Bülent Eczacıbaşı:“İlaca erişimi engelleyerek yapılan tasarruf, maliyetleri daha da artırır.”

 

Son günlerde, yeniden, sağlık sektörü görsel ve yazılı medyanın önemli gündem maddelerinden. Kamuoyunda olumsuz izlenimler yaratan haberler genellikle üç ana konuda yoğunlaşıyor. Abartılı rakamlarla dile getirilen ‘yolsuzluk’ iddiaları, ‘ilaç israfı ve ilaçta tasarruf’ ve ‘ilaç fiyatlarının yüksekliği’. Siz bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?

Bugün tüm dünyada, sağlık ve ilaç sektörüne ilişkin gelişmeler, kamuoyunun ve basının gündeminde haklı bir şekilde önemli yer tutmaktadır. Sağlık gibi toplumun her kesimini yakından ilgilendiren ve hayati önem taşıyan bir konunun gündemde yoğun olarak yer bulması kaçınılmazdır. Buradaki kritik nokta, diğer tüm alanlarda olduğu gibi bu konudaki haberlerin de, doğru ve sağlıklı verilere dayanmasıdır. Aynı zamanda bu haberlerde sektörün ve firmaların itibarının da gözetilmesi gerektiğine inanıyoruz. 

Geçtiğimiz birkaç yıl içinde, AB’ye üyelik sürecinin getirdiği uyum çalışmaları ve kamu maliyesinde tasarruf arayışları nedeniyle, endüstrimiz açısından köklü yapısal değişimler yaşanmıştır. Bu değişimler çerçevesinde, sağlıklı bir yapının oluşması için kamunun düzenlemeleri ve sektörün tüm taraflarının uyum çabaları devam etmektedir. Bu dönem içinde yaşanan ve basında da yer alan bazı konularda yasal süreç başlatılmıştır. Yasal süreçte, üyelerimizden herhangi birinde ortaya çıkacak kusurlu bir durum karşısında Sendikamız sessiz kalmayacak ve ihraç dahil gerekli yaptırımlar uygulanacaktır.

2004 yılında yayımlanan Fiyat Kararnamesi doğrultusunda ilaç fiyatları, 5 Avrupa Birliği ülkesi arasından, ürünün en ucuz olduğu ülkedeki fabrika satış fiyatı referans fiyat kabul edilerek belirlenmeye başlanmıştır. Kararnamenin ardından, referans fiyatın üstünde kalan ilaç fiyatları ortalama %16 gerilemiş, ancak referans fiyatın altında kalan birçok ürünün fiyatı, baz alınan fiyat seviyesine yükseltilmemiştir. Bu nedenle, ülkemizdeki ilaçların genel fiyat seviyesi, Avrupa’daki en ucuz referans fiyatların da gerisinde kalmıştır. Aynı zamanda, bedeli kamu kurumları tarafından karşılanan ve serbest eczanelerden temin edilen ilaçlar için sektör ve eczacılar tarafından iskonto uygulanmaya başlanmıştır. Referans fiyat sistemine geçilmesinin  ardından ilaç fiyatlarında bir artış olmamış, Temmuz ayı başında ise son aylarda yaşanmakta olan kur artışının gerektirdiği fiyat ayarlaması hayata geçirilmiştir. Ancak, bunda da kamunun, kur artışının Kararname’de belirtildiği gibi tümüyle değil, %5’lik dilimler halinde fiyatlara yansıtılması şeklindeki talebi, sektör tarafından özveriyle benimsenmiştir.

Sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması, nüfusun artması ve yaşlanması, modern tedavi yöntemlerinin gelişmesiyle artan sağlık giderleri ülkeler ve bireylerin bütçelerine ağır yükler getirmektedir. Dolayısıyla, sağlık harcamalarında tasarruf amaçlı politikalar sadece ülkemizin değil, bütün ülkelerin gündeminde yer almaktadır.

Ülkemizde, ilaç dışındaki sağlık harcamalarının bir bölümünün kayıt altında olmaması, ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamalarına oranının yüksek görünmesine neden olmaktadır. Bu durum da, kamuyu, her yönüyle kayıtlı ilaç sektöründen tasarruf sağlamak için çeşitli uygulamalara yönlendirmektedir

Ancak, ilaca erişimin engellenmesi suretiyle sağlanacak tasarruf, toplum sağlığını tehdit etmesinin yanısıra, uzun dönemde maliyetleri daha da yükseltecek bir uygulama olacaktır.

