|
Eczacılık fakültelerini tanıttığımız serimizin bu sayıdaki
konuğu, bu alandaki en genç fakültelerden, Mersin
Üniversitesi Eczacılık Fakültesi. Bu üniversite ile ilgili
olarak ilk dikkatinizi çeken, meşhur Mersin sahiline hâkim
konumu oluyor. Üniversitenin her yerinde adeta denizin o
güzel kokusunu duyabiliyorsunuz. Üniversiteyi tanıtım amacı
ile Dekan Prof. Dr. Atilla Yalçın ile görüşmemiz sırasında
da bu özellik dile getirilmişti. Fakülte, 12 Eczacılık
Fakültesi arasında Akdeniz Bölgesi’ndeki tek, İstanbul ve
Ege Üniversiteleri Eczacılık Fakülteleri hariç, deniz
kenarında tek Eczacılık Fakültesi’dir.
Mersin
Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, 13.07.2000 tarihli Resmî
Gazete'de yayımlanan 28.03.2000 tarih ve 2809 sayılı kanunun
ek 30. maddesine göre Bakanlar Kurulu'nun 02.06.2000 tarih
ve 2000/854 sayılı kararı ile kuruldu. Ardından, 02.08.2000
tarihinde Kurucu Dekan Prof. Dr. Uğur Atik’in atanması ile
faaliyete geçti ve 2001-2002 Eğitim-Öğretim Yılı’nda eğitime
başladı. İlk kontenjanı 20 öğrenciydi. Bu döneme kadar
verdiği mezun sayısı ise 76. Mersin Üniversitesi Eczacılık
Fakültesi’nde şu anda 149 öğrenci eğitim görmekte.
Üniversiteyi daha çok Adana, Antakya, ve Güneydoğu bölgeleri
gibi yakın bölgelerdeki öğrenciler tercih etmekte. Henüz 7
yıllık bir geçmişi olan Fakülte, 2007 ÖSYS Kılavuzu'na göre
Türkiye’de bulunan Eczacılık Fakülteleri minimum puanlarına
göre 12 Eczacılık Fakültesi içinde 9., yeni açılan 5
Eczacılık Fakültesi içinde ise 2. sıradadır. Sınıflarda
öğrenci sayısının yaklaşık 35-40 olmasından dolayı, öğretim
üyeleri ve öğrenciler arasında daha kolay iletişim
sağlanabilmekte ve interaktif bir şekilde eğitim-öğretim
yapılabilmektedir.
Başlangıç kadrosu 2 öğretim görevlisi, 4 yardımcı doçentten
oluşuyordu. Dekan Prof. Dr. Atilla Yalçın başlangıçta bu
konuda sıkıntı çekmelerine karşın bugün yeterli kadroya
sahip olduklarının altını çizmekte. Bu kadro, ülkemizin en
eski eczacılık fakültelerinden olan Ankara, Gazi ve İstanbul
Eczacılık Fakülteleri’nde yetişen, alanlarında uzman olan ve
2001-2002 Eğitim-Öğretim Yılı’nda Mersin Üniversitesi
Eczacılık Fakültesi’ni kurmak üzere gelen kişilerdir.
Dolayısı ile, yeni açılan 5 eczacılık fakültesinden farklı
olarak, fakültemizde vizyonumuz, misyonumuz, amaç ve
hedeflerimize uygun bir şekilde eğitim-öğretim yapılabilmesi
için yeterli bilgi, beceri ve deneyime sahip aktif ve
dinamik genç öğretim üyeleri bulunmaktadır. Bugün fakültede
16 öğretim üyesi ve 7 araştırma görevlisinden oluşan bir
akademik kadro bulunmaktadır. Dekan Prof. Dr. Yalçın’ın
yardımcılıklarını Prof. Dr. Şahan Saygı ve Prof. Dr. Bahar
Tunçtan yapmaktadır. Ayrıca, Prof. Yalçın kadro açısından da
bugün üniversitelerine yönelik bir talebin olduğunu
vurguladı. Bu nedenle yakın zamanda kadrolarını daha fazla
geliştirmeye çalışmakta olduklarını da sözlerine ekledi.
