| |
Kendinizi tanıtır mısınız?
1970 yılında Gediz’de doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi
Gediz’de tamamladım. Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi
mezunuyum. Askerliğimi yaptıktan sonra, 1995 yılında
memleketim Gediz’de eczanemi açtım. 10 yıldır eczacılık
yapıyorum. Mesleğimi iyi yapmaya çalışıyorum. Dünyada başka
bir meslek yapabileceğime inanmıyorum. Evliyim. İki çocuğum
var.
Eczanenizde farklı bir hizmet
anlayışı ve uygulamaları var. Bu noktaya nasıl gelindi?
Çocukluğumda gittiğim bir eczanede eczacıdan korkmuştum. İşe
başlarken eczacıdan korkulmaması gerektiğine karar verdim.
Bir öğretmen arkadaşım aracılığı ile ilkokul öğrencilerinden
eczacıyı ve eczaneyi tanımlamalarını istedim. Sonuçlar benim
için çok ilginçti. Çocukların çoğu, eczacının kendilerine
bağırmaması gerektiğini söylüyorlardı. Korktuklarını ifade
diyorlardı. Korkulmaması gereken, sevecen bir eczacı tipi
oluşturmaya karar verdim. Kişisel gelişim kitaplarına ilgi
duymam, beni “Mesleğimi daha iyi nasıl yapabilirim?”
noktasına götürdü. Bir hastanın reçetesini verip, ilaçlarını
dört dakika içerisinde sıkılmadan alması gerektiğini buldum.
Bu dört dakikayı değerlendirmeliydik. Eczanenin işlevinin
tamamen hasta memnuniyeti olduğunu düşünmeye başladım. Önce
eczacı masamı kaldırdım, sonra kendimi hasta temsilcisi
olarak görmeye başladım.

Hasta, eczane kapısından giriyor...
İşe önce kapıda insanlara “Hoşgeldiniz” diyen, kolonya ile
karşılayan, onlara şeker tutan bir bayan eleman ile
başladım. Hastamızı güleryüzle karşılamak çok önemli. Çünkü
hastamız eczaneye girerken ilk 11 saniye ile, çıkarken son
11 saniyeyi hatırlar. Biz de hastalarımızı güleryüzle
karşılıyoruz ve güleryüzle uğurluyoruz. Bunun haricinde
eczanemizin içine 127 ekran plazma televizyon koyduk. Bu
televizyonda eğitim amaçlı ve hasta odaklı kısa filmler
yayınlayıp, hastalarımızı bilinçlendiriyoruz. Sonra
insanların çoğunun tansiyonunu ölçmeye başladım. Doğru yolda
olup olmadığımızı hastalara sorarak ve hasta sayısına
bakarak görmeye çalıştım. Gün geçtikçe hastaların istediğini
anlamak için, işyeri arkadaşlarımla beraber “Daha neler
yapabiliriz?” diye düşünmeye başladık. Aylık toplantılar
yaptık. Bir arkadaşımız, hemen hastamızın sağlık karnesini
alıp, onunla ilgilenmeye başlıyor. Bunun sonunda hastaya çay
ikramına başladık. Sorularını ben şahsen cevaplıyorum.
İlaçların yan etkisi, hastalıklar ve bilmediğim konular
hakkında doktor arkadaşlarıma telefon açıyorum. Hastanın
sorularını cevaplamanın onu tatmin ettiğini görüyorum.
Kendimi geliştirmek için eczacılık fuarlarını kaçırmıyorum.
Meslek-içi eğitim toplantılarına katılmaya çalışıyorum.
Bunları işyerimdeki arkadaşlarımla paylaşıyorum. Farklı bir
eczacı duyarsam, gidip tanışıyorum. Eczanede hastaya hasta
temsilciliği yapabilmek için, muhasebe ve satınalma
kısımlarını ayırdım. Bir arkadaşım alım yapıyor, bir
arkadaşım muhasebe işlerini yürütüyor. Böylece hastalarıma
ve aileme vakit ayırabildiğimi düşünüyorum. Günümüzde eczacı
aynı zamanda muhasebeci, ekonomist, sağlık insanı, psikolog,
danışman... Bunların hepsi. Bence eczacı sadece kendi işini
yapmalı. Eczanedeki her şeyi sayılara döktük. Kaç tansiyon
ölçüyoruz, kaç çay ikram ediyoruz, kaç şeker ölçüyoruz,
eczanemize günde kaç kişi geldi? Bu verilerle kendimizi
konumlandırıyoruz. Bunların artışına bakarak, yeni
uygulamaların doğru olup olmadığına karar veriyoruz.

