|
“İki
kat olarak dizayn edilen eczanemizin giriş katında ilaç ve
kozmetik departmanları, ikinci katında da yine kozmetik ve
medikal ürünler bulunmaktadır. Kozmetik ve medikal
ürünlerini ilaçtan ayırarak, bu departmandaki
müşterilerimizin daha uzun süreli olarak ürünleri
incelemelerine, rahat bir ortamda cilt ve saç analizi
yapmalarına olanak sağlamış olduk”.
Nereden ne zaman mezun oldunuz, eczaneyi ne zaman açtınız ?
Ecz.
Mehmet Akbaş: 1977 Ağrı-Hamur doğumluyum. İlköğrenimimi
Ağrı’nın Hamur ilçesine bağlı Yukarı Ağadeve Köyü ve
Doğubeyazıt Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda, liseyi Ağrı
Cumhuriyet Lisesi’nde tamamladım. 1997 yılında kazandığım
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden 2001 yılında
mezun oldum. 2001 yılında Ağrı Merkez’de Yonca Eczanesi’ni
açarak meslek hayatıma başladım. (Yonca ismi, üniversitede
bana burs desteğinde bulunan çok değerli insan, Eczacı
Asuman Çakıroğlu’nun eczanesinden esinlenerek ortaya çıktı.)
Bu
eczaneyi düzenlerken nelere dikkat ettiniz ?
İlacı,
medikali ve kozmetiği birbirinden ayırdık. Bununla beraber,
müşterilerimizi ilgili bölümlere yönlendirerek, gereksiz
yığılmaları engellemiş olduk. Mesela, hastalarımız doğrudan
ilaç bölümüne yönlenerek, en kısa sürede ilaçlarını temin
edip, kullanım şekli ve yan etkileri hakkında eczacı ve
diğer personelimizden bilgi alıyorlar. İki kat olarak
dizayn edilen eczanemizin giriş katında ilaç ve kozmetik
departmanları, ikinci katında da yine kozmetik ve medikal
ürünler bulunmaktadır. Kozmetik ve medikal ürünlerini
ilaçtan ayırarak, bu departmandaki müşterilerimizin daha
uzun süreli olarak ürünleri incelemelerine, rahat bir
ortamda cilt ve saç analizi yapmalarına olanak sağlamış
olduk. İlaç departmanındaki bankolarımızı hasta ile daha iyi
iletişim kuracak şekilde dizayn ederek, ortak bir alan
hazırlamış olduk. Bütün bunları yaparken, eczanemize gelen
hastaların görüşlerini de dikkate aldık.
Eczane’de ilaç dışında ne tür ürünler bulunduruyorsunuz,
neden ?
Medikal,
dermo-kozmetik ve bebek ürünlerine yer veriyoruz. Çünkü bu
ürünler de sağlık dünyasının bir parçası. İnsanlar bu tür
ürünleri bir eczacı, bir uzman kontrolünde alarak, bilinçli
bir tüketim yapma ihtiyacı duyuyor. Bize gelen
müşterilerimizin her türlü sağlık ihtiyacına cevap
verebilecek ve aynı zamanda yerinde uygulamalar yapabilecek
bir ortam oluşturmak istedik. Zira bilinçsiz kullanılan
kozmetik ürünler onarılmaz hatalara yol açmaktadır. Bu
nedenle bir eczacının danışmanlığı ile alınacak bu ürünler,
usulüne uygun olacaktır.
Eczanenizde kaç personel çalıştırıyorsunuz, personelinize
belli konularda eğitim aldırıyor musunuz veya kendiniz
eğitim veriyor musunuz?
Altı
personel ile müşteri ve hastalarımıza hizmet vermekteyiz.
TEB’in açmış olduğu eczane teknisyenliği kurslarına
gönderilen personelimiz, gerekli sertifikalara sahip oldu.
Eş zamanlı olarak bu kursta ilaç ve dermokozmetik hakkında
geniş bilgi sahibi oldular. Ayrıca kendim de bütçe uygulama
talimatı, ilaçların etki mekanizmaları, yan etkileri,
ilaçların etkileşimleri ve yine dermokozmetik hakkında dönem
dönem mini seminerler düzenliyorum.
İdealinizdeki eczacılığı anlatır mısınız?
Beyaz
önlüğünü giymiş, hastalarla içli dışlı olarak onların
sorunlarına çözüm üretebilen personelin görev yaptığı; gerek
fiziki görünümü, gerek nitelik olarak, çağımız gelişmelerine
ayak uyduran bir eczane. Bunların yanısıra geri ödeme ve
bütçe uygulama talimatları gibi sık değişen konularda
eczacının yorulmadığı bir eczacılık. Zamanının çoğunu
hastaya ayırabilen bir aczacı...
Ülkemizde ve dünyamızda eczacılığın geleceğini nasıl
görüyorsunuz ?
Ülkemizde
eczacılık her geçen gün mesafe kat etmektedir. Gerek eczane
dizaynları, gerek eczacıların mesleki anlamda kendilerini
geliştirmeleri, eczacılığımızın iyiye gittiğinin
habercisidir. Fakültelerimizin de bu sürece katkı
sağladıklarını görmekteyiz. Avrupa ve Amerika’daki
eczaneler, market tarzında bir yapıya sahipler. Görsel yanı
tatmin edici olan bu yapılanmanın, hasta ilişkileri
bakımından oldukça zayıf olması dikkatimi çekti. Bu nedenle
bizim eczacılarımızın manevi değerleri, eczacılığımızı öne
çıkarmaktadır. Bana göre bizim eczacılarımız daha dinamik ve
eczanelerimiz daha hızlı bir gelişme sürecinde.
Gözlemlerinize göre eczacılarımızın belli başlı problemleri
ve çözüm yolları nelerdir?
Muvazaalı
eczaneler: Ülkemizde çok sayıda muvazaalı eczane mevcut.
Bunun için 6197 sayılı yasa gözden geçirilerek, muvazaalı
eczanelerin önüne geçilmesi için kalıcı tedbirler
alınmalıdır.
Sürekli
değişen bütçe talimatları: Sık sık değişen bütçe uygulama ve
rapor formatları, eczacıları ciddi manada sıkıntıya
sokmaktadır. Mesela, bütçe uygulama talimatı gereği; ilgili
uzman hekim tarafından yazılması gereken ilacı almak isteyen
bir hastamızın; Diyadin ilçemize bağlı 20-30 km. uzaklıktaki
köylerden ilimize gelmek için yaklaşık 100 km. yol kat
etmesi gerekiyor. Bu süre zarfında hastanede sıra alamayan
hastalarımız, otellerde ve akrabalarında konaklamak
durumunda kalıyorlar. Ertesi gün muayene, tahlil ve sonuç
derken, gün bitiyor. Bu kez de köyüne dönemeyen
hastalarımız, tam bir keşmekeş içerisinde kalıyorlar. Hele
bir de kar nedeniyle yollar kapalıysa tansiyon, diyabet ve
kanser hastalarında bu sıkıntı daha da artıyor. Bununla
ilgili başımdan geçen bir olay var: Bir ilçemizden bir hasta
geldi. Reçetesini yazdırmış, raporunu onaylatmış. Ben
reçeteye baktım, reçetede yazılan ilaç, hematoloji
uzmanının yazması gereken bir ilaç. Bu hastayı Erzurum’a
göndermek zorunda kaldım (hastanın hematoloji uzmanının
çıkarttığı raporu olduğu halde). Hasta, ilacına ulaşmak için
bir ilçe, iki tane de il değiştirmek zorunda kaldı. Bunun
çözümü ise, bütçe uygulama talimatları hazırlanırken,
ülkemizdeki her yörenin şartları göz önüne alınarak, ilgili
uzman hekim olmayan yerler de dikkate alınmalıdır.
