| |
Dinçay
Bahçeci / Eylül Eczanesi / Adana
2005 yılı SSK’nın serbest piyasaya çıkması nedeniyle devrim
yılıydı. Bu konuda dağıtım kanalları eczacıya ciddi destek
sağladı. Maddi açıdan bakacak olursak, ilaçların satın alma
koşulları ve geri ödeme düzeni anlamında eczacının en
avantajlı olduğu yıldı.
2005 yılının sonunda uygulamaya başlanan “Bütçe Uygulama
Talimatı” tüm kurumları aynı koşullara taşıması nedeniyle,
düzen sağlayacaktır. Maddi açıdan bakıldığında ise, 2006
yılının daha kötü geçeceğini düşünüyorum. Sosyal Güvenlik
Yasası ile birlikte devlet tek alıcı durumuna geleceği için,
kurum iskontoları artacak, geri ödemeler ise zorlaşacaktır.
Bu iş özelleştirmeye gidiyorsa, mağdur olan vatandaş
olacaktır. Bana göre devlet eğitim ve sağlıktan elini
çekmemeli. Eczacı meslektaşlarım ise yeni dönemde birlik
içinde olmalılar.
Cengiz
Ertaş / Yeni Emek Eczanesi / Ceyhan
2005 yılında SSK’nın serbest piyasaya çıkmasıyla birlikte
pazar büyüdü. Pazarın büyümesi, kârlılık oranını arttırdı.
SSK’ya ihale yoluyla verilen ilaçlar, eczacı açısından daha
yüksek kârlılık içererek serbest piyasaya verildi. Bunun tek
dezavantajı, kurumların protokol düzenlemeleri anlamında
eczane üzerindeki baskısının artması oldu. Piyasada ithal ve
jenerik ilaçlar arasında yaşanan ikilem derinleşti.
2006 yılında özellikle jenerik ilaçta oluşan ve eczanelere
mal fazlası olarak yansıyan yüksek kârlılık oranlarının
radikal bir biçimde düzenlenerek, sosyal güvenlik kurumları
lehine dengeleneceğini düşünüyorum. Yabancı sermayenin
elinde olan muadilsiz, patentli ve ithal pazarın, jenerik
pazarı ezmesini engellemek gerekiyor. Düzenlemeler eczacıyı
ve yerli sanayiyi gözeterek yapılmalı.
Oğuzhan
Sürme / Oğuz Eczanesi / Adana
2005 yılı SSK’nın serbest piyasaya çıkmasıyla, hem eczacı
hem de vatandaş açısından devrim oldu. Yıllarca kuyruklarda
bekleyen SSK’lı insanlar, eczanelerden danışmanlık hizmeti
almaya başladılar. Eczacı enflasyonunun olduğu ortamda,
SSK’nın sağladığı pazar büyümesinin ise eczacıya mali
katkısı oldu. Bunun yanı sıra eczanenin iş yükü arttı.
Eczaneler eleman sayısı ve donanım olarak yatırım yapmak
durumunda kaldılar. Reçete potansiyelinin arttığı bir yıl
olmasına rağmen, rakamsal artış bununla doğru orantılı
değildi. Reçete karşılamada uygulanan prosedürlerde de ciddi
bir artış oldu.
2006 yılında reçete karşılama protokolünün, yani kurumların
eczacı üzerindeki baskısının artacağını düşünüyorum. Kaygım,
uygulamaya konan prosedürlerin, disiplini sağlamak adına
doktoru, hastayı tedavi etmekten uzaklaştırması.
Uygulamaların altyapısının eksik olması sıkıntı yaratıyor.
Ayrıca şu an reçete kontrol sisteminde eksiklikler var, bu
konuda da 2006 yılında standardizasyonun sağlanacağını
umuyorum. Geri ödemelerde ise sıkıntı yaşanabileceğini
düşünüyorum.
