmaların fikri ve sınai mülkiyet hakları koruma altına
alınmıştır. Veri imtiyazı ülkemizin AB’ne asıl üyeliğine
kadar 6 yılla sınırlandırılmıştır.
İlaç tüketimindeki kutu ve bedel yüksekliğinin sosyal
güvenlik kurumlarını mali yönden sarstığı ve sağlık
harcamalarının sürdürülebilirliğini zora soktuğu
bilinmektedir. Yeni yönetmelikle veri imtiyazı süresi
öngörülmekle birlikte, ilgili maddenin yürürlük tarihi olan
1/1/2005 tarihine kadar yapılmış olan jenerik ürün
başvurularında hakların korunmasına yönelik hüküm, kamu
maliyesini rahatlatan gelişmeleri de beraberinde
getirmiştir.
İlaç harcamalarının %90’ını karşılayan kamu maliyesinin
yükünü artıracağı endişesine rağmen, uluslararası
yükümlülüklerimiz gereği iç mevzuatımıza dahil etmek zorunda
olduğumuz patent ve veri imtiyazı uygulamalarıyla yabancı
yatırımların ülkemizi tercih etmesi beklenmektedir. Yabancı
sermaye yatırımlarıyla ülkemize teknoloji transfer edilecek,
yetişmiş insan gücümüzün istihdamı sağlanacak ve rekabet
sonucu, ülkemizdeki ilaç sektörünün daha yeni teknolojilere
ve AR-GE çalışmalarına yatırım yapması teşvik edilmiş
olacaktır.
Avrupa Birliği’ne Hazırlık
Avrupa Birliği mevzuatına uyum çalışmaları 2005 yılında da
hızlanarak sürdü. Bu kapsamda Beşeri Tıbbi Ürünler
Ruhsatlandırma Yönetmeliği ve değişikliği ile eki olan CTD
(Ortak Teknik Belge) Kozmetik Kanunu ve Yönetmeliği ile yedi
adet tebliğ, Beşeri Tıbbi Ürünlerde Kullanılan
Renklendiricilerle İlgili Tebliğ, Beşeri Tıbbi Ürünlerin
Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik ve eki olan kılavuz,
Beşeri Tıbbi Ürünlerin Güvenliğinin İzlenmesi ve
Değerlendirilmesi (Farmakovijilans) Hakkında Yönetmelik ve
eki olan kılavuz, Beşeri Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme
Yönetmeliği, Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri
Hakkında Yönetmelik yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yeni mevzuatla birlikte, kozmetik ürünlerin piyasaya arz
öncesi izin işlemleri kaldırılarak, bildirim ve denetim
sistemine geçilmiştir. Piyasa gözetim ve denetimlerinde
illerin Sağlık Müdürlükleriyle işbirliği içerisindeyiz.
İnsani Amaçlı İlaca Erken Erişim Programı yayınlanmış ve
uygulamaya başlanmıştır.
Hazırlıklarını tamamladığımız Beşeri Tıbbi Ürünlerin
Depolanması ve Toptan Dağıtımına Dair Yönetmelik ile Beşeri
Tıbbi Ürünlerin Klinik Araştırmaları Hakkında Yönetmelik
2006 yılı içerisinde yürürlüğe girecektir.
Sağlık hizmetlerinin sunulmasında önemli unsurlar olan ilaç,
tıbbi cihaz ve malzemelerin standardizasyonu,
ruhsatlandırılması ve akılcı bir şekilde yönetilmesi
konularında uluslararası normlarda görev yapacak Ulusal İlaç
ve Tıbbi Cihaz Kurumu Kanun Tasarısı üzerinde çalışmalarımız
sürmektedir. Bu Kurum, ilaçlar, aşılar, serumlar, kan ve kan
ürünlerinin kontrolünden ve bu ürünlerin imalattan ya da
ithalattan tüketime kadar olan kalitesinden sorumlu olacak
bir kurum şeklinde tasarlanmaktadır. Kurumun politika
geliştirme, koordinasyonu sağlama, kararlara dayanak
sağlayacak bilgi ve belgeleri sağlama, akılcı ilaç
kullanımıyla ilgili problemleri çözme, ilaç tüketiminin
finansmanı ile ilgili konuları düzenleme, üretim yerlerini
denetleme ve piyasayı kontrol etmede yüksek etkinlik
sağlaması umulmaktadır.
Akılcı İlaç Kullanımı
Sağlık hizmetlerinde çok büyük bir yeri olan ilacın
günümüzde sağlık açısından olduğu kadar, sosyal ve ekonomik
boyutlarının da çok önemli olduğu bir gerçektir. İlaç
tüketimi açısından ülkemizin temel çelişkisi tüketim
miktarından çok, tüketimin sağlık harcamaları içerisindeki
yüksek payı ve ne derece uygun yapıldığıdır. Ülkemiz sağlık
harcamalarının %10’undan azı koruyucu sağlık hizmetlerine
ayrılırken, sağlık harcamalarının yaklaşık %60’ını ilaç
harcamaları oluşturmaktadır.