İlaç endüstrisi olarak, sağlık hizmetlerinin daha kaliteli ve daha uygun maliyetle sunumunu hedefleyen çabalar karşısında, sosyal sorumluluk bilinciyle ve yapabileceğimiz tüm katkıyı sağlama yaklaşımıyla hareket ediyoruz. Ancak, bu süreçte, sadece maliyet unsuru gözetilerek toplum sağlığı ile sektörün görüşleri dikkate alınmadan yapılan uygulamaların sorun yarattığını görüyoruz.

Bugün pek çok ülkede, kamu maliyesinde tasarruf sağlamak amacıyla eşdeğer ilaçlara yönelik destek, bir devlet politikası haline gelmiştir. Ülkemizde de eşdeğer ilacın kullanımını artırarak kamu ilaç harcamalarında tasarruf sağlamak mümkündür.

Olumsuz izlenimlerin oluşmasında, sektör aktörlerini temsil eden meslek kuruluşlarının, kendilerini kamuoyuna anlatma bakımından yetersiz kaldığını düşünüyor musunuz?

Bilimsel, teknolojik altyapısı ve insan kaynakları bakımından, AB ülkeleri standartlarını yakalamış bulunan Türk İlaç Endüstrisi, ülkemizi dünyada ilaç üretiminde kendine yeterli 18 ülke arasına taşımaktadır. Tüketimi az olması nedeniyle, yurtiçi üretimi ekonomik olmayan bazı ürünler ve biyoteknolojik ilaçlar dışındaki tüm ilaçlar, ülkemizde üretilebilmektedir.

İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası olarak, sağlık sektöründeki tüm sosyal paydaşlarımızın ve kamuoyunun, ilaç endüstrisindeki gelişmeler konusunda doğru ve güvenilir bilgiye sahip olmasına çalışıyoruz. Endüstrinin gündeminde olan konulara ilişkin araştırmalar yapıyor ve kamuoyunun bu konularda bilinç düzeyini artırmayı hedefliyoruz. 

Bu amaç doğrultusunda, sektörle, basın ve kamuoyu arasında köprü görevini üstlenerek, topluma doğru bilgi akışı sağlamaya, ilgili resmi ve akademik kurumlarla, ilaç sektöründeki mesleki kuruluşlarla ve diğer sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapmaya çalışıyoruz.

Bunların yanında ülkemiz için büyük önem taşıyan eşdeğer ilaçlar konusunda da kamuoyunda bilgi eksikliği bulunmaktadır. Sendika olarak kamuoyunu bu konuda da bilgilendirme çalışmalarına devam ediyoruz.

Eklemek istedikleriniz?

Ülkemizin koşulları, endüstrimizin yapısı ve tasarruf politikaları, ülkemizde eşdeğer ilacın öneminin artmakta olduğuna işaret etmektedir. Eşdeğer ilaç kullanımının ve üretiminin teşvik edilmesiyle, kamu maliyesi ve hastalar için tasarruf sağlanmasının yanında, ilaç endüstrimizin uluslararası rekabet gücünün artması ve Türkiye’nin, ABD ve AB dahil olmak üzere birçok gelişmiş pazara daha çok ürün ihraç eder konuma gelmesi desteklenecektir.

Eşdeğer ilaç kullanımının artırılması için, resmi otoritenin düzenlemeleri, hekimlerin reçeteleme kararları, eczacıların bu konudaki tutumları ve hastaların eşdeğer ilaç konusunda bilgilendirilmeleri büyük önem taşımaktadır.

Pek çok ülkede, bu kapsamda, eşdeğer ürünlerin ruhsatlandırma sürecinin hızlandırılması, bu ilaçlarda hasta katkı payının düşük tutulması, hekim ve eczacıların tercihlerini bu yönde kullanmaya teşvik edilmesi ve kamuoyuna yönelik bilgilendirme kampanyaları düzenlenmesi gibi çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. İlaç endüstrimizin yapısına ve ülkemizin koşullarına uygun benzer teşvik modellerinin bizde de başarıya ulaşacağına inanıyoruz.

Eşdeğer ilaç hakkında her türlü bilginin verildiği, sürekli güncellenen www.esdegerilac.com adresli internet sitemizde, tüm sorularınıza cevap bulabilir, endüstrinin Türkiye ve dünyadaki gelişimini yakından takip edebilirsiniz.