| |
Ethem
Sancak:
Çatışmacı Kültür… Ortak
Akıl Yaratma Kültürü…
Sağlık
sektörü bileşenleri birkaç yıldır çok köklü değişmelerin,
dönüşümlerin ortasında yaşıyorlar. Genel olarak yaşanan
gelişimlerin, değişim ve sarsıntıların belki de en yoğun
hissedildiği sektör sağlık sektörü. Çeşitli vesilelerle
yazılarımız ve konuşmalarımızda atıfta bulunduğumuz bu
değişimlerin kısa bir dökümünü yapmak bile yaşadıklarımızın
ne kadar önemli, içinde bulunduğumuz dönemin ne kadar
sarsıcı olduğunu göstermeye yeter. İlaçta KDV indirimi,
fiyat kararnamesinin değişmesi, SSK’lılara-34 milyon kişi-
serbest eczaneden yararlanma imkanının sağlanması, kamu
hastanelerindeki ayırımın ortadan kalkması ve üniversite
hastaneleri de dahil olmak üzere herkesin başvurusuna
açılması, yeşil kart uygulaması ile sağlık sigortalı
tabanının genişlemesi, aile hekimliği sistemi ile birinci
basamak tedavi hizmetlerinin güçlendirilmesi çalışmaları,
kamu sigortalılarına özel hastanelerden yararlanma imkanının
sağlanması…vb.
Yılların
ihmalinin yarattığı birikim artık, sistemin kaldırabileceği
boyutlarda değil. Sistem dikiş tutmuyor. Bu terazinin bu
sıkleti çekmeyeceği, üretimden, hizmet alan kişilere ulaşan
bütün süreçlerde çok köklü tedbirlerin alınması gereği, bu
sektörde enflasyon ortamının biçimlendirdiği yolsuzluk ve
istimarlara açık iş yapış tarzının sonunun geldiği uzun
yıllardır belliydi. Sanki kastlara ayrılmış, meslek
gruplarına göre ayrılmış hastaneleriyle; memuruna ayrı,
işçisine, esnafına ayrı sosyal güvenlik kurumlarıyla bu
yapılanmanın devam etmeyeceği çok açıktı. Ölçülemeyen
fiyatlandırma sistemi, akıl almaz enflasyon oranlarında her
yıl birkaç kez oluşan zamlar hizmete ulaşmayı zorlaştırarak
sınırlı kesimlerin yararlanabildiği hale getirmişti.
Bu
karekteristiklerin belirlediği ortamda sektör bileşenleri
çeşitli şekillerde konumlanıyorlar. Tartışmalar, tavır
alışlar, karşı koyuşlar, arayışlar bütün yoğunluğu ile devam
ediyor. İlaç üreticileri, onların örgütleri, tabib ve eczacı
odaları, ilaç dağıtım kanalları, devlet kurumları bir yandan
değişikliklere uyum sağlamaya çalışırken diğer taraftan
itirazlarını dile getiriyor, çeşitli karşı duruşlar ortaya
koyuyorlar. Bütün bu tartışmalar demokrasinin gereği. Bütün
tarafların bu temel gerçeği içine sindirmesi gerekiyor. Kimi
tavır alışlarda ve konumlanmalarda eski sistemin devamını
arzu eden eğilimler, kimilerinde dar mesleki çıkarları öne
çıkarma eğilimlerinin öne çıktığı görülebiliyor olsa da
tartışmaktan ve irdelemekten vazgeçmemek gerek.
Ortak
akıl zamanı…
Bütün
sektör bileşenlerinin ve siyasetin ortak amacının, halkımıza
çok daha kaliteli ve ulaşılabilir sağlık hizmeti sunmak
olduğu sanırım tartışılmaz. ‘Sağlıklı yaşam’ hakkının da
bütün evrensel belgelerde ve anayasamızda temel insan hakkı
ve sosyal devletin gerekleri arasında belirtildiği gün gibi
açık. Durum böyle algılanınca çökmüş sistemin yeniden
yapılandırıldığı koşullarda reaksiyoner tutumlar yerine,
pozitif müdahale tutumu almak gerektiği de çok açık.
Saygılarımla.
|