| |
İlaç Endüstrisi İşverenleri
Sendikası Başkanı Sayın Bülent Eczacıbaşı’yla Hedef
Alliance’ın 20. yılı dolayısıyla yapılan konuşma. Ara
başlıklar tarafımızdan konuldu.
Hedef Sağlık
İlk
tanışma ve sosyal projeler…
Ethem
Bey’le ilişkilerimizin geçmişi aslında babamın zamanına
gider. Babam Nejat Eczacıbaşı, Ethem Bey’e karşı büyük bir
hayranlık duyardı, sevgi duyardı. İyi bir dostluk ilişkisi
içindeydiler. Benim Ethem Bey’le dostluğum ise, İlaç
Endüstrisi İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu’nda
çalışmaya başladığım yıllarda kuruldu. 1990’lı yılların
başında Ethem Bey’le tanıştık. Eczacıbaşı İlaç’la Hedef’in
ilişkileri, Ethem Bey’le olan işbirliğimizin sadece bir
boyutuydu. Bunun dışında da ilaç sektörünün tüm sorunlarıyla
ilgili tartışmalarda, çalışmalarda Ethem Bey’le birlikte
olduk. Aynı platformda yer aldık. Ayrıca Ethem Bey’in sosyal
faaliyetleri çok çeşitli olduğu için, kendisiyle çeşitli
projelerde ve kurumlarda birlikte çalıştık. Örnek vermek
gerekirse, TÜSİAD’ta, TESEV’de Ethem Bey’le birlikte
çalışmalarımız oldu. Son olarak da İstanbul Modern’in
kuruluşunda Ethem Bey’le işbirliği yaptık ve bu işbirliğimiz
başarıyla devam ediyor.
Türkiye’nin hiçbir sorunu yoktur ki, Ethem Bey ilgi
duymasın. Ethem Bey’in Türkiye’ye bir müze kazandırmak
yönünde de çalışmaları olduğunu kendisinden duydum. Bizim de
bu yönde hazırlıklarımız vardı. Bir modern sanat müzesinin
kuruluşu için çalışmalar içindeydik. Bu iki projenin
benzerlikleri vardı. Bu nedenle kendisiyle bu projeyi
görüştüm. Bizim böyle bir projemiz olduğunu anlattım.
Kendisi hiç tereddüt etmeden projeye destek vermeye hazır
olduğunu söyledi ve İstanbul Modern’in kurucuları arasında
yer aldı. İstanbul Modern, Ethem Bey’in enerjisine, yapıcı,
olumlu ve girişimci kişiliğine çok şey borçludur.
İlaç
dağıtım sektörü ve Hedef Alliance…
İlaç
dağıtım kanalları Hedef’ten önce çok farklı bir yapıdaydı.
Çok sayıda ilaç deposu vardı. Bunlar daha çok bölgeseldiler,
belirli bir coğrafi alana hitap eder biçimde
çalışmaktaydılar. Ayrıca yerli ilaç, yabancı ilaç olarak da
ayrılmışlardı. Bütün bunlar ilaç dağıtımında etkinliği
ortadan kaldırıyordu. Faturalamadaki büyük sorunlar, içinden
çıkılmaz durumlara neden oluyordu. Ayrıca ilaç dağıtımı ve
ilaç depolaması konusunda fiziki standartlar çok gerideydi.
Bu da sektöre zarar veriyordu. İlaç depolarının sermaye
açısından yetersiz olmaları nedeniyle, ufak ekonomik
dalgalanmalarda dahi, bu depoların ödeme güçlükleri içine
düştüklerini görüyorduk. Bunlar neticesinde sektör açısından
bir mali risk ortaya çıkıyordu. Hedef’in öncülüğüyle ve
ortaya koyduğu örnekle, bütün bu koşullar zamanla değişti.
Hedef,
ilk baştan itibaren ilaç üreticilerinin güvenini kazandı
Hedef,
ulusal çapta ilaç dağıtımı yapmak amacıyla kuruldu. Bu bir
yeni aşamaydı. Ayrıca Hedef’in kurucuları çok açık bir
iletişimi benimsemişlerdi. Bu yaklaşımlarıyla da endüstrinin
güvenini kazandılar. Kurumsallaşma amacında oldukları çok
net olarak görülüyordu. Bütün bunların neticesinde
üreticiler Hedef’e güvendiler, biz de Hedef’e güvendik. Ve
yeni bir kuruluş olmalarına rağmen, stok tutmalarında
sorunlar yaşamayacağımızı, yeterli bir ürün çeşitliliğini,
eczacının ihtiyaçlarını, mevsimsel dalgalanmaları, koşullara
göre ortaya çıkabilecek dalgalanmaları da karşılayabilecek
biçimde stokları tutabileceklerini ve iyi servis
verebileceklerini anladık, gördük. Bu nedenle daha birinci
günden Hedef, layık olduğu desteği sanayiden buldu.
