|
Eczacılar mesleki eğitime büyük önem veriyorlar. Bu önemi,
Türk Eczacıları Birliği(TEB), kurumlaştırıyor. Türk
Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi, kurulduğu 2002
yılından bu yana eczacılarımızın mesleki değişimlere ve
gelişmelere ayak uydurabilmesi amacıyla çaba gösteriyor.
6197 sayılı kanunda yapılacak değişikliklerle eczacıların
meslekiçi eğitim almalarının zorunlu kılınması ile daha
önemli bir noktaya gelen Eczacılık Akademisi için Akademi
Başkanı Prof. Dr. M. Fethi Şahin ile bir söyleşi yaptık.
Hedef Sağlık
Hedef
Sağlık: Eczacılık Akademisi nasıl bir ihtiyaçtan doğdu? Bize
akademinin kuruluş macerasını aktarabilir misiniz?
Prof. Dr.
M. Fethi Şahin: Özellikle 1980’li yılların ortalarında ilaç
piyasasında oldukça hareketli bir dönem yaşanmaktaydı. O
günlerden bu yana ilaç piyasası yılda ortalama %7 değişim
göstermektedir. Beş yıl içinde bu değişim yıllık ortalama
%50’ye yakın bir değişikliği ifade ediyor. Bu nedenle ilk
olarak 1980’li yılların ortalarında eczacılarımızdan
talepler gelmeye başladı. Yeni ilaç şekilleri yanında,
fakültelerde eksik kalan bazı bilgiler için eğitim talepleri
yapılmaya başlandı. Bu taleplerin sonucunda ilk olarak
1985-86 yıllarında bu konu tartışılmaya başladı. Hatta bu
yıllarda çeşitli eczacı odaları bu ihtiyaçları karşılamaya
yönelik meslekiçi kurslar düzenlemeye başladılar. Türk
Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi’nin kurulması ise, bu
eğitimlerin tek çatı altında toplanmasını sağlama amacını
taşımaktadır. Bu amaçla Akademi’nin 1994 yılında kurulmasına
karar verilmesine karşılık, resmi kuruluş tarihi 20 Haziran
2002’dir. Türk Eczacıları Birliği 33. Dönem Büyük
Kongresi’nde, Yönetmeliği onaylanarak kurulmasına karar
verildi. Eczacılık Akademisi, Türkiye'de eczacılık alanında
bilimsel gelişmeye katkıda bulunmak ve eczacılık camiasının
eğitimine akademik kuruluşlarla ortaklaşa katkı ve
önerilerde bulunmak amacıyla kurulmuştur. TEB Merkez Heyeti,
Eczacılık Akademisi Yönetmeliği üzerinde yaptığı uzun
çalışmalar sonrasında, 20 Haziran 2002 tarihli toplantısında
Eczacılık Akademisi Yönetim Kurulu'nu atamıştır. TEB Genel
Başkanı Ecz. Mehmet Domaç ve Eczacılık Akademisi Yönetim
Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Fethi Şahin tarafından yapılan
açılış konuşmalarının ardından, Bilkent Üniversitesi
Moleküler Biyoloji ABD Öğretim Üyesi ve aynı zamanda
Eczacılık Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi olan Prof. Dr.
Mehmet Öztürk, “Genler ve İlaçlar” konusunda bir açılış
dersi verdi.
Eczacılık
Akademisi’nin üç organı vardır: Başkan, TEB Merkez Heyeti
tarafından iki yıllığına, Eczacılık Fakülteleri profesörleri
arasından seçilir. Yönetim Kurulu, TEB Merkez Heyeti’nin,
Merkez Heyeti ve Denetleme Kurulu üyeleri arasından seçeceği
dört eczacı ve akademisyenlerin de aralarında bulunduğu
diğer dört eczacının yer aldığı ve iki yıl süre ile görev
yapacak, başkan hariç sekiz üyeden oluşmaktadır.
Danışma
Kurulu, öğrenci alan Eczacılık Fakültesi dekanlarından ve
onların belirleyeceği öğretim üyelerinden oluşur. Öğretim
üyeleri iki yıl görev yapar.
Dünyada bu yönde örnekler var mı?