Zeynep
Biçer / Zeynep Biçer Eczanesi / Adana
2005 yılının en büyük olayı şüphesiz olarak SSK’lıların özel
sağlık kuruluşlarından ve serbest eczanelerden sağlık
hizmeti alabilmeleri oldu. Sistemin gerekli bilgilendirmeler
yapılmadan ve kötü bir bilgisayar programıyla apar topar
başlatılması yüzünden, bütün sağlık çalışanları ve hastalar
ciddi sıkıntı yaşadı. SSK ve eczacının üst örgütü TEB’in
rehberlik hizmeti yapmaması yüzünden, eczacı ilacı vermekten
korktu, hasta ilacını alamadı, mağdur oldu. Bu mağduriyet en
çok kanser, böbrek, hepatit v.b. hastaları tarafından
yaşandı. Durum basına yansıdı, televizyonlarda hastalar
ilaçsız kaldıklarını söyleyip yardım istediler. Eczacı suçlu
ilan edildi. Başbakanımız bize kızdı. Sorunu çözen olmadı.
Bu sürece en çok büyük hastaneler civarındaki eczacılar gün
gün şahittirler. Sonrasında birbirimize sora–yanıla “Bütçe
Uygulama Talimatı”nı kelime kelime, şifre çözer gibi
öğrenerek hastalara ilaçlarını verebildik. Olumlu yanları da
vardı tabii. 2005 yılında sektörün en şanslıları ilaç
depoları oldu. Eskiden SSK hastaneleri tarafından doğrudan
firmalardan alınan trilyonlarca lira değerindeki ilaçlar, bu
yeni durumda ilaç depoları üzerinden geçerek eczanelere
dağıtılıyor. Her ne kadar geri ödeme konusunda korku içinde
olsalar da, eczanelerin cirosu arttı. Eczacılar hastalıklar
ve endikasyonlar konusunda daha bilgili olmak zorunda
kaldılar. Eczanelerinde daha çok çalışmaya başladılar.
2006 yılında artık kontrolü tamamlanan reçetelerden geri
dönüşler başladı. İlk dönemlerdeki reçetelerde ufacık
hataların bedeli milyarlarca lira kesinti olarak eczanelere
geri dönüyor. Muhtemelen davalar açılacak, itirazlar
edilecek. 2006 yılında TEB’den beklentim, her ilde yetkin
kişilerden birer bilimsel ve hukuksal danışma kurulu
oluşturulmasıdır. Bu kurul, ortaya çıkabilecek anlaşmazlık,
çözümsüzlük konularında çözüm üretmelidir. TEB bunu çoktan
yapmalıydı.
Zuhal
Demir / Deva Eczanesi / Ceyhan
2005 yılı genel anlamda iyi bir yıldı. Yeni yapılanma
uygulamalarının prosedür anlamında karışıklıkları olmasına
rağmen, ileriye dönük olumlu sonuçlarını yaşayacağımızı
düşünüyorum. Bu değişimler aynı zamanda eczacının kendi
kimliğini bir kez daha düşünmesini sağladı. Kendisini ve
eczanesini daha donanımlı hale getirebilmesi için iyi bir
fırsat oldu. Bu gelişmeler sayesinde 2005 yılında eczacının,
eczanesine döndüğünü düşünüyorum.
2006 yılına dönük en büyük beklentimiz, Sosyal Güvenlik
Yasası bünyesinde kurumların birleşmesi. Tek muhatap ve tek
prosedür, eczacının işini ciddi anlamda kolaylaştıracak.
Karmaşanın bitmesi, hasta danışmanlığını ön plana çıkaracak.
Geri ödeme sisteminin daha da iyiye gideceğini düşünüyorum.
Bu süreçte eczacılarımızın meslek etiği anlamında, gereken
hassasiyeti göstereceklerini düşünüyorum.
Erdal
Erciş / Defne Eczanesi / Erzurum
2005 yılının özellikle ikinci yarısında düşen ilaç fiyatları
bize olumsuz yansımıştır. Şöyle ki, çoğu firma belli
dönemlerdeki ilaçları karşılayıp, stokumuzda bulunan
ilaçları karşılamadıkları için sıkıntılar yaşadık.
2006 yılında ilaç ödemelerinin daha düzenli yapılabilmesi
için, aracı kurumlar kurularak bu yöndeki çalışmanın daha
sağlıklı yapılabileceğini düşünmekteyiz.
