Eczacımız Soruyor...
 

 

Eczacımızın Soruları...

Sn. Ethem Sancak'a ve Sn. Cengizhan Güngör’e iletilmek üzere; *

Hedef Sağlık dergisinin son sayısında (Nisan 2006) yazılmış olan cümlelerden yola çıkarak soracağım soruları yanıtlamanız hususunu bilgilerinize sunar ve yanıtlamak için feragât ettiğiniz değerli zamanınızı çaldığım için özürlerimi kabul etmenizi şahsınızdan rica ederim.

Ecz. Uygar ADAL

Samandağ / HATAY 

Tespitler:

1- Sayfa 5, Ethem Sancak Başyazı :

" ... önümüzdeki on yılda eczanelerin geçirmek zorunda** olduğu süreci.." ve dönüşümler ,

2- Sayfa 27, Uzm. Ecz. Bülent Kıran: "...eczacı-eczacı ortaklığı ile eczane açılabilmesi..." aynı cümlenin sonraki sayfanın ortasında daha büyük fontla editör tarafından yazılması,

3- Sayfa 41, Ecz. Doğan Eşkinat'la söyleşi: "... kötü olan şey eczanelerin birleşememesi..."

4- Sayfa 61, Sağ. Bak. Müs. Yard. Ulvi Saran: Eczacılar ve eczane hizmetleri hakkında kanunda yapılması düşünülen değişiklikler hakkında söyledikleri,

5- Büyük alana yayılmış, işleyiş tarzı farklılaşmış eczanelerin öne çıkarılması,

Tespitlere ilişkin sorular:

1- Eczanelerin birleşebilmesi ve şirketleşmesi tartışmaya açılıp bu hususta taban basıncı ile kamuoyu hazırlanmak mı istenmektedir?

2- Sayın müsteşar hangi konulara değinip muhtemel değişiklikleri kastetmektedir?

3- Geri ödeme kurumlarının devamlı değişen tebliğleri ile boğuşmaktan bıkan eczacıya kurtuluş yolu mu gösterilmektedir?

4- Hedef Alliance'ın bu konulara yaklaşımı nedir?

* Tüm yazımın Hedef Sağlık dergisinin editörünce uygun görülen bir bölüme eksiksiz aktarılmasını

bilgilerinize sunar ve gereğini arz ederim.

** Bazı kelimeler tarafımdan koyu font ile yazılmıştır.

 

Hedef Sağlık’ın  GÖRÜŞLERİ

Samandağ’da eczacılık yapan sayın Uygar Adal’dan bir mektup aldık. Tamamını derginin yan sayfasında gördüğünüz mektup, bizi iki açıdan çok sevindirdi: Öncelikle, dergimizi eczacılarımızın ilgiyle ve dikkatle okuduğu kanaatimizin doğrulanmasının sevincinden söz etmeliyim. Sayın Eczacı Uygar Adal’ın Hedef Sağlık’ı bu kadar ayrıntılı incelemesi, bizi gururlandırdı. İkincisi ise, bu sorularla, bir kere daha ve derli toplu ‘eczane eczacılığı ile ilgili gelişmelere’ Hedef Sağlık olarak nasıl baktığımızı açıklama imkânı vermesi. Öncelikle sayın Uygar Adal’a dergimize gösterdiği ilgi ve ‘sorularını’ bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz. 

Neden ‘zorunluluk’, neden ‘dönüşüm’?

2001 krizinden sonra ortaya çıkan ekonomik yıkım ve siyasi sonuçları; ülkemiz açısından artık, eskisi gibi devam etmenin imkânsız olduğu, ‘yeni ve acil tedbirlerin’ alınmasının zorunlu olduğu bir dönemin başlamasına yol açmıştır diyebiliriz. Zorunlulukların bilince çıkarılması, yakalanan siyasi istikrar ortamıyla da bir ivme kazanmış, deyim yerindeyse bir ‘ekonomik yeniden yapılanmanın’  startı verilmiştir. AB’ne katılma çabaları yeniden yapılanmanın kaçınılmazlığını sağlayan bir dayanak noktası oluşturmuştur ve bu özelliğini de devam ettirmektedir. Enflasyon oranının %70’lerden tek haneli rakamlara düşmesi gibi bir çok ekonomik göstergeyle de desteklenen bu süreç, hemen bütün sektörlerimizi ve ekonomik birimlerimizi kendilerini yenileme ve küresel rekabete ve dönüşümlere hazırlanma göreviyle yüz yüze bırakmıştır.

