“2006 Umut Veriyor...”
 

Ethem Sancak:

Sektör İçin Elele Verme Zamanı…*
Saygıdeğer müsteşarım, saygıdeğer başkanlarım, saygıdeğer konuklar, sağlık ve güzellik sektörünün çok değerli temsilcileri, çok saygıdeğer iş ortaklarımız; hepinizi bu anlamlı günümüzde en içten duygularımla selamlıyorum. Siz, bütün inançlar ve ideolojilerce kutsal kabul edilmiş derde deva olma faaliyetinin inşacıları, sağlığın ve güzelliğin üreticilerisiniz. Sizi, Türkiye’nin dört bir yanında bulunan beşbin çalışma arkadaşım, gene dünyanın dört bir yanında benzer hizmetler veren ikibin çalışma arkadaşım adına, saygıyla selamlıyor, tekrar hoşgeldiniz diyorum.
Hizmeti sonsuz kılabilmek için kurum olmaya çalışıyoruz. Kurum olmanın temel prensipleri şeffaflık, açıklık ve hatalarından öğrenmeye çalışmaktır. Kurum olma çabasını başlattığımızda sizlerin eleştiri ve önerilerinizden öğrenmemiz gerektiğini tespit ettik. Böylece başlattığımız Tedarikçiler Genel Kurulu’muzu beş yıldır sürdürüyoruz. Biz bu toplantılardan gerçekten çok şey öğreniyoruz.