Alpay
Dursunoğlu / Hastaneler Eczanesi / Erzurum
2005 yılında Sağlık Bakanlığı’nın uyguladığı ilaç
politikasından dolayı, biz eczacılar ve üyelerimiz bu
durumdan çok rahatsız olduk. Özellikle ilaç firmalarının
zarara yönelik çalışmaların kendileri tarafından
karşılanacağını ifade ettikleri fakat, pek çoğu tam mânâsı
ile karşılamadıkları için zararımız oldu.
2006 yılında ilaç politikasında uygun bir düzenleme
yapılarak bizlere yansıtılmasını temenni ve isteğimizdir.
Fehmi
Öksüz / Deniz Eczanesi / Erzurum
2005 yılında geri ödemelerde yaşanan sıkıntılar bizi zor
durumda bıraktı. Bize yansıyan sıkıntılar, doğal olarak
tedarikçi depo ayağına da olumsuz yansıdı.
Ethem Sancak’ın geri ödemelerin belli bir düzene sokulması
konusunda ilaç firmaları, Hükümet ve Eczacı Birlikleri
nezdinde girişimlerde bulunmakta olduğu malûmumuzdur.
Ethem Sancak’ın bu konuda 2006 yılında daha aktif bir
etkinlik göstermesi, beklentilerimiz arasındadır. Zira konu
zincirleme olarak eczaneleri, ecza depolarını ve ilaç
firmalarını ilgilendirmektedir.
2005
Yılı Değerlendirmesi
Sanırım son 10 yılın en yoğun yılını yaşadık
2005’te. 2005 yılının girmesiyle, yeşil kartlı
hastaların serbest eczanelerden ilaçlarını
alabilmeleri hayata geçtiğinde, hemen arkasından
SSK’nın başlayabileceğini çok da beklemiyorduk
diyebilirim.
Ama bence biraz da acele edilerek 10 şubat 2005’te
SSK bir anda Türkiye gündemine düştü.
Sonrasında yaşadıklarımız hepimizin malûmu.
Bürokrasinin hantal görünüşü taşındı bir anda
eczanelere. Ve oldukça ciddi sıkıntılar yaşandı.
2005 sonuna geldiğimizde hâlâ bu sıkıntıların bir
kısmı sürmekle birlikte, oldukça uzun bir yolu da
kat ettik sonuçta.
Ve bir kısım arkadaşımızın düşündüğü ve savunduğu
“SSK bir çok eczaneyi batıraca” görüşünün doğru
olmadığı da çıktı ortaya.
Aksine tüm sıkıntılarına rağmen SSK ve yeşil kart,
serbest eczaneler için çok önemli bir ciro
kazanımını getirdi. Geri ödemelerin de büyük bir
yüzdeyle, sözleşmelerde yer alan dönemlere yakın
gerçekleştiğini söylemek lazım.
Bence 2005, sektörün çok ciddi değişimleri
gerçekleştirdiği ve eczaneler açısından belirli
kazanımların sağlandığı bir yıl olarak hatırlanacak.
2006 ya baktığımızda çok büyük farklılıklar
olmayacak. Eğer yanlış değerlendirmediysem bütçe
rakamlarında geçtiğimiz yıla göre eczane ödemeleri
bazında küçük de olsa bir daralma söz konusu.
Hükümetin denk bütçe kararlılığını da düşünürsek,
eczane cirolarında bir miktar düşüş yaşanabilir. Ama
asıl önemlisi, gününde yapılacak ödemeler. Artık
bundan emin olmalıyız. Yani eczane, kestiği
faturanın ne zaman hesabına geçeceğini bilmeli.
Çünkü çok hoşuma gitmese de bir gerçek var: Biz
eczacılar ticareti çok iyi bilmiyoruz. Hattâ çok
önemli bir kısmımız hiç bilmiyor. Bu da ardından
ticari yanlışları getiriyor. Eczacı artık, kârının
önemli bir bölümünü yine kendi mesleğine yatırım
yaparak değerlendirmeyi öğrenmeli.