Geri
ödeme problemleri: Kurumlarla yaptığımız sözleşmelerde
belirtilen sürelere çok dikkat edilmemesi nedeniyle,
eczacılar ilaç dağıtım kanallarına olan borçlarını zamanında
ödeyememektedir. Bu da eczacıları zor durumda bırakmaktadır.
Bunun çözümü ise Maliye ve Sağlık Bakanlığı’nın koordineli
çalışarak, gerekli transferlerin zamanında yapılmasını
sağlamalarıdır.
Eczacının, hastanın en yakın sağlık danışmanı olmasını
dikkate alarak, eczacılık anlayışınızdan bahseder misiniz?
Bu çerçevede eczaneler neden hastaların en güvendiği
merkezlerdir?
Hastalar
eczacıları kendilerine her zaman daha yakın görmüşlerdir.
Bunun sebebi ise, eczacı, hastasına başka bir şefkatle
yaklaşır. Dolayısıyla hastalarımız, her an karşılaştıkları
problemleri açacağı ilk basamak olarak eczacıyı görür.
Eczacı, hastayı isabetli yönlendirdiğinden dolayı, bu güven
oluşmuştur. Örneğin bir müşteri markete gittiğinde bebek,
ortopedi ve kozmetik ürünlerini alırken, danışacağı bir
kimseyi bulamaz. Sağlık grubuna giren bu ürünlerin kullanımı
için de bir sağlık elemanına ihtiyaç duyulur. Bu nedenle
eczacı her an hastanın yanındadır. Eczaneme giren bir kişiyi
hiç bir zaman müşteri olarak görmem. O bir hastadır ve ben
aldığım eğitim ve yaptığım yemine göre, o hastaya veya
kişiye elimden geldiği kadarıyla yardımcı olurum. Hasta bu
çabayı görünce, takdir edip mutlu bir şekilde ayrılabiliyor.
Böylelikle hasta sizi kendine yakın hissediyor.
Böyle
bir eczane açmanızda etkili olan faktörler nelerdi?
Ben saat
sabah 08:00’de eczanemi açıp, akşam 18:00’de evime
dönebiliyorum. Bu uzun zaman zarfında bizim ve
hastalarımızın rahat edebileceği temiz ve düzenli bir ortam
oluşturduk. Zira günümüzün çoğunluğu işyerimiz olan eczanede
geçmektedir.
Genç
İşadamları Derneği Başkanlığı’na ne zaman seçildiniz, orada
ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Eczacı olmanızın ne gibi
etkileri ve faydaları var?
2004
yılında kurulan Ağrı Genç İşadamları Derneği’nin kurucu
üyeleri arasında bulanarak, Genel Sekreterlik görevinde
bulundum. 2006 yılında Başkan olarak göreve başladım. Bu
dernek çatısı altında, bir çok toplumsal çalışma yaparak,
Ağrı’da ilklere imza attık. Üyelerimizin işlerini
geliştirebilmeleri için seminer ve konferanslar düzenledik.
Bu kapsamda yurtiçi ve yurtdışı geziler yaparak, farklı
dünyaları görme fırsatı bulduk. Ayrıca varoşlarda yaşayan
vatandaşlarımıza ücretsiz sağlık taraması hizmetleri
yaparak, onların gönüllerini alıyoruz. Fakir öğrenciler
yararına Ankara Sanat Evi’nden bir çok tiyatro oyununu
ilimizde gösterime sunduk. Yine üniversitede okuyan
ilimizdeki fakir öğrencilere burs imkânı sağlıyoruz.
Eczacı
olmamız itibarıyla, insanlarla daha sıcak ilişkiler kurup,
derneğimizin çalışmalarını sağlık alanında da yayarak,
farklı bir sinerji oluşturma amacındayız.
|