Fakülte, Mersin Üniversitesi’nin Yenişehir Kampüsü’nde
bulunan C Blok’un giriş ve birinci katlarında toplam 2.092
m2 kapalı alanda 5 derslik, 7 öğrenci laboratuvarı, 8
araştırma laboratuvarı, 1 kütüphane ve seminer odası ile
diğer fakülteler ile ortak kullanılan 1 bilgisayar
dersliğine sahip. Teknik açıdan yeterli sayılabilecek
imkânlara sahip olan üniversite, laboratuvar imkânlarının
bir kısmını öğretim kadrosunun kazandığı TUBİTAK, DPT gibi
kurumlardan aldıkları araştırma ödülleri ile sağlamış
durumda. Fakültede 2001-2002 Eğitim-Öğretim Yılı'nda göreve
başlayan öğretim üyeleri, 2001-2006 yılları arasında ulusal
31, uluslararası 11 ve SCI/SSCI/AHCI kapsamındaki dergilerde
113 olmak üzere, toplam 155 makale yayınladılar. 2006-2007
Eğitim-Öğretim Yılı'nda ise indekslere giren dergilerde
uluslararası 58 ve ulusal 12 olmak üzere, 70 araştırma
makalesi yayınlayıp, uluslararası kongrelerde 28 ve ulusal
kongrelerde 17 olmak üzere 45 bildiri sundular. Öğretim
üyeleri uluslararası düzeyde yayınlanan dergilerde editörlük
yapmakta, ulusal ve uluslararası yayınlanan kitaplar veya
kitap bölümleri yazmakta, ayrıca, çeşitli ulusal ve
uluslararası bilimsel dergilerde danışman olarak görev
yapmaktadır. Geçtiğimiz Eğitim-Öğretim Yılı'nda Öğretim
Üyesi başına düşen uluslararası araştırma makalesi sayısı
4’tür. DPT, TÜBİTAK, Novartis ve Üniversitemiz gibi çeşitli
kurumlar tarafından desteklenen 48 araştırma projesinden
30'u tamamlanmış, 21'i ise halen devam etmektedir. Öğretim
üyesi başına düşen uluslararası yayın bakımından her yıl
Mersin Üniversitesi’nin diğer fakülteleri arasında olduğu
gibi; diğer eczacılık fakülteleri arasında da ilk sıralarda
yer almaktadır.
Üniversitedeki bu durumu, ‘Genç bir eğitim kurumu olmamızın
da pek çok faydası var aslında. Kadromuzda ciddi bir enerji
var. Benim yaptığım ise sadece onlara koçluk yapmak’
şeklinde ifade ediyor Dekan Prof. Yalçın. Araştırma
alanındaki bu gelişmişlik, ciddi bir yurtdışı bağlantısını
da beraberinde getiriyor. Mersin Eczacılık, uluslararası
eğitim-öğretim programı çerçevesinde Polonya’da Jagellonian
ve Belçika’da Ghent Üniversiteleri ile karşılıklı anlaşmalar
yaparak, 2004 yılından itibaren Socrates-Erasmus Öğrenci ve
Öğretim Elemanı Değişim Programı’nda yer almaktadır. Son iki
yıldır bu program kapsamında Polonya Jagellonian
Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nden gelen 4 öğrenci,
Eczacılık Teknolojisi Bölümü'nde yüksek lisans eğitimi
almıştır. Ayrıca, öğretim elemanları gerek ders vermek,
gerekse araştırma yapmak üzere Almanya, Amerika Birleşik
Devletleri, Belçika ve Polonya gibi ülkelere kısa veya uzun
süreli olarak gitmektedir.
Neden Mersin Eczacılık?
Mersin
Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin ülkemizdeki diğer
eczacılık fakültelerinden ayrılan noktalarını
incelediğimizde, karşımıza iki nokta çıkmakta. Bunların ilki
belki de ülkemiz eczacılık fakültelerinin önemli bir
ihtiyacını karşılayan ‘Ulusal Eczacılık Öğrencileri
Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor olması. Kongre ilk olarak
2003 yılında ülke çapındaki 12 eczacılık fakültesi
öğrencilerinin, yurt dışında da lisans ve lisans üstü
öğrencilerin katılımı ile düzenlendi.
Bir
diğer önemli nokta ise, çekirdek müfredat içerisinde
değerlendirilen Mesleki Uygulama dersi öne çıkmakta.
Fakültenin kuruluş aşamasında çekirdek müfredat oluşturma
hazırlıkları sırasında aynı zamanda eczacılık eğitimin 5
yıla çıkartılması tartışmaları yapılmaktaydı. Bu tartışmalar
çerçevesinde 5. yılın daha çok uygulamaya yönelik olacağı
tartışılıyordu. Bu dönemde 5 yıllık eğitim sisteminde
uygulanması düşünülen bu mesleki uygulamaların 4 yıllık
çekirdek eğitim içerisinde de verilebilmesi için, müfredata
‘mesleki uygulama’ dersi dahil edildi. Öğrencilere mesleki
uygulama dersi içerisinde mezuniyet sonrası çalışmayı
düşündükleri alanda sanayide, hastanede ve eczanede
uygulamalar bir ders programı çerçevesinde bizzat yerinde
gösteriliyor. Edinilen tecrübeler neticesinde Mersin
Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 5 yıllık eğitime diğer tüm
eczacılık fakültelerinden çok daha hazır görünmektedir. Son
olarak, Mersin Eczacılık Fakültesi’nde, kurulduğundan bugüne
giderek daha fazla önem kazanan klinik eczacılık ve
farmasötik bakım ağırlıklı ve hasta odaklı eğitim-öğretim
yapılmaktadır.
