|
Ethem
Sancak:
Gelişmenin
Önündeki Engeller
15-20 sene öncesine kadar
‘ecza depoculuğu’, bir-iki istisna örnek dışında, statik,
hantal, ‘depolama’ hizmetinin ön plana çıktığı, müşteri
odaklı çalışma anlayışına henüz sahip olmayan, çok parçalı,
hijyenik ve sağlığa uygun koşullarda binalara sahip olmayan
‘apartman altı’ depoculuğu halindeydi. Türkiye sathına
dağılmış yüzlerce deponun hijyen olmayan koşullarında
muhafaza edilen ilaçlar; alınan siparişlerin, en iyimser
ihtimalle ertesi gün ya da bu sürenin kimi zaman bir haftaya
çıktığı koşullarda eczacıya ulaştırılabiliyordu. Çok da uzak
olmayan yakın geçmişin bu manzarası son onbeş yılda hızla
değişti.
Bugün,
Türkiye’de ilaç Dağıtım Kanalları Sektörü, donanımları,
hizmet binaları ve sahip olduğu teknolojik alt yapı
itibarıyla dünyadaki benzerlerinden pek de geri kalır yanı
olmayan bir yapı arzediyor. Öte yandan eczacıya yönelik ürün
servisi hızı bakımından dünyada başka bir örnek olduğunu
sanmıyorum. Dünya standartlarında hizmet üretebilen ve kendi
alanındaki devlerle uluslararası pazarlarda rekabet etme
yeteneğine sahip şirketleriyle ‘ilaç dağıtım kanalları
sektörü’, ülkemiz açısından yüz ağartıcı ve gurur verici bir
durumda.
‘Sağlık
sektörünün yeniden yapılanması’, sürecin bütün aktörlerini
doğrudan etkiliyor. Son birkaç yıldır bir çok olumlu ve
kaçınılmaz adımlar atıldı. Hastanelerin ve sosyal güvenlik
kurumlarının tek çatı altında toparlanması, SSK’lı 35 milyon
insanın serbest eczaneden ilaç alabilmesi olanağına
kavuşması, 40-50 yıllık mevzuatın değiştirilmesi çabaları
devrim niteliğinde uygulamalar.
Bütün bu
olumlu gelişmelerin yanında, bu konjonktürün olumsuz ve iyi
yönetilemeyen sonuçlarını da yaşıyoruz. Geçiş süreci
olduğunu düşündüğümüz dönemin kimi zaman yeterli görüş
alınmadan ve istişare yapılmadan ve ‘tasarruf’ baskısı
altında alınan kararları eczacılarımızı, ilaç dağıtım
kanallarını ve üreticileri zor durumda bırakıyor.
SSK’lıların da serbest eczaneden ilaç alabilme olanağına
kavuşması bir yandan olumlu sonuçlar üretirken, devletin
neredeyse tek alıcı haline gelmesi dolayısıyla, yıllardır
devam eden kurum ödemelerindeki gecikmelerin yarattığı
sıkıntının boyutları da ağırlaştı. Sık sık değiştirilen
Bütçe Uygulama Talimatları ve yönetmelikler eczacılarımızı
bir bürokratik anaforun içine hapsetmiş durumda.
Eczacılarımızın yaşadığı sıkıntıları ve çözüm önerilerini
öğrenmek için Hedef Sağlık’ın 26. sayısındaki eczacı
röportajlarını okumak yeter. Eczacısına destek olmak için
ilaç dağıtım kanalları yüzlerce trilyonla piyasayı fonluyor.
Giderek artan finansman yükü ilaç dağıtım kanallarını zorlar
hale geldi.
2004’de
oluşturulan yeni İlaç Fiyat Kararnamesi eskisine kıyasla,
ölçülebilir kıstaslar getirerek daha objektif bir yapının
kurulmasını sağladı. Ancak, ilaç fiyatlarının
kademelendirilmesi esasına dayanan karlılık oranları
belirlenmesi, zaten son derece yüksek masraf oranlarıyla
çalışan ilaç dağıtım kanallarını zorluyor. Hizmeti
aksatmamak için çabalayan ilaç dağıtım kanalları son derece
düşük kar oranları yüzünden ciddi sıkıntılarla karşı
karşıya. Pazar payları son yıllarda artan yüksek fiyatlı
ilaçların kar oranlarındaki düşüklük servis hizmetlerini
bile karşılayabilir durumda değil. Şu anda ilacın %30’u %3-4
brüt kârla ve 30-40 gün vadeyle satılıyor. İlgili devlet
kurumlarının, kademeli karlılık sistemini gözden geçirerek
yeni tedbirler alması gerekiyor.
Sektörün
bugünkü sorunları her zamankinden daha fazla ‘diyaloga’
ihtiyaç duyuyor. Bir boyutuyla sektör aktörleri, diğer
boyutuyla sektör temsilcileri ile ilgili bakanlıklar
arasında diyalog gerekiyor. İnsan sağlığıyla doğrudan ilgili
bu sektör, çeşitli vesilelerle sansasyonel haberlerle
gündeme gelmeyi hak etmiyor.
Sektör
aktörlerinin kendisini yenileme potansiyellerini zaafa
uğratmamak gerekiyor. Türkiye’nin uluslararası alanda bir
‘sağlık üssü’ haline gelmesi de, vatandaşlarımızın insan
onuruna yakışır sağlık hizmeti alabilmeleri de bu sürecin
kesintiye uğramamasını gerektiriyor. ‘Sağlıkta Dönüşüm’
çabalarını bir adım daha ileriye götürmek için sektöre kulak
vermek gerek. Eczacıya, üreticiye ve dağıtım kanallarının
sesine kulak verilmeli..
|