Ecz. Erdoğan Aşıcı: “Beni ilgilendiren insanların iç dünyaları...”
 


Bize biraz serginiz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Resimlerim ve masklarımla açtığım 12. sergim. Masklarımda yapı malzemesi olarak ‘sübiye’ dediğimiz mürekkep balığının omurgasını kullanırım. Kabuğun yumuşak dokusunun işlenmeye uygun olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de, hattâ dünyada mask yapımında ilk uygulama olduğunu düşünüyorum. 1980’li yıllardan beri bu uğraşın içindeyim. Yüzlerce mask yaptım. Bir o kadar da insan ve sübiyenin kendi karakteri de ortaya çıktı. İnsanların kederlerini, mimiklerini, acılarını, duygularını yansıtmaya çalıştım.

Daha önce açmış olduğunuz sergilerinizden bahseder misiniz?
Daha önce de bahsettiğim gibi, bundan önce 11 sergiye katıldım. Muğla ve Bodrum’da sergilerim oldu. İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin depremde zarar gören bölümlerine katkı olarak hazırlanan bir sergiye katıldım. Bu serginin gelirlerini Üniversite yararına bağışladık. Şahsen imkânlarımın sınırlı olması, daha fazla sergi açabilmem için önümdeki en büyük engel. Bu nedenle kendime özgü geliştirdiğim ekolle yaptığım resimlerimi ve masklarımı Türkiye’de ve hattâ dünyada güvenilir bir sponsor desteği ile tanıtmayı arzu ediyorum.

Eczacılık mesleği ile resim sanatı arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz? Eczanede yaşadığınız günlük yaşamın yoğunluğu içinde, resme yeterince zaman ayırabiliyor musunuz?
Resme olan ilgim ortaokul sıralarında başladı, üniversite yıllarında olgunlaştı. Serbest eczacı olarak çalışmaya başladığım dönemlerde de ilk meyvelerini verdi. Bunda eczacılık mesleği sayesinde, insanlara yardım ederek, potansiyel dünya görüşümün zenginleşmesinin de rolü olduğuna inanıyorum. Bu zenginliği resimlerime ve masklarıma aktararak, insanlara ulaşmayı başardım.
Bana göre eczacılık ve resim, insana hitap ettiği için, büyük değer taşıyor. Eczacılık insanları tanımamı ve onlarla yakın ilişkide olmamı sağlayarak beni besledi. Her şey insanda başlayıp insanda bitiyor. Kendi evimde bir atölyem var. Eczaneden ve sosyal hayatımdan kalan zamanda, atölyemde resim yapıyorum. Zaman benim lehime işliyor diye düşünüyorum. Çünkü eserlerim her geçen gün artıyor.



Sanata ilginizin sebebi nedir? Diğer sanat dalları değil de, neden resim?
Sadece resim değil, masklarım da var. İnsanların yüzünde bir maske olduğunu düşünüyorum. Anlatmak istediğim, insanların gerçek duyguları, acıları, kederleri... Yani kısacası gerçek yüzleri. İnsanların yüzlerinde tüm duyguları bulmak mümkün. Kimi zaman insan güzellik maskesi arkasında çirkinliği, çirkinlik maskesi arkasında güzelliği bulabilir. Benim görmek istediğim insanın gerçek yüzü, bunu da masklarımda yansıtmak istedim. Resimlerimde tarz olarak gerçeküstücülüğü tercih ediyorum. Gerçeklerle daima yüz yüzeyiz. Beni ilgilendiren insanların iç dünyaları, duyguları ve gelecek hakkındaki karamsarlık.

Çevrenizde resim sanatıyla uğraşan eczacı arkadaşlarınız var mı?
Bildiğim kadarıyla yok. Onlarla tanışmak, iletişime girmek isterim. Mesleğin yanısıra sanatsal iletişim hoşuma gider.

Eklemek istedikleriniz...
Sanatın insanın özünden geldiğini düşünüyorum. Bunun özbenlikte gizli olup, sosyal benliğin baskısından kurtulup, bir an için ortaya çıktığını varsayıyorum. Sanatçı ruh özbenlikte gizlidir. Eserlerim sosyal benliğimden etkilenen özbenliğin ürünleri.
Teşekkür ederiz..