Genç
bir fakülte olarak Mersin Üniversitesi Eczacılık
Fakültesi’nin bugünü ve geleceğini en iyi aktaran sözü Dekan
Prof. Dr. Atilla Yalçın dile getiriyor: “Oldukça genç bir
üniversiteyiz; ancak 10 yıl içerisinde köklü üniversiteleri
yakalayacağız. Ülkemizdeki eczacılık fakülteleri arasında
ilk 5 içerisinde yer almayı amaçlıyoruz”.
Yrd.
Doç. Dr. Öztekin Algül
1991
yılında Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun
oldum. Mezun olduktan sonra bir süre Adana’da serbest
eczacılık yaptım. Bu süre zarfında yüksek lisans ve
doktoramı aynı üniversitede tamamladım. Ardından 2002’de
yardımcı doçent olarak Mersin’e kurucu öğretim üyesi olarak
atandım. Prof. Dr. M. Fethi Şahin’in desteği ile Farmasötik
Kimya Anabilim Dalı’nın oluşumuna katkı sağladım. İki yaz
döneminde Almanya’da University of Saarland’da çalıştım.
Özellikle Almanya’daki çalışmalarımızın meyvesi olarak kendi
adıma TÜBİTAK’tan bir araştırma projesi aldım. Projemiz bu
günlerde sonuçlanmak üzere. Bu birikimlerin neticesi olarak
Novartis’ten araştırma ödülü kazandım. Tüm bu çalışmalar ve
ödüller, bölümümüzün kuruluşuna önemli destekler sağladı.
Bunların dışında Yrd. Doç. Dr. Kemal Buharalıoğlu ile
birlikte TEB Akademi yayınlarından çıkan ‘Eczacı ve Sağlık
Çalışanları İçin Farmakovijilansın Önemi’ isimli bir de
kitap çalışmamız oldu. Bu kitabın anlamı şu; ilaç
güvenilirliği yüzde yüz olan bir ürün değildir. İlaca karşı
uyanık olmak zorundayız. Bu konuda da görev, ilaç uzmanı
olan eczacıya düşmekte. Eczacılarımız bu mantıkta olmalı ve
bu konuyu da hastalarına anlatabilmeli. Dolayısıyla, eczacı
sadece ürünü satmakla yetinmemeli. Eczacı ilaç uzmanıdır, bu
nedenle ilaçla ilgili her konuda yer almalıdır.
Mesleki
Uygulama Dersi
Bu
konunun fikir babası kurucu dekanımız Prof. Uğur Atik’tir.
Biz bu derste öncelikle eczacılıkla ilgili tüm kavramları
öğrencilerimize aktarmaya çalışıyoruz. Örneğin; eczacılık
odası ile ilgili bir konu anlatılması gerekiyor. Konunun
uzmanlarını, oda yetkililerini derslerimize davet ediyoruz.
Öğrencilerimizle karşılıklı tartışma imkânıyla konuyu
aktarıyoruz. Bir başka örnek olarak öğrencilerimize depo ile
eczane ilişkilerini anlatmak istiyoruz. Uzmanlarını
derslerimize davet etmenin yanında, öğrencilerimizi depolara
götürerek sistemleri yerinde görmelerini sağlıyoruz. Bunun
yanında serbest eczacılık dışında başka alanlara yönelen
eczacılarımızı da derslerimize davet ederek, öğrencilerimize
farklı açılımları sunmaya çalışıyoruz. Bir sonraki dönemde
ise öğrencilere projeler hazırlatma yoluna gidiyoruz.
Öğrencinin merak ettiği konuyu öğrenerek bu konuyu
araştırmasını ve tüm sınıfa bir proje halinde sunarak
aktarmasını istiyoruz. Projelerin şeklini ise öğrencilerin
yaratıcılıklarına bırakıyoruz. Örneğin geçtiğimiz yıllarda
ilaçta reklam konusunu araştırmak isteyen bir öğrencimiz,
ilaçta reklam olmaması konusunu, bir reklam filmi çekerek
anlatma yolunu seçmişti. Burada öğrenciden beklentimiz,
incelediği konuyu en iyi şekilde sınıfa aktarabilmesi.