Hedef,
yeniliklerini zaman içinde hep devam ettirdi. Sanayiyi
izledi. Bir çok yenilik getirdi. Örneğin kurulur kurulmaz,
cep depoları oluşturdu. Eczacının stok tutma yükünü azaltan
uygulamalar getirdi. Müşteri ilişkileri departmanı kurdu.
Eczacılardan sadece sipariş alan değil, eczacıların
sorunlarını dinlemek için de çalışan bir kuruluş oldu.
Yöneticilerinin anlayışı, yapısı, sermaye gücünün yeterli
olması nedeniyle, ödemelerde son derece titiz oldu.
Tedarikçileriyle bu açıdan sorunsuz bir çalışma biçimini
başlattı. Dağıtımda ve depolamada fiziki standartları
yükseltti. Bugün de başarıyla uygulanan soğuk zincir
uygulamasını başlattı. Son zamanlarda da yenilikler yaptı.
Çıkışları paylaşarak, bilgileri paylaşarak, tedarikçilerinin
performans ölçümlerine yardımcı oldu.
Dışa
açılma ve Hedef Alliance…
Hedef’in
uluslararası bir ortakla birleşmesinin iki açıdan
sektörümüze büyük yararlar getirdiğini ve getireceğini
düşünüyorum: Bunlardan bir tanesi, dünya çapında bir kuruluş
olan yabancı ortağın bu iş alanındaki teknolojilerini ve
ileri uygulamalarını Türkiye’ye getirmek ve sektörümüzün
yararına sunmak açısından yararlar getiriyor. Getirmeye
devam edecek. İkincisi de, yurtdışına açılımlarıyla bizim
sektörümüze Türkiye dışına açılan bir ufuk getirmesi, bir
pencere getirmesiyle, çok büyük bir katkı yapıyor.
Hedef hep
yeniliklerini sürdürdü. Zamanla hem piyasanın gelişimini
izleyerek, hem tedarikçilerin ve müşterilerinin
ihtiyaçlarını çok yakından takip ederek, gerekli yenilikleri
hep vaktinde yaptı. Sevkiyatları hızlandırdı. Standartları,
fiziki standartları hep yükseltti. Bunun dışında, ithal
ilaçlarla yerli ilaçları tek çatı altında toplayarak
verimliliği artırdı. Çıkışları, bilgileri paylaşarak, bizim
sektörümüzde performans ölçümüne katkıda bulunan bir sistem
getirmiş oldu.
İş
anlayışı…
Ben
Hedef’in en güçlü yönünü iş anlayışında görüyorum. Bu iş
anlayışı, paylaşımcı bir kimliğe işaret ediyor. Katılımcı
bir yönetim görüyorum Hedef’te. Bunun da ötesinde Hedef’te
bir öğrenme isteği, tecrübelerden, birlikte çalıştığı
kurumlardan katkılar alma gayreti görüyorum. Bilgi-tecrübe
anlamında, kendini geliştirici katkılar alma isteği ve
çabası görüyorum. Bunu, kuruluşun geleceğini güvence altına
alan, çok güçlü bir yön olarak görüyorum. Bildiğim bir şey
var ki, bu tür bir iş anlayışı, bu tür bir yönetim anlayışı,
her zaman başarıyı garantiler. Koşullar ne olursa olsun, bu
yaklaşımla, bu iş anlayışıyla, her türlü koşula uyum
sağlanabileceğini ve her tür sorunun altından
kalkılabileceğini düşünüyorum. Bu tutumda olan bir kuruluş,
başarısını mutlaka gelecekte de sürdürecektir.
Eczacı
kooperatifleri olarak temel ilkemiz, eczacının sağlık
danışmanlığından daha fazla yararlanılan, çağdaş bir kimlik
kazanmış eczanelerin sağlık hizmetindeki rolünün arttığı
eczane sisteminin güçlenmesidir. Bunun için eczacıların
kendi kurumları etrafında hep birlikte hareket etmeleri
gerekiyor.
|