Sizin için hasta memnuniyeti kadar,
çalışan memnuniyeti de önemli..
Çalışanlar, diğer arkadaşlarıyla iş bölümü yaparak iş yükünü
hafifletmeli. Hayatı yaşanır kılmak için, pek çok çalışan
arkadaşa ihtiyaç var. Öğle yemeklerini çalışan
arkadaşlarımızla beraber yiyorum. Hasta memnuniyeti için,
çalışan memnuniyetini sağlamaya çalışıyoruz. Arkadaşlarla
akşam yemeği, piknik, doğumgünü, toplantılar tertip
ediyoruz. Takımlar oluşturup yardımlaşma ve takımdaşlık
ruhunu canlandırmaya çalışıyoruz. Bunun için çalışan
arkadaşlarıma eczanemize çok yakın bir home-office yaptım,
orada istediği gibi dinlenebiliyorlar. Gece çalışmaları
gerektiğinde, orada çalışabiliyorlar, isterlerse duş bile
alabiliyorlar. Çalışan arkadaşlarımın memnuniyeti benim için
çok önemli. Eczacılığa başladığımda bir bilgisayar lükstü.
Her eczanede yoktu, şu anda ondördüncü bilgisayarı alıyoruz
ve bu sayının daha da artacağına inanıyorum. Yirmi beyinli
düşünebiliyoruz. Arkadaşlarımla yaptığım toplantılarda
ortaya çıkan fikirleri değerlendirip uygulamaya alıyoruz.
Eczane üç katlı..
Üç katlı 260 m2 eczanemizin birbuçuk katında hastalarımıza
hizmet veriyoruz. Diğer bölüm çalışanlarımıza ait.
Hastalarımızın %64’ü SSK’lı, %36’sı diğer kurumlar. Bunun
için 64 m2’de SSK’lılara, 36 m2’lik ikinci katımızda diğer
kurumlara hizmet veriyoruz. Zamanla hastaların kurumlarına
göre farklı davrandıklarını gördük. Onun için SSK’lıların
işlerini çok acil yapıyoruz. Eczanemizin ikinci katında SSK
haricindeki hastalarımıza hizmet verdiğimizden, orada onlara
özel gazete, dergi ve sohbet edecek insan bulundurmaya
başladım. Diğer kurumların bazı mensuplarının gazete
okumayı, sohbet etmeyi sevdiklerini gördük. Zaman zaman
işyerindeki arkadaşlara yazılı soru kâğıtları dağıtarak
düşüncelerini almaya çalışıyorum. Her sabah eczaneme
geldiğimde, kendi üstümdeki pozitif enerjiyi çalışanlarıma
bir şekilde yansıtıp, onların pozitif etkilenmesini
sağlıyorum. Hasta memnuniyetini ciro ile değil, hasta sayısı
ile ölçüyoruz.
Ne zamandır böyle hizmet
veriyorsunuz?
Günümüzde eczacılık sadece bir kişinin yapabileceği iş
olmaktan çıktı. Daha fazla istihdam gerektiren bir iş kolu
oldu. İşler daha da artacak. Eczacının eczacılığı iyi
yapabilmesi için, iyi yetişmiş, kendini belli branşlarda
geliştirmiş yardımcılara ihtiyacı var. Eczacılık, Türkiye’de
teknolojiye en çok uyum sağlayan sektörlerden biri. Yedi
yıldır eczanemde hastalarımızı kapıda karşılayan, onlara
kolonya ve şeker tutan arkadaşım var. Sekiz yıldır her gelen
hastamızın tansiyonunu ölçüyoruz. Altı yıldır hastalarımıza
çay servisi yapıyoruz ve on yıldır ben her hastamla bire-bir
ilgileniyorum. Müşteri memnuniyeti ve çalışan memnuniyeti
bütünleşince, ortaya çok güzel bir çalışma ortamı çıkıyor.
Hastalarımız eczanemize sevinçle geliyor ve buradan
sevinçle, mutlulukla ayrılıyor.
Başka planlarınız var mı ?
Eczanemize şikâyet ve öneri kutusu açmayı düşünüyoruz.
Telefonla destek servisi kurarak, 24 saat hastalarımıza ilaç
yan etkileri v.b. konularda telefonla destek vermek
istiyoruz. Cep telefonlarına mesaj atarak hastalarımızı yeni
uygulamalar konusunda bilgilendiriyoruz.
|