Tolga Eczanesi / Kızıltoprak
Ecz. Suzan Özdoğan
 

“İnsan mesleğini severek icra ederse hem yüksek iş tatmini hem de başarı elde eder. Buradan tüm meslektaşlarıma vermek istediğim mesaj, eczacılık mesleğinin geçmişine sahip çıkarak, bu meslek alanında önemli bir yer tutan estetik ve güzellikleri bir şekilde günümüze taşımalarıdır.”

Aşağıdaki satırlarda İstanbul-Kızıltoprak’ta bulunan modern ama bir o kadar da nostaljik bir eczaneyi anlatmaya çalıştık. Eczacı Suzan Özdoğan, eczacılık tarihine ait basılı ve diğer malzemeleri toplayarak, kendi eczanesinde özenle sergilemektedir. Geçmiş dönem eczacılığının estetik ve zarafetini, Tolga eczanesinin kurumsal kimliğine amblem ve logosu ile taşımış olan Suzan Özdoğan, mesleğinin saygınlığı ve tarihi üzerinde önemle durmaktadır. Okuyucularımızın beğeneceklerini ümit ediyor, yaptığı çalışmalar için Ecz. Suzan Özdoğan’a teşekkür ediyoruz…

Sizi tanıyalım
1984’te İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun oldum. 10 yıl boyunca ilaç sektöründe üretim bölümünde çalıştıktan sonra 1995 yılında Tolga Eczanesini açtım.
Eczanenizi bu şekilde düzenlemekle neyi amaçladınız ?
1980’li yılların ilk yarısından itibaren, yirmiüç yılı aşkın bir süredir, Beyazıt Sahaflar Çarşısından başlayan eczacılık tarihine ait malzeme toplama serüvenimiz, 1995 yılından bu yana Tolga Eczanesi Koleksiyonu adı altında eczanemizde sergilenmektedir. 2005 yılı Aralık ayında yapmış olduğumuz bu yeni düzenleme ile işleyen bir müze eczane olma özlemimizi gidermeye çalıştık. Bugün Türkiye’nin bir çok yerinde aktif olarak faaliyet gösteren eski eczanelere sahip ve bizden yaşça büyük olan bir çok meslektaşımız ile devir yoluyla yine eski eczaneleri işletmekte olan ve geçmişin değerlerini korumaya çalışan diğer tüm meslektaşlarımızı takdir ediyoruz. Bize bu merakı aşılamada katkısı olan değerli hocalarımız Prof.Dr. Turhan Baytop ve Prof. Dr. Ahmet Ekinci’yi saygı ve rahmet ile anıyorum. Bu eczane düzenlemesi ile belki de en önemli satış alanlarımızı eski eczacılık malzemelerine ayırmış olduk ancak buradaki amacımız, eczanemize gelen dostlarımıza eczacılık mesleğine ait tarihimizi bir nebze de olsa gösterebilmek ve o günleri kendileri ile bir kez daha yaşayabilme fırsatı bulmaktır. Bir otoklavı, pilül tahtasını, su filtresini, Türk Kodeksi’ni, drog kutularını gelen müşterilerimize anlatmak, Türkiye’de bilinen en eski eczane kaşeli reçetesini (1886, 1893,1901 tarihli reçeteler vs.) onlarla paylaşmak, bu mesleğin ne kadar saygın ve değerli olduğunu gelecek nesillere aktarmak adına büyük önem taşımaktadır.
Günümüz modern eczane koşulları ile iyi eczacılık uygulamaları, en az doksan yıllık bir produi dolabında bulunan bir ilaç kavonuzundan alınan hammaddeler ile yapılan majistral ilaç ve bu formülerin yazıldığı reçetenin eczanemiz antetli ‘reçete iade zarfı’ ile hastamıza geri verilmesi bu serüvende ulaşılacak en güzel noktalardan biri olsa gerek diye düşünüyorum.
Eski eczanelerde eksik olmayan soba, o sobanın kenarında dost sohbetlerine şahit olan eczanenin Tekir kedisi, soba üzerinde kaynayan çaydanlık, günümüz modern Tolga Eczanesinde yerini tezgah altı akvaryum, otomatik çay makinası, çalan klasik müzik eşliğinde bir süre içinde olsa sorunlardan uzak dost sohbetlerine ve paylaşımlara bırakmıştır.
Mesleğinizi çok seviyorsunuz…
İnsan mesleğini severek icra ederse hem yüksek iş tatmini hem de başarı elde eder. Buradan tüm meslektaşlarıma vermek istediğim mesaj, eczacılık mesleğinin geçmişine sahip çıkarak, bu meslek alanında önemli bir yer tutan estetik ve güzellikleri bir şekilde günümüze taşımalarıdır. Biz eczacılar bu davranış biçimlerimizle çevremizdeki insanlara örnek olarak, bu mesleğin sadece raftan ilaç almak ve satmak olmadığını da gösterebiliriz. Sanırım burada her birimize düşen görev eczanelerimizin bir köşesinde, elimize bir şekilde geçen eski eczacılıkta kullanılmış olan malzemeleri, hatta belki sadece ilaç şişeleri veya ilaç kutularını sergilemek olmalıdır.
Müşteri odaklı eczacılık uygulamalarınız var…
Geçmiş ile günümüz uygulamalarını kaynaştırmayı hedeflediğimiz eczanemizde, müşteri odaklı yaklaşım esastır. Burada amacımız, beş bilgisayardan oluşan bir ağ sistemi ile veriye dayalı eczacılık uygulamalarını hayata geçirmektir. Müşterilerimizi bilgilendirmek amacıyla iki plazma TV ve bir LCD monitör aracılıyla gerek ürün ve hastalıklar ile ilgili eğitim amaçlı gerekse eczacılık tarihine ait film ve prezentasyonlar gün boyu gösterilmektedir. Eczane içi yerleşim düzeni, reçete kabul, yeni ürün ve danışma bölümü, cilt bakım bölümü, optik bölümü, üst ve alt kat arasında ürün asansörü şeklinde müşteri gereksinim ve fonksiyonlarına göre planlanmıştır. Bir tarafta doksan yıllık iki adet ahşap dolap diğer tarafta kapalı çekmece ilaç dolapları geçmiş ile günümüzü bize birarada yaşatan en güzel kanıtlardır.
Bir eczacının asıl amacı etik kurallar çerçevesinde mesleğini icra ederek, toplumu bilgilendirmek ve mesleğinin saygınlığını korumak ve kollamak olmalıdır. Bu ancak geçmişten gelen ve geleceğe taşınacak olan değerler ile sağlanabilecektir.
Bu mesleği seçmemde en önemli rolü oynayan babama, bu ulvi amacı gerçekleştirmemde bana hep destek olan aileme, on yılı aşan süredir özverili çalışmalarından dolayı yardımcım Osman Akşahin’e ve aramıza yakın geçmişte katılan Nilay Gürbüz’e teşekkür ederim.
Yolu Kızıltoprak’tan geçen tüm dostlarımızı, eczanemizde geçmişe ait kısa bir yolculuğa davet ediyorum.