|
Yerel ve ulusal zincir marketlerinin hızla büyüdüğü
ülkemizde, eczanelerin ve kozmetik mağazalarının da
kendilerini yenilemeleri ve pazardan daha fazla pay almaları
sağlanmalıdır. Bunun için tedarikçi firmalar, pazarlama
bütçelerini kanallar arasında adil olarak kullanmalıdırlar.
Sektör
Büyüyor
Türkiye’de kozmetik pazarı 1.5 milyar $’dır. Bu pazarın
önümüzdeki 3 – 5 yıl içinde %100 büyüyeceği tahmin
edilmektedir. Pazardan eczacılarımız, ürün kategorilerine
göre ortalama %5 – %10 arasında pay almaktadırlar.
Son
yıllarda kanal bazında ciddi değişimler yaşanmakla birlikte
üretim, dağıtım ve perakende noktasındaki satış ve pazarlama
biçimleri de değişmektedir. Ecza ve ıtriyat depoları olarak,
10–15 yıl öncesine göre, depoculuktan dağıtıcılığa doğru
ciddi bir değişim ve dönüşüm yaşadık. Bu değişim ve dönüşüme
ayak uydurabilenler ayakta kaldılar. Günümüzde her kanalda
rekabet gittikçe zorlaşmaktadır. Ekonominin daha reel hale
gelmesi ile birlikte, stok politikalarının da değiştiği
görülmektedir. Stok hem ülke için, hem de üretici, dağıtıcı
ve perakendeci için cazip olmaktan çıkmıştır. Bu nedenle
tedarikçiler, üretim planlarını bu çerçevede yapmalıdırlar.
Ayrıca ülke ekonomisinin kanayan yarası olan kayıt dışını da
önlemek için tedarikçiler, dağıtıcılar ve perakendeciler
olarak elimizden geleni yapmamız gerekmektedir.
2006
yılında kozmetik sektöründe Türkiye genelinde parfümeri
kanallarının büyümediğini, kozmetik pazarının market
kanalına kaydığını görmekteyiz. Yerel ve ulusal zincir
marketlerinin hızla büyüdüğü ülkemizde, eczanelerin ve
kozmetik mağazalarının da kendilerini yenilemeleri ve
pazardan daha fazla pay almaları sağlanmalıdır. Bunun için
tedarikçi firmalar, pazarlama bütçelerini kanallar arasında
adil olarak kullanmalıdırlar.
Eczanelerde Değişim
Sektörün
değişim ve dönüşümüne paralel olarak, kendini yenileyen ve
iş yapış tarzlarını değiştiren eczane kanalında da son 2
yıldır ciddi gelişmeler olmuştur. Eczanelerde satılan
ürünleri tüketiciler güvenerek almakta ve aynı zamanda
eczanelerde tüketicilere danışmanlık hizmeti de
verilmektedir.
Eczacılarımız bu gelişen pazardan daha fazla pay
alabilmeleri için, mutlaka uzman yetiştirmeli ya da yetişmiş
uzman istihdam etmelidirler. Örneğin, tedarikçilerin de
desteğini alarak, her haftanın bir günü “cilt bakım günleri”
yapabilirler. Eczacılarımız, sattıkları ürünleri sadece
kendi kanallarına ait olduğu için sahiplenmektedirler.
Tüketicileri bilgilendirmekte ve yönlendirmektedirler. Bu da
tüketicinin güvenini kazanmalarına neden olmaktadır.
Bu
değişim ve dönüşüme paralel olarak, Hedef Alliance,
eczacıları Avrupa’nın bazı şehirlerine götürerek, eczane
konseptini görmelerini sağlamaktadır. Böylece eczacılarımız
Avrupa’daki meslektaşlarını tanıma ve iş yapış tarzlarını
öğrenme imkânı buldular. Bu gezilerden faydalanan bir çok
eczacımız, Türkiye’ye döndüklerinde eczanelerinin konseptini
değiştiriyor. Gerektiğinde ek standlar ve reyonlar
oluşturuyorlar. İlaç dışı ürünlere daha fazla önem vererek,
eczanelerinin nakit akışını düzene koyuyorlar.
Eczane
kanalındaki ilaç dışı ürünlerin hacmi gün geçtikçe artmaya
devam etmektedir. Ecza ve ıtriyat depoları ise ürün
skalalarını eczanenin gelişen ihtiyaçlarına cevap verecek
şekilde genişletmeli ve fiyatlandırma politikalarını
eczaneyi marketle rekabette güçlendirecek şekilde
ayarlamalıdır. Eczacılarımızın distribütörlük veya bayilik
adı altında, dermokozmetik ürünlerini direkt tedarikçilerden
almaları, hem ödeme vadesi olarak, hem de stok baskısı
olarak kendilerini zorlamaktadır. Bu tür ürünlerin
depolardan dağıtılması durumunda, eczacılarımız hem daha iyi
hizmet alacak, hem de çeşit olarak her ürünü satabilme
şansına sahip olacaklardır.
Bilinçli
tüketim denince; tüketicilerimizin satın aldıkları ürünün
hangi firma tarafından üretildiğini, son kullanma
tarihlerini, içindeki etken maddeleri ve nasıl
kullanılacağını bilmesi anlaşılmalıdır. Bu konuda halkımız
bilinçlendirilmelidir. Herhangi bir ürünü satın alınırken,
kendi cildinin özelliklerinin de çok iyi bilinmesi gerekir.
Bu özellikleri öğrenebilmek için, mutlaka bir dermotoloğa
görünmek gerekmektedir.
Dağıtıcılar
Biz
dağıtıcılar olarak, bakanlık ruhsatı ve izni olmayan
ürünlerin dağıtımını yapmıyoruz. Dağıtacağımız ürünleri
mutlaka birinci elden alıyoruz. Böylece piyasadaki sahte ve
kaçak ürünlerin dağıtımını da önlemiş oluyoruz.
Perakendecilerimizin de sahte ve kaçak ürünlerin satın
alınmaması konusunda çok hassas davranmaları gerekir.
Sonuçta tüketicilerimiz satın aldıkları ürünleri, satış
noktalarından güvenerek almaktadırlar. Bu güveni sağlamak
için hem dağıtıcılar, hem de perakendecikler olarak büyük
bedeller ödedik. Bu durumun bazı kişiler tarafından
suistimal edilmesine izin vermeyelim. Türkiye Kozmetik ve
Itriyat Depocuları Derneği olarak da, bu tür kayıt dışı,
sahte ve kaçak ürünlerle mücadele edilmektedir. Bu
mücadeleye hep birlikte destek verelim. Ülkemizin ve
sektörümüzün gelişmesine ve kalkınmasına yardımcı olalım.
|