Nitekim genel anlamda sağlık sektöründe, özel olarak ilaç sektöründe 4-5 yıldır yeniden yapılanmanın somut uygulamalarıyla karşı karşıyayız. 40 yılık mevzuat ve uygulamalar büyük bir hızla değişiyor. Kurumlar lağvediliyor, birleştiriliyor, yeni kurumlar kuruluyor. Yeni Fiyat Kararnamesi, hastanelerin birleştirilmesi, patent uygulamaları için yapılan mevzuat değişiklikleri, SSK’lıların serbest eczanelerden ilaç almaya başlaması, eşdeğer ilaç uygulamaları, GSS yasasıyla sigorta kurumlarının tek çatı altında devam edecek olması, Aile Hekimliği uygulamasının eczacılık konseptine muhtemel etkileri, değiştirilecek ve komisyonlarda bekleyen İlaç ve Eczacılık Kanun Tasarısı, İlaç Kurumu Kanunu gibi bir çok alınan ve alınmakta olan tedbirler radikal değişikliklerin somut göstergeleri. Bütün bu gelişmeler yaşanırken, herhangi bir ekonomik kurum ilgisiz kalamaz, ben eski düzenin sürmesini istiyorum, diyemez.

Bir ekonomik kurum, enflasyonun %70-80’lerde seyrettiği, senede en az üç kez zamların yaşandığı bir dönemin alışkanlıklarını devam ettirmeye kalkarsa, gelişen ve değişen ihtiyaçları dikkate alan, mesleki gelişimin evrilme yönünü gözeten bir tedbirler manzumesini yürürlüğe koymazsa, nasıl varlığını devam ettirebilir? Daha da ötesinde bir ekonomik kurum, uluslararası alanda mesleğe ve sektöre ilişkin gelişmeleri takip etmezse, bu gelişmelerin kendilerine ilişkin sonuçlarını öngörüyle tespit edip, zamanında tedbirler almazsa, varlığını sürdüremez. ‘Yapmak zorunda’ olduğumuz ve  dikkate almamız gereken ‘dönüşümler’ bunlardır.

Hedef Sağlık’ın Misyonu

1987’den beri Hedef Alliance ve ona bağlı kuruluşlar, muhtemel gelişmeleri izleyerek kendini yenilemeye ve değişen evrensel ve ulusal koşullara kendisini uyarlamaya çalışıyor. Hedef Alliance ve onun 6 yıldır yayınlanan kurumsal yayın organı Hedef Sağlık dergisi, eczacımızı ve sektörün bütün aktörlerini, gelişmenin yönü ve kaçınılması imkânsız değişiklikler için haberdar ediyor. Uzman görüşleri yayınlıyor, tarafları tartıştırıyor, bilimsel makale ve çalışmalara yer veriyor. Bir anlamda TEB önderliğinde odalarımızın ve eczacılık fakültelerimizin sürdürdüğü ar-ge çalışmalarına mütevazi bir katkı yaptığımızı umuyoruz.

Hedef Sağlık Hangi Fikirlere ve Tecrübelere Sayfalarını açıyor?

-Tek haneli enflasyon ve giderek düşen ilaç fiyatları karşısında, stok politikalarının çok dikkatle tespit edilmesi ve yönetilmesi gerektiğini söylüyoruz.

-Hasta odaklı, hasta takip sistemleriyle donatılmış danışman eczacılık uygulamalarının hayata geçirilmesi gerektiğini söylüyoruz.

-Ürün çeşidinin hızla artırılması ve deontolojik kurallara aykırı olmayan mümkün olduğu kadar geniş bir ürün yelpazesinin eczanelerde bulundurulması gereğine vurgu yapıyoruz. Avrupa ülkelerinde eczanelerin, eczanenin devamını sağlayacak birikimlerin çok büyük bir kısmını ilaç dışı ürünlerden sağladığı gerçeği unutulmamalıdır.

-Artan masraflar ve düşen kârlılık oranları ciro artırımını zorunlu kılmaktadır. Ürün çeşidinin artırılması ve onların sunumunda pazarlamanın gereklerinin dikkate alınması, bir kaçınılmazlık halinde ortaya çıkmaktadır.

-İnsan sağlığıyla ilgili bir mesleğin mensupları olarak, ilkesel kararlılıkları anlamak mümkün.. Ancak bu ilkesel yaklaşımlar, yönettiğimiz birimin bir ekonomik işletme olduğu gerçeğiyle çelişmez, çelişmemelidir. Aynı zamanda müşteri odaklı bir hizmet anlayışı eczacılarımızın dikkatinden kaçmamalıdır.