Kısaca eczanelerimizi ticari anlamda iyi yönetilen
işletmeler haline getirmek zorundayız. Tabii ki
mesleğimizin etik ve sosyal değerlerine zarar
vermeden... Bunu yapmak mümkündür ve mutlaka da
yapılmalıdır.
Ayrıca 2006 yılı, Genel Sağlık Sigortası hazırlık
döneminin de çok yoğun olarak yaşanacağı bir yıl
olacak muhtemelen. Bunun üstünde eczacı örgütleri
önemle durmalıdır. Çünkü artık çok önemli bir gerçek
olduğu kabul edilen nokta şudur: “Sivil toplum
örgütlerinin katkısı olmadan hayata geçirilmeye
çalışan hiç bir uygulama başarılı olamamaktadır”.
Umarım hükümet de bu konuda üstüne düşeni yapar ve
bizim katkımızla hazırlayıp, uygulamaya koyar.
Son olarak şunu söylemek isterim meslektaşlarıma:
Eczacılık hâlâ çok saygın bir meslektir ve bu
saygınlığı koruyup bizden sonraki meslektaşlarımıza
aktarmak en önemli görevimizdir. Bunun gereği neyse
yapmak zorundayız.
Ecz. Hasan Basri Kale
Kütahya Eczacı Odası Başkanı |
| |
2006'dan
Beklentiler
2005 yılında hepimiz zorlu bir çalışma dönemi
geçirdik. Bu dönemde, ülke sağlık ve ilaç
politikalarında değişiklikler yaşadık. İlaçta KDV
indirimi gibi, yeni İlaç Fiyat Kararnamesinin
yürürlüğe girmesi ve eşdeğer ilaç uygulamasının
yaygınlaştırılması gibi. Bu değişimlerin mesleğimize
yansımaları olmuştur.
Bilindiği gibi ilaç, stratejik bir üründür. Türkiye
ilaç pazarı, dünya ortalamalarının üzerinde büyüyen
bir kaç ülkeden biridir. Son dört yıl içinde genel
bazda %56, kutu bazında %29 oranında büyümüştür.
İthal ürün oranımız %40 seviyesindedir. Nüfus
yaşlandıkça, ülkelerin sağlık harcamalarına ayırdığı
pay artmak zorunda kalmaktadır. Pek çok ülkede
olduğu gibi, ülkemizde de sosyal güvenlik kurumları,
artan sağlık harcamalarını azaltmak için arayışa
girmekte, referans fiyat sistemleri, geri ödeme
listeleri, katılım paylarının artırılması, eşdeğer
ilaç listesinin yaygınlaştırılması gibi önlemlere
başvurmaktalar.
Bu arayışlar sırasında karar alıcılar, konunun
uzmanları, meslek örgütleri, sancılı, sıkıntılı
geçiş süreçlerini kısaltacaktır.
Yeni çalışma dönemimizde bütçe uygulama talimatının
tekleştirilmesi, hem hastalar arasındaki ayrımı
kaldıracak, hem de eczacıya çalışma kolaylığı
getirecek olumlu bir uygulamadır.
Yeni BUT üzerinde yaptığımız çalışmada, önemli bazı
aksamaları ve pratik olmayan uygulamaları tespit
ettik ve TEB' e bildirdik. Kurumlar tarafından
bunların hızla tespit edilip düzeltilmesi, hasta ve
eczacı mağduriyetini giderecektir.
Pek çok karmaşayı giderecek olan BUT ile kurum
provizyon sistemlerinin bire-bir örtüşmesini
istiyoruz.
Mesleğimizi aile hekimliği, genel sağlık sigortası
uygulamaları etkileyecektir. Yasaların
olumlu-olumsuz tüm yönleriyle incelenip,
değerlendirmesi yapılmalıdır.
Yine yıllardır çalışması yapılan, eczacıların bir an
önce gerçekleşmesini heyecanla beklediği 6197 sayılı
yasamızdaki değişiklikler hayata geçirilmelidir.
Meslek örgütü olarak bunu siyasilerimizden
beklemekteyiz. Gerekli desteği sağlayacaklarını
umuyoruz.
Ecz. Mukaddes Harmancı
Eskişehir 9. Bölge Eczacılar Odası Başkanı |
|