Üç Temel Sorun
Müsaade ederseniz bugün üç konuyu sizinle paylaşmak istiyorum. Son 3 yıldır eczane odaklı sektörümüz hızlı bir değişim içerisinde. Tıpkı ülkemiz ve dünya gibi, sürekli bir altüst oluş yaşıyoruz. Bu altüst oluşlar iyiye doğru olmasına karşılık, birtakım zorlukları da beraberinde getiriyor. Bu süreç içerisinde, son bir yıldır artarak yaşanan ciddi bir sıkıntıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Bugüne kadar eczaneye sunduğumuz ilaç vadeleri ile, sizden aldığımız vadeler arasında bir denklik vardı. Dolayısıyla biz sizinle eczane arasında hizmet üretirken, hizmetimizin karşılığını alabiliyorduk. Son bir yılda ise bu denge değişti, son dönemde biz bir finansman kurumu olma durumu ile karşı karşıya kaldık. Basit bir matematik hesapla sorunu anlatacak olursam, eksi 20 gündeyiz. Bu durum, dağıtım sistemi için ciddi bir yüktür. Böyle devam ederse, zincirin önemli bir halkası olan dağıtım sistemi zaaf yaşayacaktır. 20-30 yıl boyunca %80’lik bir enflasyon ortamında ilaca gelen her üç aylık zamla, kendine ait olmayan ilacı etiketleyerek yaşayan eczane, son üç yılda bu imkânı yitirince, çok kötü bir duruma düştü. SSK’nın serbest eczanelere açılması, eczaneleri kurtardı. Ancak, kamu kurumlarının geri ödemelerindeki gecikmeler sorunu çözülmedi. Siz, ürünlerinizi artık kamunun bu kesimine vermiyorsunuz. Bizim gibi depolara veriyorsunuz. Bütün külfeti olduğu gibi eczaneye, eczane taşıyamadığı için de dağıtıcıya attınız. Sorunlar size hiç yansımıyor. %40’ı 30 gün, geri kalan %60’ı ise 90 gün vadeyle satılan bir ürün skalasının toplamını, devletten 120 günde geri alarak, bir eczacı nasıl ayakta kalabilir? Bizim varlık sebebimiz eczacılarımızdır. Onlara bir şey olursa biz de yaşayamayız. Sonuçta bize bir şey olursa, sizin işiniz de zorlaşır.
Sizin ödemeleriniz zamanında yapılıyor. Eskiden siz de alacaklarınızı SSK’dan tahsil edemiyordunuz. Siz de haklı olarak sürekli şikâyet ediyor, hattâ bazen SSK’ya mal vermiyordunuz. Ama şimdi böyle bir sorununuz yok. Peki bu durum, sorunun tamamen ortadan kalktığı anlamına mı geliyor? Hayır bu sorun sürüyor. İşte 20 günlük negatiflik budur.
Bu sorunun dağıtıcı ile eczacı arasında olduğunu düşünmek doğru değildir. Bu sorun geri teperse, yani eczane yıkılırsa, acaba sorun çözülmüş mü olacak? Sorunun çözümü, kamu kurumlarını elbirliği ile taahhütlerine uygun bir noktaya çekmek olabilir. Ancak bunu kesinlikle birlik olabilirsek başarabiliriz. Ancak kamunun karşısına tek başımıza gittiğimizde, sorunu diğerlerinin üzerine yıkarsak, bu sorun çözülmez.
Özellikle de son zamanlarda Türk Eczacıları Birliği (TEB) tarafından gündem edilen, devlet geri ödemesi ile ilaç tedariği arasındaki ilişkide bir finansman kurumunun kurulması, tarafların, yani siz üreticilerin, biz dağıtıcıların ve eczacıların bir konsensus yaratarak, bu sıkıntıyı çözmemiz gerektiğini düşünüyorum ve bu konuyu görüşlerinize arzediyorum.
İkinci bir sorun ise TEB Başkanımız da buradayken dile getirmeyi arzu ettiğim bir sorundur. İlaç dağıtımında üç önemli dağıtıcının kendi aralarında oluşturdukları çılgın teslimat rekabetidir. Az önce tanıtım filmimizde izlediğinizin ötesinde, eczaneye günde en az sekiz kez gidiyoruz. Bu da ciddi bir mali külfet getirmektedir. Ama bu külfet aslında eczaneye verilmesi gereken nemalardan kesilen bir külfettir. Burada eczanelerimizin stok ve envanter yönetimini daha etkin ele almaları gerektiği ve teslimatlardan bir tasarruf edilerek, buradan elde edilecek gelirin de eczanelerimizin güçlendirilmesine yönlendirilmesi konusunda ciddi bir konsensus yaratılması gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada da hem Türk Eczacılar Birliği’nin, hem de sizin manevi desteğinizi bekliyoruz. Bu durum Uluslararası Dağıtıcılar Birliği’nde büyük dağıtıcıların da hayretle karşıladıkları bir durumdur. Dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir dağıtıcı günde sekiz kere eczaneye servis yapmamaktadır. Bu durum gerçekten güzel bir rekabetin ifrata varmış biçimidir.
Üçüncü önemli konu ise son zamanlarda geleneksel, oturmuş kuralları, ilkeleri yıkan ve ciddi bir tehdit oluşturmaya başlayan spot ilaç satışlarıyla, ilaç sahteciliği olayıdır. Bunu mutlak anlamda ele alınması ve önlem alınması gereken bir sorun olarak huzurlarınıza taşıyorum. Periferi ülkelerin bazılarında üretilen tamamen taklit ve sahte ürünler, bir şekilde tedarik zincirinin içine sızmakta ve ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bunu önlemek için de ciddi dağıtım kanallarının sistem içerisinde kullanılması, bu ciddiyeti taşımayan ve tamamen günü kurtarmak için faaliyet gösteren, ne oldukları belirsiz spot dağıtıcıların sistem içerisinden bertaraf edilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu durum önümüzdeki dönem sistem için ciddi bir tehlike arzedebilir. Önümüzdeki günlerde bu konuyu ayrıca Depocular Birliği gündemine de taşıyacağız. Burada, pazarlama ve satış faaliyetlerinde çıkışa mal fazlası vermek gibi, son bir kaç yılın modası olan satış biçiminin ciddi bir rolü olduğunu düşünüyorum. Bu uygulamanın terkedilmesi gereğini sizinle paylaşmak istiyorum.

