Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi

 

 

Prof. Dr.Turhan Baykal

1949 yılında Elazığ’da doğdu. 1972 yılında Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun oldu. 1982 yılında Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde doktor ünvanı aldı. 1986-1987 yılları arasında ABD Georgia Üniversitesi’nde bilimsel çalışmalar yaptı. 2000 yılında Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı’nda profesör oldu. 15 Kasım 2006 tarihinden bu yana dekanlık görevini yürütmektedir.

Fakültenin tarihi gelişimi hakkında bilgi verebilir misiniz?

1968’de Ankara’da iki özel Eczacılık Yüksekokulu açıldı. Anadolu Eczacılık Yüksekokulu ve Ankara Eczacılık Yüksekokulu. 1971 yılında özel yüksekokullar devletleştirilince, bu iki yüksekokul, Anadolu Eczacılık Yüksekokulu bünyesinde 1973’te birleştirilerek, Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi’ne bağlı Eczacılık Yüksekokulu olarak eğitime devam etti. 1979’da Akademi bünyesinde Eczacılık Fakültesi oldu. 1982’de de oluşturulan Gazi Üniversitesi bünyesine katıldı. Fakültemiz 39 yıllık, deneyimli, güçlü bir eğitim ve öğretim kurumudur. 

Fakültenin bugün içinde bulunduğu teknik ve fiziki durum hakkında bilgiler verebilir misiniz?

Fakültemiz bugün iki bloktan oluşan 27.000 m2’lik kapalı alanda, 26 adet araştırma laboratuvarı, 4 adet merkez laboratuvarı, 9 adet öğrenci laboratuvarı, amfiler, derslikler, konferans salonu ve seminer salonlarına sahiptir.

Bir blokta öğrenci laboratuvarları, amfiler ve derslikler, öğrenci kafeteryası ve kantini bulunmaktadır. Ayrıca bu blokta Hemşirelik Yüksekokulu da belli bir bölümde geçici olarak eğitim sürdürmektedir. Bu blok, Fakültemizin, 1975’te yapılan ilave binasıyla, ilk yapısını oluşturmaktadır. 2004 yılında biten yeniden yapılanma ile, bu bina günümüz modern derslik ve laboratuvarlarına kavuşmuş olup, öğrencilerimizin hak ettikleri bir mekân olmuştur.

İkinci bloğumuz, 1999 yılında tamamlanmış olan öğretim üyeleri, idari personel, araştırma laboratuarları, merkez laboratuarları ile konferans ve seminer salonlarının bulunduğu binamızdır. 

Bugün araştırma ve merkez laboratuarlarımız, 1-2 büyük teknik malzeme hariç, modern aletlerle donanımlı olup, araştırmacılarımıza en iyi imkânlarla çalışma ortamı sağlamaktadır. Bu da, Fakültemizden çıkan yayın kalitesi ve sayısında kendisini göstermektedir.

Aynı şekilde öğrenci laboratuvarlarında da en son teknolojik aletlerle eğitim yapılmaktadır.

Fakültemizde 65 öğretim üyesi, 5 öğretim görevlisi ve 29 araştırma görevlisi bulunmaktadır. ‘Araştırma Görevlisi’ açısından, birkaç senedir çok talihsiz bir dönem yaşamaktayız. Mezun eczacılarımız haklı olarak üniversiteyi tercih etmiyorlar. Gerek düşük maaş ve gerekse çıkması planlanan yeni Eczacılık Yasası, eczacıları bir an önce eczane açmaya yöneltmektedir. Oysa ki yasa taslağı mevcut eczacıya, hattâ öğrenciye bile, bir yaptırım getirmemekte, ancak mezun eczacı “Ne olur ne olmaz, burası Türkiye” deyip, eczane açmaya gitmektedir.

Fakülte’nizin uluslararası yayınlar açısından durumunu değerlendirebilir misiniz? Ayrıca uluslararası ilişkiler açısından Fakülte’nin durumu hakkında neler aktarabilir misiniz?  

Eczacılık Fakültemiz uluslararası yayınlar açısından Gazi Üniversitesi’nin diğer fakülteleri arasında öğretim üyesi başına düşen yayın bakımından, her yıl birinci fakülte olarak öne çıkmaktadır. Diğer eczacılık fakülteleri arasında da uluslararası yayın açısından ilk üç fakülte arasında yer almaktadır. Yeni ilaç adayı bileşiklerin geliştirilmesi ve moleküler etki mekanizmalarının aydınlatılması açısından, bilimsel literatüre önemli katkılarda bulunan öğretim üyelerimizin ortak yürüttüğü uluslararası projelerle öğretim elemanlarımızın deneyimleri gün geçtikçe artmaktadır. Ayrıca Fakültemiz Socrates/Erasmus programlarından da yararlanmak için ikili anlaşmalar yapma hazırlık çalışmalarını yürütmektedir. Yapılacak anlaşmalarla Avrupa’daki diğer eczacılık fakülteleriyle öğrenci ve öğretim elemanları değişimi sağlanması amaçlanmaktadır.

Ülkemizde, AB uyum süreci içerisinde değişen ve evrilen eczacılık eğitimi açısından Fakülte’nizin bulunduğu noktayı aktarabilir misiniz?

 AB ile uyum süreci çerçevesinde Eczacılık Fakültesi’nde eğitim 5 yıla çıkarılmıştır. 4 yıllık lisans derslerinden hiçbiri 5.yıla taşınmamış olup, 5.yılda yönlendirme dersleri (Hastane Eczacılığı, Eczane Eczacılığı, Endüstri ve Araştırma Eczacılığı’na yönelik) ve bir dönemde staj konulmuştur. Lisans dersleri Avrupa Eczacılık Eğitim Komisyonları’nın öngördüğü şekilde ve tabii ki Türkiye koşullarını da dikkate alarak, yeniden yapılandırılmıştır. Bu yapılanma bir süreç olup, zamanın koşul ve isteklerine göre değişim ve gelişim gösterecektir.   

Meslekiçi eğitimler konusunda neler yapıyorsunuz?

Meslekiçi eğitimle ilgili bildiğiniz gibi, Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi bu görevi üstlenmiş durumda. Biz de Akademi’ye öğretim üyesi bazında destek veriyoruz.

Eczacılık mesleğinin ve eğitimin geleceği hakkında öngörülerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Eczacılık mesleği son 10 yıldır en parlak dönemlerini yaşadı. Şimdi de öyle. Ancak tutarlı bir geri ödeme sistemi oturtulmadığından ve geri ödemeler aylarca geciktirildiğinden, eczaneler son 5-6 aydır sıkıntı çekmekte. Tabii bunun eczacılık mesleği ile ilgili bir problem olmadığı, Hükümetin uyguladığı yanlış ve bilgisiz uygulamalardan kaynaklandığı çok açıktır. Bugünlerde eczacılar, dolayısıyla eczacılık mesleği hak etmediği bir girdabın içine sokulmuş durumdadır. Türkiye’nin en büyük talihsizliği bana göre, uzun yıllardır Türkiye’yi yönetmeyi kaldıramayacak bilgi, tecrübe ve vizyona sahip olamayan kişiler tarafından yönetilmiş olmasıdır. Bugün de bunu yaşıyoruz. Plansız, programsız, öğretim elemanı olmayan eczacılık fakültelerimizin açılması da yine bunun sonucudur. Ancak yine de eczacılık mesleğinin geleceğini, bugünkü iç açıcı olmayan tabloya rağmen, aydınlık görüyorum.