Dünya’da
en saygın örneği Fransa’da bulunuyor; Fransa Eczacılık
Akademisi. Bu akademi sadece meslekiçi eğitimler vermemekte,
aynı zamanda meslek hakkında her konuda görüş
bildirebilmektedir. Üyelerimizden Prof. Dr. Afife Mat, aynı
zamanda Fransız Akademisi üyesi olmasından dolayı bizim de
yakın ilişkimiz söz konusudur. Bunun yanında İngiltere’de de
oldukça saygın bir akademi bulunur. Ayrıca son dönemlerde
Amerika’da çeşitli eyaletlerde bu tip yapılanmalara
rastlamaktayız.
Eczacılık Akademisi’nin faaliyet alanları nelerdir?
Eczacılık
Akademisi'nin faaliyet alanlarını şu şekilde
tanımlayabiliriz: Eczacıların meslekiçi eğitimlerini
sağlamak amacıyla kurs ve eğitim programları düzenlemek,
meslekiçi sürekli eğitim programları için yöntemler
geliştirmek ve materyal sağlamak, ihtiyaç duyulan alanlarda
mezuniyet sonrası eğitimler, kurslar düzenlemek ve sertifika
vermek, eczane teknisyenlerinin eğitimleri amacıyla kurslar
düzenlemek ve uygulamak, Eczacılık Lisans Eğitimi için
eğitim kurumlarına önerilerde bulunmak, bilimsel toplantı,
konferans ve sempozyumlar düzenlemek, eczacılık alanında
çalışmalar yapan bilim adamlarının çalışmalarını ödül ve
maddi destek gibi yollarla özendirmek, Bilim, Hizmet ve
Teşvik Ödülleri adı altında ödül programları düzenlemek,
eczacılık eğitim ve uygulamalarına yönelik eğitsel ve
bilimsel yayınlar yapmak, meslekiçi sürekli eğitim dergisi
çıkarmak. Görüldüğü üzere, Akademi sadece eczacılara yönelik
eğitimler için kurulmadı.
Şu ana
kadar hangi konularda kurslar hazırlandı? Eczacılarımız
özellikle hangi konulara ilgi gösteriyorlar?
TEB
Eczacılık Akademisi, kuruluşundan bugüne kadar 68 eğitim
gerçekleştirmiştir. Yapılan eğitimlerde toplam 2930 eczacı
sertifika almıştır. Bunun yanında 320 saatlik Eczacı
Teknisyeni eğitimleri düzenlenmiş ve Ankara, İstanbul, İzmir
ve Bursa’da yaklaşık 1000 eczacı teknisyenine katılım
sertifikası verilmiştir. Düzenlediğimiz kurslarda iyi
eczacılık uygulamaları programlarına oldukça yoğun talep
olmakta. Bu uygulamalar, eczacılığın hizmet anlayışını
değiştirdiği için, oldukça rağbet görüyor. Temel Muhasebe
Eğitimi programlarımız da oldukça yoğun ilgi görüyor. Bu
konuya fakültelerimizde yeteri kadar önem verilmediği için,
eczacılarımız tarafından yoğun talep alıyoruz. Özellikle
Fitoterapi kurslarımıza ilgi son derece yoğun. Bu konuda son
dönemde, ürün çeşidinin artması, eczacılarımızın etkin
olmasını gerektiriyor. Bu arada farklı programlar açmaya da
çaba gösteriyoruz. Örneğin, Hasta İlişkileri Yönetimi konulu
bir kurs açtık. Çeşitli hastalıklarda ve sağlık durumlarında
eczacının rolü konusunda çeşitli kurslarımız oldu. Örneğin;
Hamilelikte ve Emzirmede İlaç Kullanımı ve Eczacının Rolü,
Yaşlılıkta İlaç Kullanımı ve Eczacının Rolü, Allerjik
Hastalıklarda İlaç Kullanımı ve Eczacı gibi.. Ayrıca ilk
yardım gibi eczacılarımız için çok önemli olduğunu
düşündüğümüz konularda da kurslar açtık.