-Bir süredir ülkemizin bütün köşelerinde ve giderek artan sayıda eczacımız, olanakları ölçüsünde Avrupa’daki eczane modellerini örnek alarak eczanelerini yeniliyorlar. Eczaneye gelenlerin rahat edecekleri mekânlar yaratmaya, genişlettikleri ürün yelpazelerini daha estetik düzeneklerde sunmaya, şimdiye kadar alışık olmadığımız yeni hizmet yöntemleri bulmaya çalışıyorlar. Bu sürecin dikkatle izlenmesi gereken, takdir edilecek bir gelişme olduğunu düşünüyoruz. Bu tür örneklere, uygulamalara dergi sayfalarında yer vererek eczacılar arasında tecrübe alışverişine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Bu arayışların ve uygulamaların dergi sayfalarımızda yer almasının mesleğe karşı sorumluluğumuzun gereği olduğuna inanıyoruz.

 

Bir Yayın İlkesi

Dergimizde yer alan yazarların ya da röportaj veren kişilerin görüşleri son tahlilde kendilerini bağlar. Biz yayın ilkelerine ters düşmediği sürece, konuk yazarlarımızın görüşlerini olduğu gibi yayınlıyoruz. Söyledikleri kimi sözlerin hangi bağlamda ve ne amaçla söylendiği onların bildiği ve açıklayabilecekleri gerçeklerdir.

‘Birleşmek,  Şirketleşmek’

Eczane eczacılığı yönünde tercihini yapmış genç eczacılarımızın önünde, bir meslektaşıyla finansal güçlerini birleştirebilme olanaklarının olması gerekir. Bu durumun meslek etiğiyle hiçbir çelişen yönü olmadığı gibi, yoğun ve sorumluluk isteyen ağır mesai koşulları açısından rahatlatıcı bir rolü olacaktır. Daha da önemlisi bu olanakla, sermayesi yetersiz gençlerimiz mesleğini icra etme imkânını bulacak, eczane işletmesi daha güçlü finansal yapılar halinde faaliyete başlayacak, eczacılarımız arasındaki işsizlik oranı azalacak ve ‘muvazaanın’ önü kesilecek. ‘Birleşmekten’, birleşme olanaklarının olmasından zarar gelmez. Mesleki dayanışmanın en güzel örneklerini vererek topluma örnek olan eczacının, finansal güçlerini de birleştirme imkânının olması iyi bir şeydir.

Eczacımız ‘şirketleşmek’ten endişe ediyor. Endişe duyulan ‘ancak eczacının eczane sahibi olabilmesi’ mevzuatının değiştirilerek alanın sermaye sahiplerine açılmasıysa, bu kaygı haklıdır. Biz inanıyoruz ki, böyle bir değişikliğe de eczacıların örgütlü gücü hiçbir zaman fırsat vermeyecektir. Öte yandan ‘şirketler’ birer ekonomik birim olarak çağımızın gerçekleri. Eczaneler de bir boyutuyla ‘şirket’. Eczacılarımız haklı olarak ticari kaygılarla mesleklerinin yozlaştırılacağından endişe ediyorlar. Bu kaygıların, maalesef ülkemiz tarihinde bir çok yaşanmışlık temelinde, tamamen haksız olduğunu iddia etmek de mümkün değil. Kaldı ki bu endişelerin mevzuatın yeniden yapılandırıldığı bu dönemde bir ‘garanti ve emniyet sübabı’ olarak olumlu bir rol oynadığı da söylenebilir. Ancak şurası da gerçektir ki, ‘şirketlere’ damgasını vuran, onlara hakim olan şirket kültürleridir ve o da tamamen ‘insan yapısı’dır. Dürüst, olmak, etik olmak, insan odaklı olmak ve ‘şirket’ olmak mümkündür.  Bu tezimizin en büyük ve inandırıcı kanıtı, eczane eczacılığı yapan eczacılarımızın ezici çoğunluğudur. Onlar çok çok küçük bir azınlık dışında ‘şirketlerini’ son derece etik kurallar içinde ve ‘insanı’ her şeyin üstünde tutarak yönetiyorlar.

Sektör aktörleri olarak, yeniden kurulan sistem ve uzunca bir zaman alacağa benzeyen dönüşüm süreci içerisinde, yönettiğimiz kurumların hayatiyetlerini devam ettirebilmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde yürümesi, her zamankinden çok üreticinin, dağıtıcının ve sistemin temel unsuru olarak eczacının el, fikir ve güç birliği yapmasından geçiyor. Eczacının, TEB ve eczacı odalarının etrafında kenetlenmiş gücü, sağduyusu ve ülke çıkarlarını ve insanı herşeyin üstünde tutan yapıcı gücü, sürecin garantisidir. Hedef Sağlık Dergisi, Hedef Alliance Holding’in kurumsal yayın organı olarak eczacıya hizmete devam edecek.

Saygılarımla.

Cengizhan Güngör

Genel Yayın Yönetmeni