Hayati değere sahip bir madde olan ilaç, insan ve toplum
hayatında önemli bir yere sahiptir. İlacın kamu sağlık
harcamalarındaki payının yüksek olması, tüketicilerinin
bilgi ve bilinç yetersizlikleri ve oluşturabileceği yan
etkilerin varlığı onu daha da önemli hale getirmektedir. Bu
yüzden Dünya Sağlık Örgütü’nün 1985 Nairobi toplantısında
“Kişilerin klinik bulgularına ve bireysel özelliklerine göre
uygun ilacı, uygun süre ve dozajda en düşük fiyata ve
kolayca sağlayabilmeleri” olarak tanımladığı “Akılcı İlaç
Kullanımı”na çok önem veriyoruz. Akılcı olmayan ilaç
kullanımı uygulamaları içerisinde ise; endikasyon yokken
ilaç kullanımı, yanlış ilaç ve tedavi seçimi, etkisi şüpheli
ilaçların kullanımı, ulaşılabilir, güvenli ve etkili ilaç
sağlanmasının yetersizliği, doğru ilacın yanlış doz, süre ve
formda kullanılması sayılabilir.
İlacı diğer ürünlerden ayıran önemli özelliklerinden biri,
genel olarak kararın ve seçimin tüketicinin kendisine bağlı
olmamasıdır. Bu yüzden sağlık hizmetlerinin genel işleyişi
içerisinde hekimin ilaç kullanımında belirleyici bir yeri
vardır. Sağlık hizmetleri ve ilaç konusunda büyük
sorumlulukları olan hekimlerin bu konuda bilgilenmelerini
sağlayacak kaynaklar, hem tıp eğitimleri sırasında, hem de
sonrası için son derece önemlidir. Bu kaynakların
sağlanmasının yanısıra, ülkede akılcı ilaç uygulamalarının
izlenmesi de ayrı bir öneme sahiptir.
Akılcı ilaç kullanımını sağlayabilmek için, öncelikle bu
konu tıp eğitimine güçlü bir şekilde entegre edilmeli,
mezuniyet sonrası eğitim programları yerine, daha maliyeti
düşük ve etkinliği yüksek olan mezuniyet öncesi eğitim
programlarında akılcı ilaç uygulamaları sistematik bir
şekilde geliştirilmeli, bu konuda YÖK ile işbirliği
yapılmalıdır. Günümüzde sınırlı olarak bazı eğitim
kurumlarında uygulanan programlar geliştirilerek tüm eğitim
kurumlarına yaygınlaştırılmalıdır. Hatta ilköğretimden
başlayarak bir toplum eğitimi programı planlanmalıdır.
Medyada eğitici kampanyalar düzenlenmesine de ihtiyaç
vardır.
Belirlenmiş ve seçilmiş ilaçların teminini sağlayacak temel
ilaç listeleri oluşturma ve standart tanı-tedavi
rehberlerinin geliştirilmesine katkıda bulunma konularında
çalışma içindeyiz. Ayrıca ilaç kullanımının düzenli olarak
izlenebileceği ve geri bildirim alınabilecek sistemleri
kurma düşüncesindeyiz. Elektronik reçete takip sistemi
suistimallerin önlenmesine katkıda bulunacak ve kullanım
aşamasında reçete denetimini sağlayabilecektir. Bu sistemin
sağladığı verilerin istatistiki değerlendirmeleri sağlık
ekonomisine ayrıca katkı sağlayacaktır.
Mevzuatta yer almış bir zorunluluk olmasına rağmen, hâlâ
ilaçlar reçetesiz temin edilebilmektedir. Çok dikkate değer
bir örnek olarak toplumda antibiyotiklere dirençli bakteri
türlerini artıran sebeplerden de biri olan reçetesiz ilaç
satılması uygulamasının kesinlikle sona ermesi gerekir.
2006 yılında faaliyetlerimiz yine bu çerçevede sürecektir.
Eczaneler ve ecza depolarını ilgilendiren mevzuatta
değişiklik çalışmalarımız, ilgili meslek kuruluşlarının da
görüşlerini dikkate alarak sürmektedir. 2006'da özellikle
akılcı ilaç kullanımında ve ilaç advers etkilerinin geri
bildiriminde tüm hekim ve eczacılarımızın daha aktif rol
almalarını bekliyoruz.
Dr. Mahmut Tokaç
İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü |