| |
Hedef
Alliance Avrupa Eczanesini Tanıma Programı (AETP) II. etabı
sonuçlandı. Kasım 2006 tarihinde sonuçlanan bu etapta toplam
227 katılımcı Madrid ve Roma’da Avrupa Eczacılık sistemini
tanıma fırsatı buldular. Bu gezilerimizin her ikisine de
katılmış olan Ecz. Hülya Özsümen, Konya’da yayınlanan yerel
Merhaba Gazetesi’nde bu gezilerle ilgili bir yazı dizisi
hazırladı. Gezilerimizi Konya’daki meslektaşları ve okurları
ile paylaşan Ecz. Hülya Özsümen’in bu yazı dizisinden bir
özeti sizinle paylaşmak istedik.
Hedef
Sağlık
Bugün
Türkiye’nin en büyük ilaç dağıtım kanalı olan Hedef
Alliance’ın davetiyle ikinci kez gittiğim “Avrupa’da
Eczacılık” konulu Madrid gezimizi ve İspanya’yı,
gözlemlediğim kadarıyla siz değerli okuyucularıma tanıtmak
istedim.
Hedef
Alliance’ın Avrupa Eczanelerini Tanıma Projesi çerçevesinde,
Türkiye’de koşulları süratle değişmekte olan eczacılık
mesleğinin geleceğine dair, diğer ülkelerin örneklerinden
ışık tutmak, eczaneleri yarına hazırlama konusunda vizyonu
ortaya koymak amaçlanmıştır. Herkesin hayatında mutlaka bir
eczane ve eczacı faktörü olması münasebetiyle, size metropol
eczaneler hakkında ilginç bilgiler sunacağım…
İkinci
gün kahvaltıdan sonra, eczane ve depo ziyaretleri için
otelimizden ayrıldık. İlk ziyaret ettiğimiz eczane, şehir
dışında sanayi bölgesinde idi. Madrid’de çok şık ve
gösterişli, yüksek sermaye ile kurulduğu ilk anda fark
edilen, Carmen isimli bir eczacı hanımın işlettiği bu
eczaneyi anlatırsam, sanırım okuyucularım, diğer metropol
eczaneleri hakkında fikir sahibi olabileceklerdir.
300 m2
bir eczane düşünün. %40-60 oranında ilaç satılıyor. Kalan
kısmı ise kozmetik, veteriner ürünleri ve çocuk ürünleri.
Bir
Avrupalı günde en az 5-6 kozmetik ürünü kullanıyor.
Avrupa’da saç kremi, diş macunu, diş fırçası, parfüm,
olmazsa olmaz, birinci derecede bakım ürünleri. Fakat
ülkenin gelir düzeyi 35.000 Dolar. Eczanede ilk görüşte
öncelikle dikkatimi çeken, eczane isimlerinin olmayışı,
kapıda “Farmacia” levhası görülüyor. Girişte solda süper
marketlerdeki gibi sepetler. Ürünler markalarına göre
ayrılmış. Standların çoğunun üstünde tavana doğru plazma
televizyonlar. Bu televizyonlar eczanenin pek çok yerinde
mevcut, sürekli yeni ürünler tanıtılıyor. Girişte sağda
çocuk mamaları ve çocuğa ait her şey, oyuncak dahil,
ortopedik ayakkabı ya da terlikler ortadaki reyonlarda.
İlacı asla ortalarda göremezsiniz. Kozmetik, medikal ve OTC
ürünler hep ön planda. Bütün çalışanlar tepeden tırnağa
beyaz giyiniyor. Roma dahil hiçbir eczanede erkek personel
görmedim. Eczanede toplam 14 kişi çalışıyor ve dördü eczacı,
diğerleri eczacı teknisyeni. Her birinin görevi ayrı.
Çalışan bayanların birkaçı 50-60 yaşlarında idi. Diplomasız
hiçbir eleman çalıştırılmıyor…
Avrupa’da
eczane açmak çok kolay değil. Önce, beş yıllık üniversite
bitirmeniz gerekiyor. Eczane açmak isteyen eczacı, ihtiyacı
olan bölgede, ya ihaleye katılıyor, ya da babasından veya
bir başkasından eczaneyi devralıyor. Her işlemlerini banka
ile yapıyorlar, sanırım finans sıkıntısı hiç yaşanmıyor.
Türkiye’deki gibi çok sık eczane görmeniz mümkün değil. İki
eczane arasında en az 250 metre mesafe bulunması şartı var.
Eczacılar, marketlerde satılan ürünleri eczanelerinde daha
kolay satıyor. Çünkü müşteri bir ürünü bizden alırken, aynı
zamanda bilgimizi de satın alıyor, diye düşünüyor. Eczane
açmak, bazı bölgelerde bir imtiyaz. Üç veya on yıl dolmadan
eczane devri söz konusu değil. Açık artırma ve ihale ile
eczaneler satılabiliyor.
Avrupa’da
alternatif tıp, bitkisel haplar, yine ilaç formunda besin
takviyeleri, vitaminler çok fazla satılıyor. İnsanlar
hastalanmadan önce sağlığını korumanın bilincindeler.
Eczanenin
ortasında mini bir çocuk bahçesi, oyuncaklarla dolu.
Eczacıya, ilaçların nerede olduğunu sorduğumuz zaman, bizi
yaklaşık birbuçuk metre genişliğinde, dışarıdan içerisi
görülebilen bir odaya götürdü. İlaçlar karşılıklı raflara
dizilmiş, bir robot sistemi ile çalışıyor. Kapıyı açmadan,
dışarıdan bir bilgisayara ilacın barkodunu giriyorsunuz.
Robot, ilacı alıp, size ayrılan bölmeden ilacı veriyor. Yine
rafa yerleştirmek istediğiniz ilacı, barkodunu bilgisayara
okutup, bölmeye bırakıyorsunuz. Robot, ilacı alıp yerine
yerleştiriyor. Ayrıca ilaçların miad kontrolleri de
bilgisayar yardımı ile yapılıyor. Yerinde azalan ilacı size
bildiriyor. Robota bağlı eczanenin değişik bölümlerinde
farklı kısımlar var. Bu sistemin maliyeti 250.000 Euro
civarında.
Eczaneler
çok lüks ve tertemiz. Türkiye’de ilaçlar en düşük fiyatlı
beş Avrupa ülkesi baz alınarak tespit edildiği için, fazla
bir fiyat farkı bulunmuyor. Roma’da da Madrid’de de birkaç
katlı eczaneler dikkatimi çekmişti. Odalar ve bölümler
halinde çeşitli ayrımlar yapılmıştı. Örneğin reçete dışı
satılan, mide ile ilgili preperatlar için bir bölüm
ayrılmış. Avrupa eczaneleri pek çok bölümden ibaret ve henüz
Türkiye’de tanınmayan pek çok kozmetik ve medikal ürünü bu
eczanelerde bulmanız mümkün.
Hedef
Alliance’ın ortağı 25.000 müşteri potansiyeline sahip El
Grupo Safa’nın 11 deposu mevcut. Satışlar bilgisayar
ortamında, el değmeden, makinelerle yapılıyor. Siparişlerin
%75’i otomatik olarak hazırlanmakta, böylece insan hatası en
aza indirilmekte.
Eczacılık
gibi, her insanın hayatında, olmazsa olmaz olan bir mesleği,
Avrupa’daki en seçkin eczanelerle ve Avrupa’nın ünlü
başkentleriyle bize tanıtarak bir ilke imza atan ve ufkumuzu
genişleten bu güzel geziden dolayı Hedef Alliance’a çok
teşekkür ediyorum.
Ecz. Hülya Özsümen
Çumra Eczanesi-Konya
Konya Merhaba Gazetesi’nden
alıntı
|