Dersin bir sonraki döneminde ise öğrencileri kendi isteğine
göre eczanelere veya hastanelere gönderdik. Burada
amaçladığımız basit bir staj yapmaları değildi. Bir ders
programı çerçevesinde öğrenci buralarda çalışıyor. Stajları
süresinde hem öğrenciden, hem de staj yaptığı kurumdan
sürekli raporlar alıyoruz. Son hafta ise öğrenci tüm stajı
içeren bir rapor hazırlıyor. Tüm bu süre içerisinde bu
dersimizin içeriği öğrencilerimiz tarafından da son derece
olumlu bir şekilde karşılandı. Biz bu süre zarfında bu
dersten edindiğimiz tecrübeler neticesinde 5 yıllık eğitim
için son derece hazırlıklı olduğumuzu söyleyebiliriz.
Yrd.
Doç. Dr. Nefise Özden Şahin
1986
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun oldum.
1989-96 yılları arasında University of Illinois At
Chicago’da görev yaptım. Mersin Üniversitesi Eczacılık
Fakültesi kurucu ekibinde yer aldım. Fakültemizin Eczacılık
Teknolojileri bölümünü Yrd. Doç. Dr. Altan Yüksel hocamızla
birlikte kurduk. Son iki yıldır Eczacılık Teknolojisi bölüm
başkanlığı ile geçtiğimiz yıldan bu yana da Farmasötik
Biyoteknoloji Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürütüyorum.
Mersin
Üniversitesi olarak bazı ilklere öncülük etmenin mutluluğunu
da yaşadık. Bunların başında, Türkiye’nin ilk eczacılık
öğrencileri kongresini hazırlamamız gelmekte.
İstanbul Üniversitesi’nde öğrenciliğim sırasında EPSA
bünyesinde bazı çalışmalara dâhil olmuştum. Avrupa Eczacılık
Öğrencileri kongrelerine katıldığım bu dönemde, bu tür bir
organizasyonunu ülkemiz eczacılık öğrencileri için de
düzenlemeyi istemiştim. İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci
olduğum dönemde lisansüstü öğrenciler için bu tür bir
çalışmayı gerçekleştirmiştik. Mersin Üniversitesi’ne
gelişimizin ardından da Prof. Dr. Uğur Atik hocamızın
önderliğinde ilk olarak 2003 yılında Ulusal Eczacılık
Öğrenci Kongresi’ni düzenledik. Ülkemizdeki tüm eczacılık
fakültelerinden öğrenci gruplarının temsilcileri ve 3. ve 4.
sınıf öğrencileri kongreye katıldılar. Kongrede öğrenci
arkadaşlar sözlü ve poster bildirileri sundular. Bu
bildiriler öğrencilerin değişik konulardaki araştırmalarını
içeriyorlardı. Böylece öğrencilere de kendilerini ifade
edebilme şansını sağlamıştık. Bunun yanında bilimsel
araştırmaya da teşvik etmiş olduk. Kongre sonraki üç yılda
tekrar edildi. 2005 yılında kongreye lisansüstü öğrencileri
de dahil ederek, eğitimin 5 yıl olduğu Avrupa’daki eczacılık
öğrencilerinin de kongremize katılmasının yolu açıldı.
Böylece kongremizin uluslararası alanda tanınması sağlanmış
oldu.
Gerçekleştirdiğimiz bu kongreler sayesinde ülkemiz
fakültelerindeki öğrencilerin birbirlerini bilimsel, eğitim
ve kültür açısından tanımalarının yolunun açıldığını
düşünüyoruz. Öğrencilerimiz kongrenin her aşamasında aktif
görev alıyorlar. Kimi teknik ekipte çalışırken, kimi oturum
yönetebiliyor. Böylece daha sosyal ve daha donanımlı mezun
olabiliyorlar. Bunun yanında hem üniversitemizin, hem de
Mersin’in tanıtımını yapabiliyoruz. Tüm bu faydalarına
karşın, 2007 yılında kongreyi gerçekleştiremedik. Bunun en
önemli nedeni ekonomik zorluklar. Kongre hazırlamak önemli
bir maddi güç gerektiriyor. Ancak bu etkinlik için sponsor
bulmakta zorlanıyoruz. Mersin’in yerleşim olarak sektöre
uzak kalması bu noktada bizim için önemli bir sorun. Bu
nedenle kongreyi bundan sonra belki de iki yılda bir
gerçekleştirmeyi bir çözüm olarak görüyoruz.
|