Son
derece yetkin bir eğitim kadromuz bulunduğunu belirtmek
isterim. Örneğin, Kızılay’ın düzenlediği ilkyardım
kurslarının eğitmenleri, bizim hocalarımız tarafından
eğitilmişlerdir. Halihazırda akademisyenlerimize yönelik
kurslar da düzenliyoruz. Akademisyenlerimize yönelik
Genomics ve Proteomics gibi konularda eğitimler düzenledik.
Ancak akademisyenlerimize yönelik eğitim programlarını
düzenlerken, çoğunlukla konunun muhatapları ile bir araya
gelerek, kurs düzenlenecek konuları belirlemeye çalışıyoruz.
Ancak özellikle akademisyenlerimize yönelik düzenlediğimiz
Eğitim Formasyonu kurslarımız oldukça ilgi çekti.
Önümüzdeki dönemlerde açmayı düşündüğünüz programlar
hakkında bilgi verebilir misiniz?
Son
dönemlerde eczacılık fakültelerinin sayısının da artmasıyla,
gelecekte bir eczacı enflasyonu olabileceğini düşünüyoruz.
Bu nedenle eczacılarımızın farklı alanlarda da hizmet
verebilmelerini sağlayacak kurslar açmayı planlıyoruz. Uzun
dönemli olmasını planladığımız bu kurslarımıza Onkoloji ve
Kemoterapötiklerde Eczacının Rolü konulu eğitim programımızı
örnek gösterebilirim. Bu tip uzun dönemli kurslarda,
eczacılarımıza diğer programlarımızda yaptığımız gibi
katılım belgesi vermek yerine, Sağlık Bakanlığı onaylı
sertifikalar vermeyi planlıyoruz. Sağlık Bakanlığı’mız bu
konuda oldukça olumlu yaklaşıyor. Bunun yanında Fitoterapi
konusunda da uzun dönemli bir kursumuz olacak. Bu ay
başlayacak Radyofarmasi kursumuz olacak. Bugüne kadar
sanayide çalışan eczacılarımızı ihmal ettiğimizi
düşünüyoruz. Bu nedenle bu alanda çalışan eczacılarımıza
yönelik programlar hazırlamayı da düşünüyoruz.
Bu
bahsettiğimiz kurslarımız için eczacılarımız nasıl başvuru
yapabilecekler?
Başvurularımızı internet üzerinden alıyoruz. Kurslarımıza
katılmak isteyen eczacılarımız
www.eczakademi.org
internet adresinden bize ulaşabilirler.
Eczacılarımız için, 6197 Sayılı Kanun’un yürürlüğe
girmesiyle, meslekiçi eğitimler konusu son derece önemli bir
hale gelecek. Akademi olarak bu konuda ne tür çalışmalar
yürütüyorsunuz?
Akademi
olarak bu konuda oldukça etkin çalışmalar yürüttüğümüzü
belirtmek isterim. 6197 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi ile
birlikte, meslekiçi eğitimler eczacılarımız için zorunlu
hale gelecek. Biz bu noktada Akademi olarak tüm bu
eğitimleri kredilendireceğiz. Sadece bizim değil, diğer
meslek kuruluşlarının da düzenlediği kursları destekleyerek,
onları tek bir çatı altında toplamayı, bir bakıma akredite
etmeyi amaçlıyoruz. Kanunla birlikte eczacılarımızın yıllık
alması gereken meslekiçi eğitimleri 25 kredi ile sınırlamayı
düşünüyoruz. Şu anki prensibimiz dört saatlik bir eğitimin,
bir kredi ile tanımlanması yönünde. Böylece eczacılarımızın
yıllık 25 kredi için, 100 saate varan bir eğitim almasını
planlıyoruz. Bildiğiniz gibi, eczacıların bilimsel
gelişmeleri takip etmesi zorunluluğu, eczacılık
deontolojisinde de vardır. Bu nedenle eczacının meslekiçi
eğitimlerini sadece bu tür kurslarla sınırlamak istemedik.
Her türlü mesleki bilimsel toplantı ve kongreleri de
kredilendireceğiz. Böylece eczacılarımız katıldıkları kongre
ve konferanslardan da meslekiçi eğitim kredisi alacak. Son
olarak yaptığımız bu çalışmalarla, şu anda yasal bir zemini
olmayan akademimizin de yasal bir çerçeveye oturmasını
sağlamış olacağız.
|