Hedef Alliance’ın Gurur Projeleri
Bu üç karamsar tespitimin ardından, 2005 yılında ele aldığımız ve 2006 yılında ciddi bir şekilde sonuçlandırmaya çalıştığımız sevindirici ve moral verici birkaç projemizi sizinle paylaşmak istiyorum. 3 Ekim tarihinden bu yana AB konusunda, ülkemiz ciddi bir faaliyete başlamış oldu. Tahmin ediyorum orta vadede bu amacımızı gerçekleştirip, istediğimizi alacağız. Bu süreçte, gerçekten ilaç ve kozmetik üretim sektörümüz çoktan Avrupa standartlarını yakalamış durumdadır. Dağıtım sisteminde de uluslararası standartlar yakalanmış ve hattâ yer yer bu standartlar aşılmış durumdadır. Fakat zincirin son halkası olan ve hepimiz için son derece önemli olan eczanelerde bu konuda hızlı bir dönüşüm gerekliliği ortadadır. Bu dönüşüme katkı yapmak üzere Hedef Alliance Holding olarak üç ay önce bir proje başlattık. Hedefimiz bir yıl içerisinde en az onbin eczacıyı Avrupa Birliği’nin çeşitli ülkelerine götürerek, buralardaki eczacılık uygulamalarına şahit olmaları ve kendi gelecek on yıllarını görmeleri konusunda, eczacılarımıza destek olmaktır. Başlangıç olarak geçtiğimiz ay bir grup eczacımızı İtalya, İspanya ve Fransa’ya inceleme gezisine götürdük.
Bir başka projemiz ise, ARGE birimimiz. Bu birim, teknolojik gelişmişlikten yararlanarak, operasyonlarda verimlilik sağlayarak, burada bir tasarruf yaratmak ihtiyacından doğmuş bir birimdir. Bu amaçla, 5 milyon YTL’lik bir bütçe ayırarak, bazı dönüşüm projeleri başlattık. Bu dönüşüm projeleri, bir çok iş sürecimizde operasyonel verimlilik sağlayarak, daha etkin ve gelişkin hizmet üretmemizi sağlayacaktır.
Bunların yanında, önümüzdeki on yılda eczanelerimizin geçirmek zorunda olduğu değişim sürecinde onlara destek vermek amacıyla, Bölge Satış Müdürü olarak tabir ettiğimiz, nosyonu eczane danışmanı olacak en az beşyüz kişiden oluşan yeni bir kadro kuruyoruz. Bunlar, en az bir dil bilmek, mesleğe yönelik bir yüksek okul bitirmiş olmak ön şartlarıyla istihdam edeceğimiz bir birim olacak. Bu birimimizin ana amacı, dönüşüm süreci içerisinde eczacıya danışmanlık hizmeti vermek olacaktır. Özellikle eczanelerin rasyonel işletilmesine destek vermek açısından, böyle bir çabanın içerisinde olacağız. Hepimiz için hayatî önemde olan, nezle olduğunda bizi zatürre eden eczanelerin gelecekte sıhhatli olabilmesi için, Hedef Alliance bu dönüşüme destek vermeye çalışıyor.
Sizlerle paylaşmayı istediğimiz diğer bir sevindirici projemiz ise, yurtdışına yönelik çalışmalarımız. Uzun zamandır süren ve ilk adımını üç yıl önce Mısır’da attığımız, sizden öğrendiğimiz ve iyi öğrendiğimizi düşündüğümüz işimizi, diğer coğrafyalarda sürdürmek ve bir Türk firması olarak, bize benzeyen ülkelerde bu işi yapmak konusunda attığımız adımı, bu yıl hızlandırıyoruz. Mısır’dan hemen sonra, geçen hafta sonuçlandırdığımız bir yeni pazarın daha müjdesini sizinle paylaşmak istiyorum. Rusya ilaç dağıtım kanalları alanındaki çalışmalarımız bu yıl önemli bir atılım yapacak. Yıl sonunda Rusya pazarının en önemli iki dağıtıcısından biri olma çabamızı sonuçlandıracağız. Yine bu yıl operasyon olarak hayli zamandır görüştüğümüz Cezayir, Bulgaristan ve Romanya’daki yerel dağıtıcılarla evlilikler yaparak, bu ülkelerdeki etkinliklerimizi geliştireceğiz.
Gördüğünüz gibi, görevlerimizi hakkıyla yerine getirme çabası içerisindeyiz. Yıllardır bu çabayı kutsal bir görev olarak yerine getirmeye çalışıyoruz. Burada sizin desteğinizin sürmesi, bizim için son derece gerekli ve anlamlıdır. Destekten kastımız ise, eleştirileriniz ve önerilerinizdir. Eleştiri ve önerilerinize ihtiyacımız var. Burada yapacağınız eleştiri ve önerileriniz önümüzü aydınlatacak ve bize güç verecektir. Teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum.

(*) 15 Mart Tedarikçiler Genel Kurulu’nda yapılan konuşma. Başlık ve arabaşlıklar tarafımızdan konuldu. Hedef Sağlık