| |
İlaç Endüstrisi İşverenler
Sendikası Onursal Başkanı ve sağlık sektörüne unutulmaz
katkılarda bulunmuş meslek büyüğümüz sayın Kaya Turgut’la
Hedef Alliance’ın 20. yılı dolayısıyla konuştuk.
Hedef Sağlık
Ethem
Sancak’la tanışmanız nasıl oldu?
Ethem
Bey’le tanışmamız 1981’ler, 82’ler civarında oldu. Ethem Bey
o zaman Koz Ecza Deposu’nun ortaklarındandı ve genel
müdürüydü.
Ben o
zaman Fako İlaç Fabrikası’nın hem yönetim kurulu
başkanıydım, hem sahibiydim. Hem de İlaç Endüstrisi
İşverenleri Sendikası Başkanı’ydım. Bu tanışmamız her zaman
için gayet dostane bir şekilde, giderek yakınlaştı. Bugün
aşağı yukarı bir aile münasebeti haline gelen bir dostluğa
dönüştü.
20 yıl
önce Türkiye’de ecza depoculuğu nasıldı?
1950’lerden başlamak lazım. İstanbul’da, Ankara’da,
İzmir’de, Adana’da üç dört tane kanal vasıtasıyla ilaç
dağıtımı yapılıyordu. Sonra ilaç darlığı başladı, özellikle
döviz darlığından dolayı. O zaman bu daha merkezileşti.
Ancak daha sonraları özellikle yerel depolar çıktı. Küçük
aile depoları çıktı ve haliyle kendilerine bağlı olan
eczanelere hizmet verdiler. O zaman aşağı yukarı sayıları
400’lere varan küçük depolar, yerel depolar meydana çıktı.
1980’lere kadar bu böyle devam etti. 80’lerden sonra Özal’ın
getirdiği yeniliklerle yaşanan ekonomik transformasyondan,
ilaç sanayii de nasibini aldı. Yabancı sermaye teşvikleri
çoğaldı. Dolayısıyla yabancı sermayeli müesseselerin
Türkiye’ye girişleri ve Türkiye’de müesseselerini
kurmalarıyla, ilaç endüstrisinde çok büyük bir gelişme oldu.
Bu gelişme, depoların yapılanmasına sebep oldu. Bu
yapılanmalar ekonomi ağırlıklı oldu. Organizasyon, itimat ve
bunun yanında sürekli bir servis meydana çıktı. Dolayısıyla
büyük bir değişikliğe ayak uyduran depolarla, ayak
uyduramayan depolar arasında büyük bir ayırım başladı. Bu
gelişmenin ikinci kısmında da yine Türkiye’de özellikle
ekonomik çalkantıların, yüksek enflasyonun, sağlıksız finans
sektörünün bulunması, sosyal sigortalar kurumunun
yaygınlaşması ve ödemelerde zorluk çekmesi, eczanelerin
yaygınlaşması, depolarda çok büyük bir yapılaşma değişimine
sebep oldu. Ve o zamanlar sayıları 200’leri bulan depolar,
giderek yerini bugün sayıları 20-25’i bulan depolara
bıraktı. Bu değişikliğe ayak uyduranların başında Hedef Ecza
Deposu geliyor. Çünkü Hedef Ecza Deposu çok iyi bir ekip
kurdu. Birbirine bağlı, müesseseye bağlı ve yaptığı hizmeti
çok iyi yapan bir ekipti bu. Kadroların yanında,
organizasyonunu oturttu. Organize oldu ve bu organizasyonu
yurt sathına dağıtabildi. Modern bütün vasıtaları da bu
servisin emrine verdi. Dolayısıyla sektörde de vuku bulan,
biraz evvel saydığımız yoklukların, dalgalanmaların
getirdiği hareketli ortamda, sakin, güvenilir bir müessese
haline geldi. Kendilerini de yenilediler, birtakım yeni
bilgilere ulaştılar, o bilgileri uyguladılar. Ayrıca
aldıkları ve kendilerine uyguladıkları bilgileri, sektörün
özellikle o zaman çok dağınık bir görünüş arzeden eczacılık
kesimine de aktardılar. O zamana kadar, Hedef Ecza Deposu’na
gelinene kadar, özellikle eczanelerin ekonomiyle, stok
kontrolüyle, sevkiyatla ve iletişimle ilgileri daha azdı.
Dolayısıyla bu sahada da büyük bir yenilik yaptılar.
Dolayısıyla eczanelerin lüzumsuz stoklarına son verip, ödeme
kapasitelerini düşük şekilde kullanmalarını temin ettiler.
Bunlara öncülük edip düzelttirdiler. Bu tabii, hem sektörün,
hem de Hedef’in gelişme nedenlerinden birisi oldu.
Es Ecza
Deposu veya Hedef Ecza Deposu bir kere şahsen benim ve
müessesemin sonsuz bir güvenini ve büyük bir hizmetini
gördü. Yani bu hizmeti biz seve seve verdik. Hem sınırsız,
hem teminatsız. Çünkü bizde bıraktıkları intiba çok
müspetti. Güvenilirdi ve özellikle o devrede depoculuk
sektöründe çalkantılar, batanlar, kapananlar vardı.
Sözlerini yerine getirmeyen, ödemelerini yapamayan bir hayli
müessese çıkmaya başlamıştı. Bunların karşısında yapacağınız
iş, güvenilir olana ve bu işi en iyi yapmak isteyene sahip
çıkmaktı. Biz de onu yaptık ve o şekilde devam etti
dostluğumuz. O zamanki üreticiler arasındaki bir numaralı
durumum, yani piyasaya hakim durumda olmamız; ikincisi ilaç
sektöründe bir kuruluşun başı olmam dolayısıyla, büyük bir
öncülük yapmam, endüstriyi haliyle bu yola gitmeye sevk
etti. Ve sanıyorum ki bunun bir hayli faydası oldu. Ama şunu
kabul etmek lazım ki, sektörde bir çok kuruluşa bu imkân
verilmiştir ama bu imkânları değerlendirip, başarıyla çıkan
ve bugünlere kadar gelenlerin sayısı çok az. Depoculuk
sektöründe Hedef bir yıldız olarak parlıyor.
Bu
sektörde büyüme için neler gerekli? Hedef’in büyümesini
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Büyüme ve
sürekli büyüme, büyümeyi yönlendirme ve kontrol altında
tutma ve özellikle de yönetebilme becerisi, yönlendirebilme
becerisi çok önemli. Birçok müessese gelişmeyi
sağlayabiliyor ama, bunu devamlı kılabilmek için, bunun
yönlendirilmesi lazım. Bu yönlendirme de bir beceri, bir
beceri kapasitesi istiyor. Hedef Ecza Deposu’nun
yöneticilerinde bu vasfı görebiliyoruz ve bunu bugüne kadar
da ispat ettiler. Bu vasıflar ve anlayış, kurumsallaşmayı,
organizasyonu, konulan hedeflerin yakalanmasını, bugünkü
başarıyı getirmiştir. Kesimler arası risk ve güven
dağılımında bir kilit rol oynamışlardır. Kutuplaşmayı
yumuşatmışlardır. Tedarik zincirine bir kişilik
kazandırmışlardır. Sektör problemlerinin çözümünde aranılan
bir partner olmuşlardır. Problemlerin bir masa etrafında
sakin ve karşılıklı diyalog için çözümünde çok olumlu
yaklaşımları, katkıları olmuştur. Bu yaklaşımlarıyla
depoculuk hizmetinin gerek hükümet nezdinde, gerekse sektör
içinde vazgeçilmez bir parça olduğu kanaatini
yerleştirmişlerdir.
Hedef
Ecza Deposu’nun uluslararası alanlara girmesini nasıl
görüyorsunuz?
Hedef
Ecza Deposu’nun ülke içindeki gelişimini sağladıktan ve
başarıya ulaştıktan sonra, küreselleşen dünya ekonomisinde
dışa açılması ve bu alanda bir ortak araması kaçınılmazdı.
Hedef Alliance’ın kuruluşu ve dış pazarlara yönelmesi bana
göre çok lüzumlu ve zamanında oluşmuş, çok önemli ve
isabetli bir karardır. Ülkede 1980 ile 2000 yılına kadar
geçen süre, sektörü çok değiştirmiştir. Sektörün büyük
oyuncularının büyük bir çoğunluğu, bu değişime ayak
uyduramamışlardır. Bir çoğunun el değiştirdiğini ve bu
şekilde küresel ekonomiye ayak uydurmaya çalıştığını
görüyoruz. Hedef Ecza Deposu’nun Hedef Alliance olarak
değişimini gerçekleştirmesi ve birikimleriyle dış dünyaya
açılması, Hedef isminin dünya ilaç dağıtım müesseseleri
arasında saygın bir yer kuruluş olarak yer almasına neden
olmuştur. Sanıyorum ki bazı müesseseler de bu yola
gitmektedir. Bu şekilde, bugünkü küreselleşen ekonominin
getirdiği zorlukları aşabilme imkânlarına
kavuşabileceklerdir. Dolayısıyla Hedef Alliance burada da
bir öncülük yapmıştır.
Hedef
Ecza Deposu’yla münasebetlerimiz aşağı yukarı bir çeyrek
yüzyıl ediyor. Daima ileriye doğru giden bir müesseseyle,
çalışanlarıyla ve yöneticileriyle olan dostluğumuz bizi
mutlu etmektedir. Ümit ediyorum ki başarılarını devam
ettirecek her türlü tedbiri alıyorlar. Bu hizmetleri,
Türkiye’deki ilaç sektörü içinde gerçekten yerine
getirilemeyecek, doldurulamayacak bir hizmet olacaktır.
Başarılarının devamını diliyorum. |